Politika

CHP'den İsmail Yetişkin'in sağlık durumu için acil çağrı: Başına bir şey gelirse sorumlu kim olacak?

CHP İzmir İl Başkanlığı, tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile diğer tutuklu siyasetçi ve bürokratlar için açıklama yaptı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve eski milletvekili Atila Sertel, uzun tutukluluk sürelerine ve iddianamelerin hâlâ hazırlanmamış olmasına tepki göstererek tutuksuz yargılama çağrısında

Abone Ol

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- Bugün CHP İzmir İl Başkanlığı’nda İl Başkanı Utku Gümrükçü, CHP eski İzmir Milletvekili Atilla Sertel, İl Başkan Yardımcıları Ahmet Doğukan Gül, Ali Hıdır Uludağ tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ve tutuklu bulunan siyasiler ve bürokratlar için seslendi.

TEMİZ SİYASETTEN YANAYIZ
İl Başkanı Utku Gümrükçü açıklamasında, “Adalet çok önemli bir sorun. Belediye eksenli bir tutuklama, görevden alma ve belediyeleri çalışamaz hale getire noktasına ulaşacak sertlikte yargı eliyle yapılan operasyonları izliyoruz. Arınma dediğimiz noktada CHP olarak biz temiz siyasetten yanayız. Bu noktada bizim de bu çalışmaların içerisinde haklı gördüğümüz noktalar vardır olabilir. Ülkede unutulan nokta var. Bir konunun mahkemeye taşınması ya da herhangi bir kişinin gözaltına alınması suçlu olduğu manasına gelmez. Gözaltı bir tedbirdir ve yıllar süren boyuta ulaşmaması gerekir. Suçluluğu kanıtlanan kadar herkes masumdur. Yargılamalar ve hapisler alınacak cezaların üstüne geçmemelidir. Delillerin toplanması bu kadar uzun sürmemelidir. İddianame hazırlanması yılları bulmamalıdır. Ülkemizde önce tutuklama gerçekleştiriliyor sonra delil toplanıyor. Biz CHP olarak temel eksende yurttaş olan herkesin hakkını korumakla mükellefiz. Mağdur edilen kim varsa CHP’ye başvurmaya ve yardımcı olacağımızı da duyurmak istiyorum. Uzun süredir tutuklu olan Tunç Soyer ve arkadaşları olmak üzere, belediyelerde uzayan süreçlerdir” ifadelerine yer verdi.

HÜCRE SİSTEMİ CEZALANDIRMADIR
Tutuklu bulunan siyasileri cezaevinde ziyaret eden CHP’li Atila Sertel ise, “Silivri’de Türkiye’deki insanların göz bebeği olan aydınlarımız, komutanlarımız, STK’ların başında bulunan insanlar bir FETÖ darbesiyle tutuklandılar. AKP-FETÖ işbirliği ile uzun yıllar cezaevinde kaldılar. İçlerinde gazeteciler de vardı. Gelinen noktada 5 yıl ceza yattılar ve büyük bir bölümü gizli tanık ifadeleriyle oldu. Genel kurmay başkanlığı yaptığı dönemde tanımadığım İlker Başbuğ 2 yıl cezaevinde yatırıldı. Gizli tanık PKK’nın bir numaralı adamlarından biriydi. Oradaki FETÖ hakimler biz salonda, ‘bu adalet değil, siz hakim değildiniz, başka yapının elemanlarısınız’ dedik. Arkadaşlarımıza 5 yıl sonra beraat ettin dediler. Onlar yaşamından koparıldılar. Ömürlerinin en güzel yıllarını cezaevinde yatarak geçirmişlerdi. Tutuklanan ve gözaltına alındıktan sonra çok sayıda arkadaşlar insan olarak, başkan olarak, siyaset yaptıkları için tutuklandılar. Geçtiğimiz gün Şenol Aslanoğlu’nu, Tunç Soyer’i, Görkem Duman’ı ve Erhan Kılıç’ı cezaevinde ziyaret ettim. Şakran Cezaevinde İsmail Yetişkin, İnanç Karabulut, Çağdaş Kaya, Barış Özreçber’i ziyaret ettim. Tunç Soyer ve kooperatiften tutuklu olan arkadaşların bir davadan tahliye olduklarında yedekleme yaparak davanın ismi değiştirilerek tutukluluğu devam etti. Şu anda iddianame yok. Tunç Soyer 1 yıl 1 aydır hücrede yatıyor. Tek başına kalıyor. İşin gerçeği şudur, orada değişik terör suçlarından yatan kişiler haftada 1 gün bir araya gelip sohbet ediyor ama kamuda görev yapan arkadaşlarımız birbiriyle görüştürülmüyor ve tek başına bırakılıyor. Hücre sistemi cezalandırma sistemidir. Bir kişi disiplin suçu işlerse ancak tek başına hücreye atılır. Bu arkadaşlarımız 1 yıl 1 aydır hücrede kalıyor” dedi.

İDDİANAMELER NE ZAMAN HAZIRLANACAK?
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’a çağrıda bulunan CHP’li Sertel, “Burada Adalet Bakanına, başsavcıya seslenmek isterim, masumiyet karinesi esastır. Bu arkadaşlarımızın beraati olduğu takdirde yattıkları süre vicdanları sızlatacaktır. Biz kimse yargılanmasın demiyoruz, tutuksuz yargılanma esastır. Adaletin temeli kişi hak ve özgürlüklerini de korumaktır. Hiçbir arkadaşımız ülkesini terk etmez. FETÖ’cüler gibi bu ülkeye darbe yapmaya kalkacak kişiler değildir. Bizim arkadaşlarımız bu ülkeye hizmet etmiş arkadaşlarımız. Bütün arkadaşlarımız adına sesleniyorum, yargılansınlar, suçları varsa cezalandırılsınlar ama söyleyecek çok sözümüz var. Tutuksuz yargılansınlar. Beraat ettikleri takdirde yattıkları ceza çektikleri çile yanlarına kalmasın. İddianameler ne zaman hazırlanacak?” ifadelerine yer verdi.

BAROYA VE TABİP ODASINA ÇAĞRI
İsmail Yetişkin için Tabip Odası ve Baroya seslenen Sertel, “Tunç Soyer’in yanına gittiğim gün SEGBİS üzerinden duruşmasının görüleceği gündü ve Tunç Bey çıkmadı. Tunç Bey, “Suçumu söyleyin, savunma yapayım” dedi ama suçu yüzüne söylenmiyor, tutukluluğun devamına sözü söyleniyor. Bu acıtıcı bir hadisedir. İsmail Yetişkin diyaliz makinesına bağlıydı. Gece herhangi bir sıkıntı yaşanırsa arkadaşımızın acilen hastaneye kaldırılması büyük bir sağlık sorunu olarak ortada duruyor. İsmail Yetişkin için İzmir Tabip Odası ve İzmir Barosunun çağrı yapmasını talep ediyorum. O arkadaşımızın başına bir şey gelirse sorumlu kim olacak” dedi.

7 AY GEÇMESİNE RAĞMEN İDDİANAME YOK
İl Başkan Yardımcısı Ali Hıdır, “Soruşturma aşamasında dosyalar tamamlanmadı. Soruşturma başlatılırken yeterli belge ve deliller yoktu. Henüz iddianameler düzenlenmedi. Tahliye kararı çıkınca 2 tane daha tutuklama kararı çıkardılar. 7 ay geçmesine rağmen hala bir iddianame ortada yok. Tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiği noktada tutukluluğun devamı olması siyasi bir çağrışım getiriyor” diye konuştu.
İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül, “1 Temmuz 2025 tarihinde Soyer, Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın aralarında bulunduğu 160 kişi hakkında gözaltı kararı ile İzmir’de operasyonlar başladı. Bu süreç içerisinde yedek tutuklama süreçlerine şahit olduk. Bu süreçler sadece uzun tutukluluk değil farklı hak kayıplarına sebebiyet veriyor. Tüm tutuklu aileleri zor süreçten geçti. Uzun tutukluluk temel hak ve özgürlükleri kısıtlıyor. İddianamelerin çıkması adli yargılanmaların önünü açacak. İnsanların yaşam hakkının kısıtlanması ve adaletin tecelli ettiği süreci görmeyi temenni ediyoruz. Tutukluluk kararlarının hakkaniyetli bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.