İzmir'in ilçeleri içerisinde AKP için adeta bir nazar boncuğu durumunda olan Bayındır ilçesindeki genel seçim sonuçları bazı çevrelerce şaşkınlık yarattı. Ayda bir bakanın eksik olmadığı ve iktidar gücünün sonuna kadar kullanıldığı Bayındır büyük oranda 'CHP' dedi. AKP'li Belediye Başkanı sayesinde bu dönem çehresinde gözle görülür bir değişim yaşayan ve son dönemde adından sıkça söz ettiren bu küçük ilçede CHP'nin kazandığı bu zaferin bana göre tek sahibi CHP Bayındır İlçe Örgütü'dür. Ne Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ne CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır ne de başta Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel olmak üzere hiçbir milletvekili adayı bu zaferden kendine pay çıkarmasın. Bayındır İlçe Örgütü'nü iyi bilirim. Bayındır CHP, kendi yağıyla, tuzuyla kavrulan ve kimseye eyvallah etmeyen, gerektiğinde masaya yumruğunu vuran örnek bir örgüttür. Örgüt birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bayındır CHP'nin ilçe başkanı Hüseyin Tamer Yanık oldukça hevesli ve çok genç bir siyasetçidir. Siyasetin olmazsa olmazı güler yüz ve birebir temasa önem veren Yanık aynı zamanda da makine mühendisidir. Esnaflık yapmayı tercih eden Hüseyin Tamer Yanık'ın insan ilişkilerindeki başarısı da güler yüzlü olmasından gelmektedir. Bir Çin atasözü olan 'Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın' sözünü doğrulayan Hüseyin Tamer Yanık esnaflıkta olduğu kadar siyasette de başarılı olmuştur. Ve ona destek olan yönetim kurulu üyelerini de unutmamak lazım. En başta Ali Fuat Özbuldan. Doktor lakabıyla da tanınan İlçe Başkan Yardımcısı Ali Fuat Özbuldan'ın Bayındır'da tanımadığı adam, girip çıkmadığı sokak yoktur. Hatta şimdi aklıma gelen biri daha var ki onu da bu sene başında kaybettik. Bayındır İlçe Sekreterliği yapan rahmetli Mehmet Emin Barış'la birlikte ilçe sekreteri olduğum dönemlerde birçok toplantıya katıldım. Lafını dudaktan gözünü budaktan sakınmazdı. Söyleyemediklerimizi söyler bizim gönüllerimize tercüman olurdu. Allah rahmet eylesin iyi adamdı. Şimdi gelelim Bayındır'ın genel seçim sonuçlarına…
Bayındır'da CHP seçimlerde ezici bir üstünlük sağladı. AKP'li belediyeye rağmen zafer kazandı. Çünkü orada CHP'nin tek bir başkanı vardı. O da ilçe başkanıydı. Kendini her şeyin üstünde gören, örgüt içinde ikilik yaratan bir belediye başkanlarının olmaması onların en büyük şansıydı ki bunu CHP Bayındır İlçe Başkan Yardımcısı olan Fuat bey'e de bizzat söyledim. Orada yönetim tek vücut çalıştı. İlçe sekreteri ayrı, ilçe başkan yardımcıları ayrı hareket etmedi. Bazı yerlerde Seçim Koordinatörlüğü'ne soyunanlar ise bu işi eline yüzüne bulaştırdı. Dönek adı da verilen Takla güvercinlerini andıran siyaseten belli bir çizgiyi tutturamamış insanlar CHP adına korsan mitingler düzenlemeye, konvoylar yapmaya kalktı. İlçede, ilçe başkanı da yok sayıldı. Ama Bayındır CHP bunu yapmadı. Bayındır CHP, Aziz Kocaoğlu'nu değil Büyükşehir Belediyesi'ni kullandı. Doğru olanda buydu. Kişiler değil hizmet ön plana çıkmalıydı. Bu anlamda bu taktiksel tutum onlarda başarıyı getirdi. Onlar kavgaya, iç çekişmeye ve dedikoduya değil hedefe yani zafere odaklandı. Gelen milletvekili adayları ile dedikodu yapmayı değil köylüye gitmeyi, mahalle mahalle gezmeyi seçti. Sonuçta CHP kazandı. Bayındır kazandı.
Birileri bu Bayındır ahengini bozmaya kalkışmazsa yerel seçimlerde CHP'nin Bayındır zaferi çok yakındır. Yeter ki örgütün sesine kulak verilsin. Son olarak hem Bayındır hem de CHP'den bahsetmişken bir isme ki bana göre önemli bir isme daha yer vermeden yazımı bitirmek istemiyorum. Yeri gelmişken Bayındır CHP'nin emektar başkanı güzel insan Mehmet Otuzbir'i rahmetle anıyorum. Yeni bir yazıda yeniden buluşmak üzere hepinize sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum.