CHP tarihine İzmir’’den önemli bir katkı

Abone Ol
1960’’lı yıllar’… Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’’de de toplumsal muhalefetin ve gençlik hareketlerinin doruğa çıktığı siyah beyaz masumiyet günleri!.. ’¶
1961 Anayasası’’nın getirmiş olduğu ’“toplum için özgürlük’” anlayışına dayalı anayasa hukuku felsefesiyle dernekleşmenin, sendikalaşmanın, grev, toplu sözleşme, lokavt gibi çalışma yaşamını ilgilendiren kavramların sıkça dillendirildiği, üniversitelerde Fikir Kulüpleri Federasyonları çatısı altında gençliğin ülke ve dünya sorunlarına toplumcu çözüm arayışları içinde olduğu, henüz kısa yoldan köşe dönmenin, bireyciliğin, rantçı bir dünya görüşünün hakim olmadığı, emeğin, alın terinin bir bebek gülüşü saflığı ve temizliğinde en yüce değer haline getirilmeye çalışıldığı, şimdilerde hayali bile cihana değer günler!..
Ve bu sosyo - ekonomik ve kültürel ortam içinde gidilen 1965 seçimleri’… Sosyalist solda yeni bir partileşme’… Türkiye İşçi Partisi’’nin kuruluşu’… Ve İnönü önderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’’nin ilk kez ’“Ortanın Solu’” kavramını dillendirişi’… Türkiye yakın tarihinin bu en önemli tarihsel aralığında CHP içindeki bu ideolojik dönüşümün yarattığı yoğun tartışma ortamı’… Dönemin Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel’’in ’“Ortanın Solu; Moskova Yolu’” sözleriyle giderek alevlenen ve CHP içinde liderliğini Turhan Feyzioğlu’’nun yaptığı İnönü’’yü sırf bu ideolojik dönüşümden dolayı köşeye sıkıştırmak amacıyla sürdürülen statükocu merkez-sağ referanslı parti içi muhalefet’…
27 Mayıs 1960’’dan hemen önce 1959 yılında toplanan 14.Kurultay’’da ’“İlk Hedefler Beyannamesi’”ni yayınlayarak siyasal partiler yelpazesinde sosyal demokrasi kuşağında yer alacağının ilk izlerini veren ve 1961’’deki 15.Kurultay’’da ’“Tam Hedefler Beyannamesi’” ile bu olguya devamlılık kazandıran 1964’’teki 17. Kurultay’’da ise yayınlanan ’”İleri Türkiye Ülküsü’” programı ile de toplumcu hedeflere doğru yelken açan CHP’’deki bu ideolojik dönüşümün nedenleri üzerine şimdiye kadar çok yazıldı, söylendi, hatta ’“Ortanın Solu ’“ kavramı üzerine üniversitelerde tezler hazırlandı.
Cumhuriyet’’in İkinci adamı İsmet İnönü bu tartışmalarla biçimlenen süreç içinde ’“Ortanın Solu’” yaklaşımından asla taviz vermemiş, 4. Olağanüstü Kurultay’’da yine O’’nun çabalarıyla Feyzioğlu ve ekibi tasfiye edilebilmişti. Öyle anlaşılıyor ki, bu yoğun tartışma o günlerde sadece Ankara ve genel merkez sınırları içinde kalmamış burada yayınlayacağımız bir bildirge ile CHP’’nin başta İzmir olmak üzere taşra örgütleri de sürece müdahil olmuşlardır.
’“Sayın CHP görevlisi’” hitabıyla başlayan ve 1966 yılında Bornova’’daki Önder Matbaası’’nda basılan 14 sayfalık bildirge; CHP ve tarihi ile ilgilenen herkes için çok önemli bir belge niteliğinde’… Bildirgenin bir de kapağı var. Kapağın üst kısmında ’“CHP İzmir İl Yönetim Kurulu Bildirisi’” yazıyor. Ama asıl ilginç ve önemli olan yanı bildirgenin başlığı. Başlık aynen şu şekilde vurgulanmış: ’“Ortanın Solu Nedir?’– Değiştirilecek Bozuk Düzen’”.
Yukarıda da ifade edildiği gibi o günlerde genel merkezde sürdürülen ideolojik tartışma hummalı bir şekilde İzmir İl Örgütü’’ne de yansımıştı. Dönemin İzmir basını üzerinde yapmış olduğumuz taramalarda elde ettiğimiz bulgulara göre; İzmir İl Örgütü’’nde tıpkı genel merkez düzeyinde olduğu gibi ortanın solunu savunanlarla statükocular arasında bir ayrışma yaşanmıştır. Öyle ki bu ayrışma 9 Ekim 1966 Pazar günü yapılan İzmir İl Kongresi’’ne de yansımış, ancak kongreyi İsmet İnönü’’nün destek verdiği Talat Orhon grubu Dündar Soyer grubuna karşı kazanmayı bilmiştir.
O günlerde Talat Orhon başkanlığındaki CHP İzmir İl Yönetim Kurulu ise şu isimlerden oluşmuştur: Atilla Elbeyli, İhsan Alyanak, Hayrettin Öngünşen, Kemal Önder, Reşit Soyer, Zekai Oral, Nazif Çağatay, Mehmet Kuşakçıoğlu, Buğra Vasıf Anal, Memduh Gümrükçüoğlu, Haluk Baykent, Fitnat Saltuğ. Söz konusu bildirge, Talat Orhon’’un il başkanlığını yaptığı bu yönetim kurulu tarafından parti üyelerinin ’“Ortanın Solu’” kavramını daha iyi içselleştirebilmeleri için hazırlanmıştır.
Bildirge genel olarak, ’“Ortanın Solu’” kavramının CHP’’nin tarihsel misyonuna ve kurucu ideolojisine aykırı olmayan bir içeriğe sahip olduğunu açıklıyor, sonra 1965 yılında Türkiye’’de var olan gelir dağılımı bozukluğunu örnekleriyle dile getiriyordu. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana tarımsal alanda en önemli sorunlarından birisi olan Toprak Reformu meselesine de değinilen bildirgede daha sonra geniş bir şekilde Ege Bölgesi’’ndeki tarım sektörünün sorunlarına eğilinmiştir.
Bildirgenin ortanın solu tartışmalarına getirdiği en büyük açılımlardan birisi ise; bu kavramın Türk siyasal yaşamında ilk kez ne zaman kullanıldığına ilişkin yaklaşımıdır. Bilindiği gibi bu konudaki yaygın kanı CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’’nün ’“Ortanın Solu’” sözünü ilk kez İstanbul’’un Beşiktaş İlçesi’’nde 25 Temmuz 1965 günü toplanan CHP Parti Meclisi toplantısında dile getirdiğidir. Ancak bildirge bu konuda farklı bir gelişmeye gönderme yapmaktadır.
Bildirgenin 10. sayfasında yer alan 5. bölümde ’“Ortanın Solu Sözü Nereden Çıkmıştır?’” başlığı altında bu konuya açıklık getirilmektedir. Herhangi bir spekülasyona yol açmaması amacıyla bildirgenin 10. ve 11. sayfalarında yer alan konuya ilişkin ifadeleri burada aynen vermekte yarar var: ’“1963 - 1965 yılları arasında CHP, muarızları tarafından (AŞIRI SOLA KAYMAKLA ), (KOMÜNİZMİ KORUMAKLA) suçlandırılmıştır. Bunun delillerini vermekten aciz kişiler başta AP Genel Başkanı Süleyman Demirel olduğu halde bu propagandayı dillerine dolamışlardı. 1965 Haziran ayında bir Karadeniz gezisine çıkan Süleyman Demirel aynı suçlamaları yapınca Milliyet Gazetesi Başyazarı İsmet Paşa’’ya bu ithamlar hakkında ne diyeceğini ve partiler yelpazesindeki yerini sordu. İsmet Paşa bu suale şu cevabı verdi: ’“Biz, sosyal ve ekonomik görüşlerimizle hem aşırı sağı hem de aşırı solun karşısındayız. Aşırı solu ve komünizmi ancak biz yenebiliriz. Sosyal adaletsizliği önleyecek olan reformcu görüşlerimizle, aşırı solu ancak biz tesirsiz bırakabiliriz. Biz, elbette aşırı solda değiliz. Bizim yerimiz ORTANIN SOLUNDADIR.’”
Görüldüğü gibi bildirge ortanın solunun İnönü tarafından ilk kez nerede kullanıldığı ile ilgili farklı bir yaklaşım içindedir. Dönemin İstanbul basını ve özellikle Milliyet Gazetesi üzerinde yapmış olduğumuz taramalarda Beşiktaş İlçe Kongresi’’nde bu kavramın İnönü tarafından söylendiğine dair herhangi bir ifadeye rastlayamadık. 25 Temmuz 1965 günü Beşiktaş’’ta toplanan CHP Parti Meclisi’’nin gündeminde Siyasi Partiler Kanunu’’na göre CHP aday yönetmeliği, tüzüğü ve programında yapılacak değişikliler üzerinde durulacağı dönemin basınından izlenebilmektedir. Ancak ’“Ortanın solu’” kavramının bu parti meclisi toplantısında ilk kez kullanıldığına ilişkin herhangi bir ibareye rastlayamadığımızı söylememiz gerekiyor.
Aksine, CHP İzmir İl Yönetim Kurulu Bildirisi’’nin ifade ettiği gibi o dönemin Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi önce 27 Temmuz 1965’’te’“Ortanın Solu’” başlıklı bir başyazı kaleme almış, sonra CHP Genel Başkanı İsmet İnönü ile 29 Temmuz 1965 Perşembe günü yapmış olduğu bir görüşmede İnönü’’nün kendisine ’“CHP’’nin ortanın solunda bir parti olduğu’” yolundaki açıklamasına yer vermiştir. Hatta İnönü, bu kavramın CHP’’nin bünyesine uygun bir kavram olduğunu, kendisine bu konuda Nihat Erim’’in Ulus Gazetesi’’nde yer alan bir makalesinin ilham verdiğini de açıklamıştır (bkz. Milliyet, 29 Temmuz 1965 ’– ’“Kalkınma Muhafazakar Tedbirle Gerçekleşmez’”) . İlk kez nerde ve ne zaman söylendiği tartışmaları bir yana bırakılacak olursa ki ’– bu konuda yeni araştırmalara gereksinim olduğu görülüyor ’– CHP İzmir İl Yönetim Kurulu Bildirisi Türk siyasal yaşamına damga vuran bir olguyla ilgili olarak gerçekten önemli bir araştırma ve analiz yapmıştır.
İzmir, imparatorluktan Cumhuriyete taşıdığı tarihsel, siyasal ve kültürel birikimine uygun olarak 1960’’larda ülkemizde var olan siyasal, ekonomik ve sosyal sorunlara duyarsız kalmamış, ülke gündemini belirleyecek siyasal hamlelerle bu sürecin içinde her zaman dinamik olarak yer almıştır.