Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Millet, CHP ile farkımızı görüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kavga dilinin siyaseti zehirlemesine izin vermeyeceklerini söyledi. CHP lideri Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, "Millet, CHP ile farkımızı görüyor." dedi.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM'deki grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kürsüye boynundaki Türkiye atkısıyla çıkan Erdoğan, dün gece Kosova'yı geçerek 2026 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanan A Milli Futbol Takımı'nı tebrik etti. Erdoğan, "Bizim Çocuklar'ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum." dedi.

"MİLLET CHP İLE FARKIMIZI GÖRÜYOR"

Ortadoğu'da devam eden savaş ve Rusya-Ukrayna savaşına dikkat çeken Erdoğan, bu süreçte AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak üsluplarına özen gösterdiklerini anlattı. "Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz." diyen Erdoğan, CHP'yi eleştirdi.

Son açıklamaları üzerinden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, "Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır." şeklinde konuştu.

"Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır." diyen Cumhurbaşkanı, "Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur." ifadelerini kullandı.

"SAVAŞ TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Ortadoğu'da süren savaşa da değindi.

Erdoğan, birinci ayını dolduran savaşın tehlike ve tehdit düzeyini artırarak devam ettiğini söyledi. "Hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir." diyen Erdoğan, bir an önce barışa giden yolun açılmasını temenni ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan milli takımımızı gönülden tebrik ediyorum. Ay-yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza grup maçlarında, finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum.

- ‘Bizim Çocuklar’ın ay-yıldızlı formayı zaferden zafere koşturacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.

"SANCILI ATMOSFERDE ÜSLUBUMUZA ÖZEN GÖSTERİYORUZ"

- Samimi bir durum tespitinde bulunmak istiyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bölgemizin içinden geçtiği sancılı atmosferde üslubumuza çok özen gösteriyoruz. Kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Serin kanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz.

- 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerinde olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

- Ramazan boyunca ana muhalefetin şahsımızı, partimizi hedef alan saldırganlığı karşısında itidalimizi koruduk, kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik.

- Konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Sükutumuz, atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değil; tam aksine edebimizdendi. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan emin adımlarla ilerliyoruz.

“TÜRK MİLLETİ BASİRET SAHİBİ BİR MİLLETTİR”

- Muhalefetin iyice zıvanadan çıkan tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Şunu farkında olmalıyız. Türk milleti basiret sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamaz, kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet yalancıyı dürüstten ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir.

“MİLLETİMİZ SEVİYE, ÜSLUP FARKINI ÇOK NET GÖRMEKTE”

- Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini yapmaktadır. Ana muhalefet partisinin ramazanda bile ara vermediği, son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım takip etmekte. Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum.

“BİZ BU OYUNA ALET OLMAYACAĞIZ”

- Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki; bizi ve partimizi değil sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. İçinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız fakat gerektiğinde hadsize had bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz.

"DARBECİLİĞİN KİTABINI CHP YAZMIŞTIR"

- Bu ülkenin cumhurbaşkanına, iktidar partisine hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin haddi değildir. Bu ülkede darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır. Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik, CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin milli sporudur.

- Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyoruz. Bu seviyesizliği hiç kimseye değil aziz milletime şikayet ediyorum.

- Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar, rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeyi arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız.

“BİZ BU SÜRECİN TARAFI DEĞİLİZ”

- Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Çalanın, çırpanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır. Tekrar ifade ediyorum; biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyoruz. Adil ve tarafsız bir yargıyla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz.

“SAVAŞ TEHDİT VE TEHLİKE DÜZEYİNİ ARTIRARAK DEVAM EDİYOR”

- Birinci ayını dolduran savaş tehlikeli tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin fırtınalı dönemi kazasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz.

- Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasi ile çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur.

- Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur. Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak bölgemizin bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır.

- Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in stratejisine hizmet edecektir. İran'la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği, zora soktuğu gayet açıktır. Temennimiz barışa giden yolun açılmasıdır."