Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Buca Cezaevi’nin yıkılmasının ardından alanın planlanması süreci mahkemelik olmuş ve planlar iptal edilmişti.
İller Bankası’na devredilen arazinin bir bölümünde lojman tipi evlerin yapılması planlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi, maliyet gerekçesiyle kamulaştırma bedelinin ödenemeyeceğini açıklamış ve arazinin bir bölümünde yapıların yapılabileceği ile ilgili görüş bildirmişti.
CHP’nin Buca Cezaevi alanına bakış açısının ‘yeşil alan’ olduğunu söyleyen CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu konuya ilişkin Egedesonsöz’e değerlendirmelerde bulundu.
CHP’NİN GENEL GÖRÜŞÜ YEŞİL ALANA YÖNELMEK
Nalbantoğlu açıklamasında, “CHP’nin bu konuya genel bakış açısı var, bir de iktidarın genel bakış açısı var. İktidarın genel bakış açısı mümkün olan her yere mümkün olduğu kadar yapılaştırmak ve oradan rant elde etmek. CHP’nin bu konularda genel görüşü mümkün olduğu kadar yeşil alana doğru yönelmek” ifadelerine yer verdi.
CHP’Lİ BELEDİYELER DİRENMEK ZORUNDADIR
CHP’li Nalbantoğlu şunları söyledi:
“Eski Buca Cezaevinin olduğu alan nüfus yoğunluğu ve yapılaşma olan bir yer. Alanı yeşil alana çevirme imkanı varsa mümkün olduğu kadar zorlamak lazım. İller Bankası’nın alanın yapılaşması için ısrar edeceğini düşünüyorum. Düzenleme yetkisi belediyelerimize verilirse Cezaevi alanı konusunda olumlu gelişme olur. Ancak dağı taşı her yeri bina yaptılar. Yapmaya devam etmeye de çalışacaklar. Buna karşı bir şekilde kendi olanakları ve yetkileri çerçevesinde CHP’li belediyeler direnmek zorundadır.
SOYER, CHP İDEOLOJİSİNİN SAĞLAM TEMSİLCİSİ OLDUĞU İÇİN…
Kentlerin nasıl yönetileceği konusunda CHP’nin bakış açısının ayrı, ülkeyi yönetenlerin ayrı bir görüşü var. Her konuda farklı düşünüyoruz. Tunç Soyer, CHP ideolojisinin sağlam temsilcisi olduğu için o alana defalarca birlikte giderek eylemler yapmıştık. Çok yoğun alanda insanların nefes alacakları alan yaratma konusunda gayret sarf etmiştik. İller Bankası’nın oraya şık bir AVM yapacağından çok eminim. Bizim CHP’liler olarak bunun yanlış olduğunu anlatmak ve direnmek zorunluluğumuz var”