İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, “25 yıllık iktidarlarının sonunda geldiğimiz nokta şudur: Kurumlar liyakatle değil sadakatle yönetiliyor, kamu yararı yerine keyfi anlayış hâkim kılınıyor. TRT de bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biridir.” dedi.
“TEK TİP YAYINCILIK, DAYATMADIR”
CHP’li Av. Sevda Erdan Kılıç, TRT FM yayınlarında müzik çeşitliliğinin bilinçli şekilde daraltıldığı ve yayın akışının tek bir müzik türüne indirgenerek toplumun kültürel zenginliğinin yok sayıldığı yönündeki iddiaların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kamu yayıncılığının görevinin toplumun tüm renklerini yansıtmak olduğunu hatırlatan CHP’li Kılıç, tek tip yayın anlayışının yalnızca bir editoryal tercih değil, aynı zamanda ideolojik bir yönlendirme anlamına geldiğini belirtti.
“TRT, bir siyasi anlayışın sesi değil, 85 milyonun ortak sesidir. Kültürel çeşitliliği yok sayan, toplumu tek tipleştiren bir yayıncılık anlayışı kamu hizmeti değil, açık bir dayatmadır.”
“TELİF HAKKI İHLALİ SUÇTUR”
TRT bünyesinde dile getirilen en vahim iddialardan birinin ise yayınlarda telif hakkı ihlallerine göz yumulduğu ve personelin YouTube üzerinden içerik indirerek yayına vermeye zorlandığı yönünde olduğunu ifade eden CHP’li Kılıç, bunun yalnızca idari bir sorun değil, doğrudan hukuki ve cezai sorumluluk doğuran bir durum olduğunun altını çizdi.
“Bir kamu kurumu, hukuku çiğnemeye teşvik edemez. Telif hakkı ihlali yalnızca etik bir sorun değil, açık bir suçtur. Eğer bu iddialar doğruysa, TRT yönetimi bizzat hukuk dışı bir düzenin parçası haline getirilmiştir.”
“BASKI VE MAOBBİNG KABUL EDİLEMEZ”
CHP’li Kılıç, TRT çalışanlarına yönelik baskı ve mobbing iddialarının da en az diğerleri kadar ciddi olduğunu belirterek, mesai saatleri dışında yapılan müdahaleler, gece yarısı aramaları ve keyfi talimatların çalışma barışını ortadan kaldırdığını ifade etti.
“Devletin kurumu, çalışanına baskı kuran bir yapıya dönüşemez. Bu anlayış, yalnızca kurumu çürütmez; kamu hizmetinin niteliğini de yok eder. Liyakat yerine biatın esas alındığı her yapı, er ya da geç işlevsiz hale gelir.”
“KAMU KURUMLARINDA HUKUK GERİ PLANA İTİLİYOR”
TRT’nin köklü kurumsal hafızasının ve yayıncılık birikiminin, keyfi yönetim anlayışıyla aşındırıldığını belirten CHP’li Kılıç, profesyonel arşiv sistemleri yerine kontrolsüz ve kalitesiz dijital içerik kullanımının teşvik edilmesinin kurumun yayın kalitesini de düşürdüğünü ifade etti.
“Bu tablo yalnızca bir yayın politikası meselesi değildir. Bu tablo, kamu kurumlarının nasıl içinin boşaltıldığının, hukukun nasıl geri plana itildiğinin somut bir göstergesidir.”
“İDDİALAR TÜM YÖNLERİYLE ARAŞTIRILMALI”
CHP’li Kılıç, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayarak, TRT FM’in müzik yelpazesinin bilinçli olarak daraltılıp daraltılmadığını, alternatif müzik türlerinin engellenip engellenmediğini, içeriklerin YouTube üzerinden indirilmesi talimatını, Radyo Daire Başkanlığı hakkında idari soruşturma başlatılıp başlatılmayacağını, TRT’de mobbing iddialarının incelenip incelenmediğini ve korsan içerik kullanımına ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu.
“TRT halkın kurumuysa, bu soruların cevabı da halka verilmek zorundadır. Kamu gücü kullanan hiç kimse hukukun ve milletin denetiminin üzerinde değildir.”