Dünyadan

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlık

Pekin’in Meta–Manus anlaşmasını durdurması, yapay zekanın jeopolitik rekabette kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlara göre bu adım, küresel yatırım dengelerini de etkileyebilir.

Abone Ol

Çin ile ABD arasındaki yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasalarını etkilemeye devam ediyor. Son olarak Pekin yönetiminin, Meta’nın Çinli girişim Manus’u satın alma girişimini durdurması, bu rekabetin yeni bir boyuta taşındığını gösterdi.

Vuhan’da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla kısa sürede dikkat çekmişti. 2025 sonunda Meta ile yaklaşık 2 milyar dolarlık bir satın alma anlaşmasına varılması, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması açısından önemli görülüyordu.

Ancak Çin hükümeti, şirketin CEO’su Xiao Hong ve baş bilim insanı Ji Yichao’ya yurtdışı çıkış yasağı getirdi. Ayrıca Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu tarafından yürütülen incelemede, satış sürecinin yatırım kurallarını ihlal ettiği tespit edildi.

New York Times analizine göre bu adım, Çin’in yapay zeka teknolojilerini artık açıkça “stratejik varlık” olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Gelişme, Washington ile Pekin arasında ileri teknoloji üzerinden yürütülen jeopolitik rekabeti de derinleştirdi. Verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021’den bu yana sert şekilde düşüşte. 2024’te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi ve regülasyon riskleri, yatırım stratejilerini de değiştiriyor. Çinli girişimler daha çok yerel sermayeye yönelirken, ABD merkezli fonlar da Çin pazarından çekilmeye başladı.

Bazı şirketler ise küreselleşme için alternatif yollar arıyor. Örneğin ByteDance ve Shein gibi firmalar merkezlerini Singapur’a taşıdı. Manus da benzer şekilde kısa sürede Singapur’a taşınmıştı.

Çin Komünist Partisi’nin yayın organı Global Times ise kararın jeopolitik rekabetten ziyade güvenlik kaygılarıyla alındığını savundu. Analizde, yapay zeka ve veri temelli anlaşmaların “sıradan ticari işlemler” olarak görülemeyeceği ve devlet denetiminin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

Uzmanlara göre Pekin’in bu müdahalesi, yalnızca Meta–Manus anlaşmasını değil, gelecekteki benzer teknoloji yatırımlarını da doğrudan etkileyecek.