Armağan Çağlayan’ın YouTube programına konuk olan sanatçı, özel hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu. Erçetin, "Sahne öncesi gerginlik yaşamam. Türk kahvemi içer ve çıkarım. Ama şöhret olmak başka bir şey. ‘Orada olmasaydım’ demişliğim var. Ama ikisi birbirinden ayrılmıyor" dedi.
Erçetin, "Üniversitede arkeoloji okudum ve arkeolog olmak istiyordum. 5 sene Efes kazılarında çalıştım. Çok da severek yaptım. Yüksek lisans için Avusturya’ya gittim ve döndüğümde kadrolar dolmuştu. Ben de iş hayatına atılıp organizasyonlar yaptım. Sahne önünü isteyen biri hiç olmadım. 1994’te yaşanan ekonomik krizde çalıştığım şirket battı. Sonra başka krizler derken kötü yola düştüm, şarkıcı oldum. Şarkıcılık teklifi geldi. Kiramı ödemek için kabul ettim. İkinci sezonda ise albüm yaptım. İpin ucu kaçtı geri dönüş olmadı" dedi.
Candan Erçetin, "Gelecekten ne bekliyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Beklemekten ziyade ne hayal ediyorum. Çalışırken ölmek istiyorum. Ben bir hayvan barınağında da çalışabilirim bir vakıfta da. Sabah kalktığımda mutlaka bir işim olmalı. Sabah kaltığında kahvesini alıp televizyon karşısına geçip dinlenmek isteyecek kişi değilim. Ben hareket halindeyken veda etmeyi çok isterim. Tatil de yapmam ben. 15 gün deniz kenarına gideyim, yok bende.
"Müthiş bir arzuyla istenmemiş bir çocuğum"
Kırklareli’de büyüyen Candan Erçetin, ailesine ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:
"Çalışma disiplinim babamdan geçmiş bana. 3 çocuğun en küçüğüyüm. Abimi salgında kaybettik. Abim 10, ablam 8 yaş benden büyük. Dolayısıyla müthiş bir arzuyla istenmemiş bir çocuğum. ‘Bu olmasın’ denmiş. Memur bir baba, ev hanımı bir anneye bir kız, bir erkek yeter. Onlara hak veriyorum. Babam akşamları ek iş yaparmış demek ki geçim sıkıntısı çekiyormuşuz."
Candan Erçetin, “Dost sohbetlerinde şakalar yapıp eğlendiren kişiyimdir ama kahkaha atan biri değilimdir. Komedi de beni güldürmez. Müzik çalan yerlerde olmayı ve müdavim mekânlarını severim. Evde olmak huzurdır. Ayrıca hiç dedikodu sevmem. O yüzden arkadaşım yok” dedi.