Cumhuriyet devrimiyle hesaplaşmak

Abone Ol

Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzyıllık kimliği sorgulanıyor. Sorgulamak elbet de haktır. Ancak, bu hakkı kullanırken dış dinamiklere yaslananların ucuzluğu can sıkıyor. Hele, ABD ve AB ile kol kola sol cenahtan yapılan eleştirilerin sığlığı…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulurken kapitalist sisteme entegre olduğu kimsenin meçhulü değil; ABD ve Avrupa’nın yanı sıra, Batı Bloku’nda yerini aldı.

Ne ki aynı Batı, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını ve Lozan’ı yüzyıldır yadsıyor.

Tam da uluslararası sistemin kriz sarmalında savaş çığırtkanlığı yaptığı zaman diliminde, bulanık suda balık avlamak derdine düşenlerin Cumhuriyet devrimini yargılamaya başlaması, tesadüf olamaz. Belli ki Batı’da bazı butonlara basılmış.

Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Netanyahu’nun tehdit dolu açıklamaları, Ankara’da düşen uçakta ortadan kalkan Libya silahlı kuvvetler kurmay heyeti, Karadeniz’de yaşananlar, Suriye çıkmazı; Türkiye’yi kuşatan tehlike çemberidir.

Bu süreçte, CHP’nin muhafazakâr eğilimli yönetiminin batıcı tercihlerine karşı; Kemalist kanat, ABD patentli emperyal güçlerle mücadeleyi ön plana çıkardı. Bu durumu, sağ-sol ayrışmasından ziyade, batıcılar-yurtseverler ayrışması olarak okumak daha doğru olur.

Benzer ayrışma, AKP’de İslamcılar ve ABD yanlıları ile vatanseverler arasında su yüzüne çıkıyor. Körfez ülkeleriyle ABD yakınlığının yansımaları…

Kürtler ile Türkler arasında ortaya çıkan ayrışma ise oldukça kritik; yüksek perdeden Türklere yönelik suçlamalar, amacını aşan eleştiriler, Türk kimliğine beslenen husumet… Görünen o ki Türkiye Cumhuriyeti tam olarak hedefte.

Cumhuriyet devrimini hedef alan eleştirinin çıkış noktası, tekçilik. Türk kimliğinin üniter devleti inşa etmesi, Kürt hareketinin hedefinde; laik Cumhuriyet de İslamcı hareketin hedefinde. Ve yüzleşmekten söz ediyorlar… Bir yüzleşme olduğunda kimin altında kalacağı, benim meçhulüm. Böyle tepeden bakarak hesap soran tavır, çok ciddi iç çatışmalara yol açabilir.

Sonucunda, kimlikler arası tartışma zemini oluşturuldu. Kimlik siyasetine dayalı tartışmalara son aşamada Türkler de dahil oldu. Tehlikeli bir ayrışma...

Osmanlı modeli devlet kurmayı hayal edenler, “Arap, Kürt, Türk Federasyonu” fikrini savunuyorlar. Ortadoğu’da savaş koşullarından beslenen federasyon fikrini savunanlar, kimlere hizmet ediyor olabilir?

Son söz; Baraj duvarlarının ardında sular yükseliyor. Duvarlar yıkıldığında her şey için çok geç olabilir.