EGEDESONSÖZ- CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Menzil tarikatının devlet kademeleri içerisinde örgütlenmesi ve İzmir’in Karabağlar ilçesinde düzenlenen geniş katılımlı organizasyona ilişkin Egedesonsöz’e değerlendirmelerde bulundu.
CHP’li Bakan, FETÖ yapılanması ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak tarikat ve cemaat yapılanmalarının devlet bürokrasi için büyük bir tehlike oluşturduğunu kaydetti.
Menzil tarikatının Nakşibendiliğin bir kolu olduğunu kaydeden CHP’li Bakan, tarikatların selefiliğin büyüten bir etkisinin olduğunun altını çizdi.
Terör örgütü IŞİD’in Türkiye’yi hedef ülke haline getirdiğinin altını çizen Bakan açıklamasında şunları söyledi:
“Nakşibendi çok yaygın bir tarikat. Bunlar Selefilik ile çatışıyorlar. Selefilik bunlara ‘siz şirk koşuyorsunuz’ diyor. İmamları da doğru bulmuyorlar. Sünnilerin güçlü isimlerini de doğru bulmuyorlar.
Türkiye’de cemaat ve tarikatlar Selefiliğe atlamak için sıçrama tahtası haline geliyor. Adam muhafazakârlaştıkça tarikat ve cemaatlere gitmeye başlıyor. Sosyal medya üzerinden kapalı çevrimiçi ağlarla örgütleniyorlar. Terör örgütü IŞİD’in Horasan kolu bunların en güçlüsü. IŞİD Horasan, İran’ın doğusunda örgütleniyor. Türkiye’deki göç kollarını, kaçakçılık yollarını kullanarak Türkiye’yi hedef ülke, aynı zamanda Avrupa’ya geçmek için rota haline getiriyorlar.
Hacı Bayancuk, Hizbullah’ın askeri kanadındandır. Hacı Bayancuk’un oğlu Halis Bayancuk, IŞİD’in Türkiye emiri olarak yargılandı. Baba Hizbullahçı, oğlan Selefi. Bu tarikat ve cemaat meseleleri bir sıçrama tahtası olabiliyor.
MHP’DE DE MENZİL İLE İRTİBATI OLANLAR VARDIR
Menzil’in yapısı biraz daha ayrı. Menzil’de milliyetçi bir damar da var. 12 Eylül’den sonra Menzil ile irtibat kuran bir ülkücü cenah var. O cenah üzerinden Menzil’in içerisinde Türk-İslamcı bir hat var. MHP’de de Menzil ile irtibatı olanlar vardır”
KARABAĞLAR’DA YAŞANAN KARDEŞLER ARASI GÜÇ GÖSTERİSİ
Karabağlar-Yeşilyurt’ta tarikat tarafından yapılan organizasyonu yorumlayan CHP’li Bakan, “Karabağlar’da olan durum kardeşler arasındaki güç gösterisi. En büyük kardeş en güçlü isim oldu. Diğer kardeşlerin çok fazla etkisi yok” dedi.
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI’NDA NAMAZA GİDERLERKEN BİRİSİ MAVİ, BİRİSİ SİYAH TAKKE TAKIYOR
Bakan şunları söyledi:
Menzil tarikatı, Jandarma’da çok yaygın. TSK’da Kurdoğlu Cemaati de çok yaygın. Menzil’e daha uzman çavuş, uzman jandarma ve astsubaylar meyil ediyor. Menzil ile Süleymancılar arasında bir çatışma var. Jandarma Genel Komutanlığı’nda namaza giderlerken birisi mavi, birisi siyah takke takıyor. Siyah, Menzil’in rengidir. Jandarma’da 15 Temmuz’dan sonra tören üniforması siyah oldu. Gavs gözüne sürme çektiği için, sürme çekip içtimaya çıkan bir binbaşı ile ilgili soru önergesi verdim ama “yok” dediler. Jandarma Genel Komutanı Ali Çardakçı’nın da Menzil ile ilişkisi olduğu iddiaları var. Ben bunu gündeme getirdim.
FETÖ GİTTİ, YERİNE SADECE METÖ DEĞİL, ÇOK SAYIDA CEMAAT GELDİ
Tarikatların 15 Temmuz darbe girişimi sonrası önlerinin açıldığını söyleyen CHP’li Bakan, “FETÖ gitti. Yerine sadece METÖ değil, çok sayıda cemaat geldi. Orada da iktidar, “Biz kula kulluk edenlere yetki verdik, devletin kritik noktalarına geldiler. Başımıza bu olaylar geldi. Bundan sonra cemaat işlerini bir kenara bırakalım” demediler. Şöyle düşündüler: “Biz bir cemaate yetkiyi verdik, herkese eşit şekilde vermeliydik. Tüm cemaatler olmalıydı ve birbirini denetlemeliydi. Millet dediğimiz şeyin içerisinde bunlar var. Bunlar milletin evlatları, asker ve polis olacaklar. Tek başına gücü birine vermemeliyiz.” dediler. Tüm cemaatlerin hem Emniyet’e hem TSK’ya girmesine vesile oldular. Sağlık Bakanlığı’nda da uzun yıllardır Menzil hâkimiyetinden bahsedilir. Etkili kadro yapıları oluşturdular” dedi.
DEVLETİN İÇERİSİNDE CEMAAT VE TARİKAT ÖRGÜTLENMESİ OLMAZ, İZİN VERMEYECEKSİN
Bakan şunları söyledi:
Kula kulluk edenler, yarın da ülkenin başına bir şey getirmeyeceklerinin güvencesi yok. Şu an hem Jandarma’da, hem Emniyet’te hem de TSK’da tarikat ve cemaat bağlantıları olan asker ve polis var. Devlette olması gereken esas, devlete bağlılıktır. Sen bir mürşide bağlıysan, o tam bir teslimiyet gerektirir. Devlette teslimiyet yasalar çerçevesindedir. Kanuna aykırı emir uygulanmaz. Cemaat ve tarikat içerisindeki teslimiyet, ölünün gassala teslim olması gibidir. Teslimiyeti olan kişinin devlette görev yapması risktir. Fethullah Gülen’in, kendi cemaat mensuplarına, terör örgütü mensuplarına “Hz. Hamza’nın atına bindiği gibi tanklara bineceksiniz” dediğinde, o tanklar millete karşı araca dönüşebiliyor. Dolayısıyla devletin içerisinde bir cemaatin ve tarikatın örgütlenmesine izin vermeyeceksin. Herkesin inancı kendine. Beş vaktine yirmi beş vakit ekleyip namazını kılabilir. Zikir istiyorsa evinde yapabilir. Ancak devletin içerisinde cemaat ve tarikat örgütlenmesi olmaz. Devlette bağlılık sadece bayrağa ve hukuka olur.
SİNAN ATEŞ DAVASI NEDENİYLE SALDIRI BİLGİSİ ALDIM
“Yürüttüğünüz siyaset sebebiyle hiç tehdit aldınız mı?” sorusuna yanıt veren Bakan, “Tehditten çok davalarımız var. Duyumlar da geliyor. Sinan Ateş mevzusunu çok fazla dile getiriyordum. O yapıdan da bilgi geliyordu. Saldırı olabileceği bilgileri geliyordu. Henüz bana bir şey olmadı” dedi.