CHP’de olanları anlamak için…

Abone Ol

İkibinli yılların CHP’si, neo liberal dönemin ana muhalefetidir, yüzyıllık Cumhuriyet’in değil. Örgütüyle, kadrolarıyla yeni CHP’dir.

İmamoğlu-Özel ikilisinin iki tv kanalı ile yandaş kanallar arasında söz dalaşıyla oyalanan kitleler her zaman olduğu gibi kaybedenlerdir.

Seksen darbesiyle başlayan Türkiye Cumhuriyeti’nin dönüşüm hikayesi finale çok yaklaştı. Yeni anayasa, kritik dönemeç.

Tam bu aşamada, CHP’de olanların anlamı nedir?

İktidar mücadelesinde ana muhalefetin çok yol aldığı bir gerçek. Dolayısıyla, sermaye grupları arasında mücadele de kızıştı. İmamoğlu-Özel ikilisini destekleyen İstanbul sermayesi ile Erdoğan AKP’sini destekleyen ticaret burjuvazisi ve inşaat sektörü kozlarını paylaşıyor. AKP’de kendisine yer bulamayan İmamoğlu’nun fiilen CHP’nin başında olması, her iki cenahta zihniyetin aynılaşmasıdır.

Bu hengamenin orta yerinde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri dönüşüyle CHP’de başlayan olaylara gelince;

Kemal Kılıçdaroğlu T24’te yayımlanan makalesinde, kurulmakta olan yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin yeri ve durumuna dair görüşlerini kaleme almış. Yanı sıra, bayramlaşma nedeniyle, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı konuşma… İkisini bir arada değerlendirince ortaya çıkan tablo hayli ilginç.

Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzluk yapanlarla mücadele edeceğini, arınma sürecini başlatacağını söylüyor. Türkiye’yi yeni Dünya düzenine hazırlamanın zaruretine vurgu yaparak CHP’de bu doğrultuda hareketlenmeyi işaret ediyor.

Ancak yolsuzlukla mücadelenin arka planı oldukça karmaşık ilişkiler barındırıyor. Sistem dengeden çıktıktan sonra, finans sistemini kontrol mekanizmaları da yoldan çıktı. Yeraltı dünyası devletin meşru alanlarına girmeye başladı. Daha önce de bunalım dönemlerinde olduğu gibi… Ve bir süredir, birçok ülkede, devlet yönetimleri mafyatik ilişkileri takibe alıyor, tasfiye ediyor. Gerek iktidar grubunda gerek ana muhalefette olanlar da bu sürecin parçası. Her iki cenahta da temizlik alametleri ortaya çıkmış bulunuyor. İşte, tam da böyle bir zamanda, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamalar dikkat çekiyor. Devlet bürokrasisini bilen, sicili temiz bir politikacı olarak devletin arınma politikalarını yöneten önemli isimlerden olması kuvvetle muhtemeldir.

Kara paranın siyasal alanda güçlenmesine karşı devlet derinliklerinde başlatılan operasyonu yok sayarak gelişmeleri değerlendirmek mümkün değil. Bir süre sonra, arınma sürecinin siyasetin her iki cenahını da hedef aldığı görülecektir.

Yeryüzü kıyametinin bütün alametleri zuhur etmişken, siyasetçinin “benden sonrası tufan” zihniyeti can sıkıyor. Öyle ki kanat hareketlerini oluşturup CHP’yi seçimlere hazırlamak yerine, “küçük olsun, benim olsun” kafasıyla parti zayıflatılıyor. Kanat hareketi oluşturacak iradesi bile olmayan sosyal demokratlar...

CHP’de olanları anlamak için çaba harcarken insanın gördükleri adeta kaosa sürüklenişin habercisi…