EGEDESONSÖZ - Çeşme’nin Mamurbaba bölgesinde yapılması planlanan Castello Fontana projesi, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci öncesinde tartışmaların odağına yerleşti. Çeşme Yarımada Çevre Derneği, 28 Temmuz Salı günü gerçekleştirilecek ÇED halk toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada projeye ilişkin itirazlarını kamuoyuyla paylaştı.
Dernek açıklamasında, projenin resmi belgelerinde 34 odalı bir otel yatırımı olarak yer aldığını ancak aynı proje kapsamında 769 bağımsız konut planlandığını savundu. Bu durumun projenin turizm tesisi niteliğinden uzaklaştığını belirten dernek, “Söz konusu yapı bir turistik tesis değil, tepeden tırnağa bir konut/rezidans inşaatıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Projenin ÇED halk toplantısının henüz yapılmadığı ve gerekli izin süreçlerinin tamamlanmadığı vurgulanan açıklamada, buna rağmen konutların satışa çıkarıldığı iddia edildi.
Dernek, proje dosyasında inşaat maliyetinin metrekare başına 393 Euro olarak belirtildiğini, satış fiyatlarının ise 6 bin 500 Euro artı KDV seviyesinde olduğunu öne sürerek, “Bu fark bir turizm yatırımından ziyade gayrimenkul rantı tartışmasını gündeme getiriyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamada projenin altyapı boyutuna da dikkat çekildi. Bölgede kanalizasyon altyapısının bulunmadığı ve atık su yönetimi konusunda sorunlar yaşanabileceği savunuldu.
ÇED sürecinde halkın görüşünün alınmasının önemine vurgu yapan Çeşme Yarımada Çevre Derneği, 28 Temmuz Salı günü saat 13.00’te yapılacak halk toplantısına tüm Çeşmelileri davet etti.
Derneğin açıklaması şu şekilde:
CASTELLO FONTANA PROJESİ TURİZM YATIRIMI DEĞİL, KONUT/REZİDANS İNŞAASIDIR
28 Temmuz Salı, Saat 13:00'te Yapılacak ÇED Halk Toplantısına Tüm Çeşmelileri Bekliyoruz
Konunun özeti tek cümlede şudur: Çeşme Mamurbaba'da yükselecek Castello Fontana projesi, yalnızca 34 odalık bir otel ruhsatı ile alınmış olmasına rağmen, bu ruhsatın arkasında 769 bağımsız konut inşa edilmesi planlanıyor. Bu oran dahi tek başına göstermektedir ki söz konusu yapı bir turistik tesis değil, tepeden tırnağa bir konut/rezidans inşaatıdır.
Projenin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) halk toplantısı henüz yapılmadı, yasal süreç ve izinler tamamlanmadı; ama konutlar şimdiden pazarlanıyor. İstanbul bürosundan aranan kişilere doğrudan imza için çağrı yapılıyor. Firmanın kendi proje dosyasında inşaat maliyeti metrekare başına 393 Euro olarak beyan edilmişken, satılan konutlara istenen fiyat 6.500 Euro artı KDV. Aradaki fark, bir turizm yatırımının değil, klasik bir gayrimenkul rantının hesabı gibi duruyor.
Hangi aklı başında turizm yatırımcısı, ruhsatı "34 odalık otel" olarak alınmış bir tesisi, inşaatı bitmeden sonsuza kadar bireysel alıcılara satar? Bir otel yıllarca hizmet üretip kâr getirirken, satılan bir daire bir kez el değiştirir ve orada biter. "Turizm deneyim merkezi" söyleminin arkasında, aslında 769 odalık bir konut sitesinin satışı yürütülüyor.
Altyapı boyutu ise en az fiyat farkı kadar vahim: bölgede kanalizasyon altyapısı yok, Çeşme'de büyük bir arıtma tesisi bulunmuyor. Firma yetkilisi geçici bir bağlantı sözü verse de, kendi resmi proje dosyasında atık sistemi olarak foseptik öngörülmüş. Binlerce kişilik bir nüfusun atık suyunu foseptikle karşılamak, Alaçatı'yı ve Mamurbaba'yı bitirecek bir risktir; foseptik çukurları zamanla sızar, yeraltı suyunu ve denizi kirletir.
Tüm bu tablo, karşımızdakinin bir turizm yatırımı değil, altyapısı düşünülmemiş dev ölçekli bir konut projesi olduğunu göstermektedir. ÇED toplantısı henüz gerçekleşmeden, halkın görüşü alınmadan yürütülen bu satış faaliyeti hem hukuki hem ahlaki açıdan tartışmalıdır.
Bu nedenle 28 Temmuz Salı, saat 13:00'te yapılacak ÇED halk toplantısına tüm Çeşmelileri bekliyoruz. Orada olmayan bir halkın sesi duyulmaz; Mamurbaba'yı, Alaçatı'yı ve tüm Çeşme'yi ilgilendiren bu kararda söz sahibi olmak istiyorsak, o gün, o saatte, hep birlikte orada olmalıyız.
ÇEŞME YARIMADA ÇEVRE DERNEĞİ