Bürokrasi

Abone Ol
27 Mayıs’’ı da yaşamış eski bir tanıdığım yıllar önce ’“İhtilalleri, darbeleri, devrimleri kim yapar biliyor musun?’” demişti.’¶
Yapılmış devrimleri, ihtilalleri, darbeleri de örnekseyerek dilim döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalışmıştım. Hatırladığım kadarıyla ihtilalleri halk, devrimleri güçlü liderler, darbeleri de silahlı güçler yapar şeklinde özetlenebilecek ukalalıklar yapmıştım.
O, hayır dedi. ’“Memurlar yapar’” dedi.
Şaşırdığımı görünce anlattı.
’“Askerde, hakimde, poliste, tapu memuru da, nüfus memuru da, vergi memuru da memurdur. Bunların üzerinde de hükümetler vardır.
Vatandaş hükümeti ancak medyadan bilir. Ama devlet dairesine gittiğinde hükümeti görür. Orada iş yapan memurda hükümettir yapmayan memurda hükümettir. Hükümetin başarısı veya başarısızlığı memurun şahsında vatandaşa yansır.
Memur tavassutla iş yapıyorsa bu hükümetin hanesine yazılır, rüşvet alıyorsa hükümet alıyordur vatandaşın gözünde.
Tapu dairesinde işi kısa sürede görülen vatandaş hükümete sempatiyle yaklaşır. Nüfusta yarın gel dedilerse buda antipati doğurur.
İşte antipatilerin toplamı hükümetin ömrünü belirler. Vatandaşın illa da fiilen ihtilale, darbeye kalkışması gerekmez. Ama duyduğu hoşnutsuzluklar, sızlanmalar, şikayetler birilerine cesaret verir.
O birileri de bir şeyler yapar.’”
O eski tanıdığın bunları söylediği zaman henüz 12 Eylül olmamıştı. 28 Şubat yoktu. Zaman içerisinde bunlar olunca hep o eski tanıdığın sözleri kulaklarımda çınladı.
Evet bence de artık darbelerin, zorbaların zamanı geçti. Ne yapılacaksa demokrasi içerisinde sandıkta olacaktır. Bu bilinç oluştu diye düşünenlerdenim.
Sandıktan başka güç, sandıktan başka karar mercii yoktur.
En fazla bir yıl içerisinde sandık gelecek. Tabii bu arada bir akılsızlık yapılıp ta savaş mavaş çıkarılmazsa. Malum savaş halinde seçimleri erteleme yetkisi var.
Son zamanlarda hiç devlet dairelerine işiniz düştü mü bilmiyorum. Mesleğim ve şahsi işlerim nedeniyle benim düştü. Hem de birkaç daireye. Elbet isimlerini vermeyeceğim ama benden söylemesi memurlar sandıkta hükümet aleyhine çalışıyor.
Sonra da vay ben duymadım vay ben görmedim denilmeye’….
Şiir (Uğradığım devlet dairelerindeki memurların ilhamı ile bu gün yazıldı.)
DEDİLER
Devleti makama düştü yolumuz
Bugün git yarın da gelme dediler
Güldük çünkü uzun değil kolumuz
Defol git buradan gülme dediler
Şaşırdık ne iştir bu hiddet niye
Bir imza işidir bu müddet niye
İşin görülmezse bu devlet niye
Sen öyle her şeyi bilme dediler
Hani bilgi çağı bilgisayarlar
Tuşa bassan Ankara’’dan duyarlar
Belli ki devlette kaçmış ayarlar
Bir ikisi değil silme dediler
Anladık işleri sokarlar zora
Böylece vatandaş düşünce dara
O zaman gözüne görünmez para
Bu nedir deyince salma dediler
Üç kışı devirdik iki yaz geçtik
Şükrettik makamdan gene tez geçtik
Baktık ki olmamış hepten vazgeçtik
Daha çok çilen var ölme dediler’…