EGEDESONSÖZ- Cumhuriyet Halk Partisi Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir İl Başkanlığı’nda milli güvenlik alanları ile gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
EGE ADALARI TARTIŞMASI
Türkiye kıyılarına çok yakın ve etki mesafesinde bulunan Kerpe Adası’na hava savunma sistemi konuşlandırılması, askerî yönünden çok uluslararası hukuk boyutuyla önem taşıyan bir gelişme olduğuna dikkat çeken Yankı Bağcıoğlu, Kerpe ve diğer Menteşe Adaları, 1947 Paris Antlaşması ile gayri askeri statüde Yunanistan’a devredildiğini ve bu statünün, söz konusu adaların askerî tahkimat ve silahlandırmadan uzak tutulmasını öngören açık bir hukuki rejim oluşturduğuna dikkat çekti.
Bağcıoğlu açıklamasında, “Bu çerçevede Kerpe Adası’na hava savunma sistemi konuşlandırılması, adaların gayri askeri statüsünün fiilen aşındırılması anlamına gelmekte ve uluslararası hukuku ihlal etmektedir. Daha sonra Yunanistan’ın; Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’a bu sisteme ait kendi stoklarından mühimmat satışı ise asıl amacın Paris ve Lozan Antlaşmaları’nın getirdiği statüyü fiilen aşındırmak olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu nedenle söz konusu konuşlandırmanın uluslararası hukuka aykırı olduğu, ancak geçici nitelik taşıdığı varsayımıyla; güvenlik gerekçeleri ortadan kalktığında Kerpe Adası’ndaki askerî sistemlerin kaldırılmasına yönelik Türkiye’nin hak ve taleplerinin saklı tutulduğunun şimdiden kayıt altına alınması önem taşımaktadır. Bu hususun yalnızca diplomatik kanallarda değil, devam eden Güven Artırıcı Önlemler görüşmelerinde de resmî kayda geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
BÖLGEMİZDE SAVAŞ İSTEMİYORUZ
İran ile ilgili CHP’nin duruşunun net olduğunu dile getiren Bağcıoğlu, “Bölgemizde savaş ve çatışma istemiyoruz. Bölgemizin, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ve kuralları hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz. İran’daki rejimin, baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların, sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunun altını çiziyoruz. Bölgemizin huzuru ve güvenliği, ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Burayı istikrarsızlaştıracak her türlü girişimin karşısındayız. CHP olarak taraflara itidal ve sağduyu çağrısında bulunuyor, bölge ülkelerini ve uluslararası kamuoyunu, uluslararası hukuku hiçe sayan tüm müdahalelerin karşısında durmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.
BAŞARILARIN ARKASINA SAKLANARAK ZAFİYETLERİ GÖRMEZDEN GELMEK EN BÜYÜK KÖTÜLÜK
Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde önemli bir ivme yakalandığını dile getiren Bağcıoğlu, “ İnsansız hava araçları, milli gemi projeleri, mühimmat teknolojileri ve yeni platformlar Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi göstermektedir. Bu başarılar değerlidir. Ancak bu başarıların arkasına saklanarak hayati zafiyetleri görmezden gelmek Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. Çünkü Türkiye, düne göre bugün çok daha ağır bir güvenlik ortamıyla karşı karşıyadır. Yaşanan son gelişmeler milli güvenliğimiz açısından alınması gereken hayati dersleri ortaya koymaktadır. Bugün dünyanın birçok ülkesi entegre hava ve füze savunma sistemlerini çoktan kurmuş durumda. Münferit çalışmalar olsa da Türkiye’nin Entegre Hava Savunma Sistemi olan “Çelik Kubbe Projesi” ancak 2024 yılında başladı. Balistik füze savunması konusunda hala arzu edilen seviyede değiliz. Geçtiğimiz günlerde İran’dan ateşlenen balistik füzeler bölgede bulunan ABD muhripleri tarafından vurulmasaydı ne olacaktı? Stratejik bağımsızlık iddiası ile bu tablo arasında ciddi bir çelişki vardır. S-400 sistemlerinin harekata hazır olduğu ifade edilmektedir. Ancak, 4 balistik füze ile hedef alınmamıza rağmen siyasi çekinceler veya teknik yetersizlikler nedeniyle harekâta hazır olduğu bildirilen S-400 hava savunma sisteminin tehdide karşı kullanılamaması, tedarik kararının ne kadar yanlış olduğunu teyit eden ayrı bir gerçekliktir. Eğer kullanılmayacaksa neden alındı? Kullanılacaksa neden devreye sokulmuyor? Büyük bir zafer olarak gösterilen, Türkiye’ye getirilişi televizyonlarda naklen yayınlanan, haklı gerekçelerle karşı çıkanlar neredeyse vatan haini ilan edilen S-400 tedarikinin bedeli ağır oldu. Ama en ağır bedeli talimatla bir gün S400 diğer gün F35 güzellemesi yapmak zorunda kalan Savunma uzmanları ödedi. S400 kararının milli güvenliğimizde yarattığı hasarın siyasi sorumluluğunun alınması gerekmektedir. Modern savaşın belirleyici unsuru hava üstünlüğüdür. Ancak Türkiye son 23 yılda envanterine sadece 30 yeni savaş uçağı katabildi. Aynı dönemde bölge ülkeleri yüzlerce yeni nesil uçak satın aldı. Bu tablo ciddi bir stratejik risk yaratmaktadır” diye konuştu.
CHP’li Bağcıoğlu’ndan 'Ege adaları' uyarısı: Gayri askeri statüye aykırı!
Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İran ile ilgili CHP’nin duruşunun net olduğunu dile getirerek, “Bölgemizde savaş ve çatışma istemiyoruz. Bölgemizin, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ve kuralları hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz.
Bunlar da ilginizi çekebilir