Bugün hepimiz Deniz Gezmiş’iz ama…

Abone Ol

Her 6 Mayıs’ta Deniz oluruz, Yusuf oluruz, Hüseyin oluruz. 31 Mart’ta Mahir olup, Kızıldere’de vuruluruz ya, bu hep böyle değildi biliyor musunuz. Bugün sosyalisti, milliyetçisi, bölgecisi, mezhepçisi, müteahhitti, taşeronu hep Deniz ve arkadaşları olur ya, bu bir süredir böyle.

Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere’de vurulduğunda, Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam sehpasına gönderildiğinde onları savunanlar o kadar azdı ki.

Bugün parklara adı verildiğine, büyük boy heykellerinin yapıldığına bakmayın, onlar öldürüldüğünde posterini asmak veya duvara adını yazmak beş yıl hapis cezası demekti. Daha da önemlisi toplum içinde ciddi düzeyde dışlanmak ve yadırganmayı göze almanız gerekiyordu onları savunmak için.

Bugün Ataşehir’de, Güzelbahçe’de heykelleri önünde hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz ama elli yıl önce o ilçe ve semtlerde Deniz Gezmiş veya Mahir Çayan’ı savunmak çok zordu.

Bunun en önemli göstergelerinden biri parlamentodaki oylama ve partilerin tutumuydu.

AP Genel Başkanı Demirel, o gün idamlara hararetle destek olmuştu. Partisi de tam kadro destek vermişti oylamada.

Hatırlar mısınız bilmem, çünkü epey zaman girdi araya, 12 Eylül sonrası Demirel yasaklıydı ve partisi de kapatılmıştı. Aziz Nesin, Uğur Mumcu ve sanırım İlhan Selçuk kendisini evinde ziyaret etmiş ve röportaj yapmışlardı. Artık Demirel hukuku ve özgürlükleri savunuyordu.

Ve bu röportajdan sonra Aziz Nesin, “eğer bir darbe daha olursa Demirel komünist olacak” demişti. Nitekim SHP ile koalisyon kurduğunda ve Cumhurbaşkanlığı döneminde Demirel artık 12 Mart’ın Demirel’i değildi.

Gelelim Denizlerin idam oylamasına. 450 üyeli mecliste 323 oy kullanılmış, 273 kabul, 48 ret, 2 çekimser oy çıkmış ve 118 üye de oy kullanmamış.

Demirel ve AP’nin tam desteği vardı. Tabi Güven Partisi ve Alpaslan Türkeş’in de. İlginç olan CHP grubunun tavrıydı. CHP grubunda 47 ret oyuna karşılık, 30 evet oyu çıkmış, 52 milletvekili ise oylamaya katılmamış. Eğer CHP büyük çoğunlukla ret oyu verseydi, nitelikli çoğunluk sağlanamayacaktı.

İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Şeref Bakışık, Mustafa Üstündağ, Necdet Uğur ret oyu verenler arasında. İzmir milletvekilleri arasında sanırım sadece Şeref abi ret oyu kullanmış. Bu arada Abdullah Baştürk oylamaya katılmayan CHP’li vekillerden bir tanesi.

TİP’in iki üyesinden M. Ali Aybar ret kullanırken, diğer milletvekili oylamaya katılmamış.

O dönemde sekiz milletvekili olan sosyalist görünümlü, Alevi partisi olan Birlik Partisi de oylamaya katılma ihtiyacı duymamış. Mustafa Timisi, Kazım Ulusoy, Ali Naki Ulusoy vs hiçbiri ret oyu vermemiş.

Dönemin ruhu mu diyelim, bilemedim. Toplumdaki eğilimlerin popülist etkileri mi, yoksa ikiyüzlülük mü? Bunu CHP’li, Birlik Partili ve TİP’li olup da ret vermeyenler için söylüyorum.

Deniz Gezmiş’lerin idamına karşı çıkmak için sosyalist olmaya gerek yoktu. Çünkü onlar yasalara veya hukuka göre asılmamışlardı. İdamlar siyasi idi. Bazı AP’li milletvekilleri bunu Adnan Menderes ve arkadaşlarının intikamı olarak görüyorlardı. Ama 132 milletvekiline sahip olan CHP’den sadece 48 ret çıkması, TİP üyesi bir vekilin de oylamaya katılmaması önemli.

Üzerinde durulması gereken diğer örnek Birlik Partisinin tutumu. Sekiz üyenin hiçbiri ret vermemiş. Birlik Partisinin o zamanki amblemi, aslan figürlüymüş. Yani Allah’ın aslanı Hz. Ali ve etrafında 12 yıldız, yani 12 İmamlar.