Buca Haberleri

Buca’da SDS krizi sürüyor: Memurlar Duman’a seslendi!

Buca Belediyesi’nde memur eylemleri devam ediyor. Bugün belediye önünde eylem yapan Tüm Yerel-Sen Şube Başkanı Murat Bekar, Belediye Başkanı Görkem Duman’a seslendi. Bekar açıklamasında, “7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatları ve emekçilerin hak edişleri konusunda ciddi bir mağduriyet yaşanmaktadır. Evine ekmek götürmek için alın teri döken emekçilerin, kendi haklarını talep ettiği için baskı altına alınması ya da kazanılmış haklarının tartışmaya açılması kabul edilemez” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İlçe belediyelerinde başlayan SDS krizi tam gaz devam ediyor. Memurlar belediye hizmet binaları önünde bir araya gelerek belediye yönetimine ve belediye başkanlarına seslerini duyurmak için eylem gerçekleştiriyor.
Bugün Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, Belediye Başkanı Görkem Duman’a seslendi.

Tüm Yerel-Sen Şube Başkanı Murat Bekar tarafından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal devlet, eşitlik, adalet ve hukuk devleti ilkelerine atıf yapılarak, belediyelerin bu ilkeler doğrultusunda hareket etmesi gerektiği ifade edildi. Sendika, gecikmiş ödemelerin derhal yapılması gerektiğini belirterek, “Kazanılmış haklar vazgeçilemez, geri alınamaz. Emekçiyi mağdur eden hiçbir uygulama sosyal belediyecilik anlayışıyla bağdaşmaz” dedi.

Tüm Bel-Sen 2 nolu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek ise, karşı karşıya oldukları tablonun basit bir ücret tartışması olmadığını dile getirerek, ortada açık bir irade gaspı ve geri adım dayatması olduğunu vurguladı.

Murat Bekar açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Buca Belediye Başkanı sayın Görkem Duman’a buradan açık bir, şekilde sesleniyor ve kamuoyu adına bir hatırlatmada bulunuyoruz. 7 aydır ödenmeyen sosyal denge tazminatları ve emekçilerin hak edişleri konusunda ciddi bir mağduriyet yaşanmaktadır. Evine ekmek götürmek için alın teri döken emekçilerin, kendi haklarını talep ettiği için baskı altına alınması ya da kazanılmış haklarının tartışmaya açılması kabul edilemez.

Buradan açıkça Görkem başkana soruyoruz: Emekçinin hakkını araması mı sorun, yoksa bu hakkın 7 aydır ödenmemesi mi?

Sizi aday gösteren ve Belediye Başkanı yapan Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğüne ve temel ilkelerine baktığımızda;

1-‘Sosyal devlet anlayışı, emeğin ve emekçinin korunmasını esas alır’ deniliyor.

2-Eşitlik ve adalet ilkesi, çalışanların kazanılmış haklarının geri alınmamasını gerektirir.

3-Hukuk devleti ilkesi, keyfi uygulamalarla hakların ortadan kaldırılmasına izin vermez.

Emek ve çalışan haklarına yönelik yaklaşım, mevcut kazanımların korunması ve geliştirilmesi yönündedir. Bu ilkeler ortadayken, emekçinin kazanılmış haklarının geriye götürülmesi ya da hakların geciktirilmesi asla kabul edilemez.
Bizler buradan bir kez daha ifade ediyoruz:

Kazanılmış haklar vazgeçilemez, geri alınamaz. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin temel görevi; emekçiyi korumak, hakkını zamanında teslim etmek ve sosyal belediyecilik anlayışını yaşatmaktır. Emekçiyi mağdur eden, gecikmiş ödemelerle çalışanı zor durumda bırakan hiçbir yaklaşım, bu anlayışla bağdaşmaz. Ayrıca belirtmek isteriz ki; emekçinin hakkını araması bir suç değil, en doğal hakkıdır. Bu hakkı kullanan emekçiye yönelik her türlü olumsuz yaklaşım, toplumsal vicdanı da derinden yaralamaktadır. Buradan çağrımız nettir: Tüm gecikmiş ödemeler derhal yapılmalı, emekçilerin kazanılmış hakları eksiksiz şekilde teslim edilmelidir.”

GERİ ADIM DAYATMASI!
Tüm Bel-Sen 2 nolu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek ise, “Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo basit bir ücret tartışması değildir. Ortada açık bir irade gaspı ve geri adım dayatması vardır” dedi.

Hükenek açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

“Bilindiği üzere; 1993 yılında Gaziantep Belediyesi ile başlayan toplu iş sözleşmesi süreci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2008 yılında verdiği tarihi kararla kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkını kesin ve tartışmasız biçimde güvence altına almıştır. Bu karar sonrasında iktidar, 4688 sayılı yasada düzenleme yapmak zorunda kalmıştır.
6289 sayılı Kanun ile getirilen muafiyet kapsamında ise; SGK ve vergi borcu bulunsa dahi, 2012 yılı öncesinde toplu iş sözleşmesi yapan belediyeler açısından herhangi bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca bu muafiyet süresi, sekiz dönem toplu iş sözleşmesini kapsayacak şekilde 2027 yılının sonuna kadar uzatılmıştır. Ve en önemlisi; bu düzenleme kapsamında yapılan ödemeler nedeniyle kamu görevlileri hakkında idari ve mali takibat yapılamayacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.

Tüm bu açık hukuki çerçeveye rağmen yaşananlar ortadadır:
Önceki toplu iş sözleşmesinden doğan 7 aylık alacağımız hâlâ ödenmemiştir. Defalarca ödeme sözü verilmesine rağmen bu haklarımız yerine getirilmemiştir. Bununla da yetinilmemiş; 30.03.2026 tarihinde imza altına alınan toplu iş sözleşmesinden doğan haklarımız geriye çekilmiştir. Belediye yönetimi ile karşı karşıya geldiğimiz bu sürecin kamuoyu tarafından doğru anlaşılmasını istiyoruz. Bizler toplu iş sözleşmesinden zam alamadığımız için değil; mevcut hakkımız 7 aydır ödenmediği için ve daha da ötesi, ödenmeyen bu haklarımızın gasp edilip tırpanlanmasına karşı eylem yapıyoruz. Yani mesele bir talep değil, mevcut hakkın teslim edilmemesidir. Bu durum kabul edilebilir değildir. Bu durum, kamu emekçisini borç batağına sürükleyen, çaresizliğe iten bir anlayışın sonucudur. Bizler bu çaresizliği kabul etmiyoruz. Hakkımız olanı istiyor, gasp edileni geri talep ediyoruz. Yani bugün karşımızda yalnızca bir gecikme değil, hem geçmişe dönük hakların ödenmediği hem de mevcut hakların budandığı çift yönlü bir hak ihlali vardır.

Biz buradan açık konuşuyoruz: Hiç kimse, imza attığı bir sözleşmeyi sonradan yok sayamaz. Hiç kimse, dün kabul ettiğini bugün keyfi biçimde geri almaya kalkamaz. Biz bu sürecin pasif izleyicisi olmayacağız. Haklarımızı tartışmaya açtırmayacağız. Geriye gidişi kabul etmeyeceğiz. Eğer bu yanlışta ısrar edilirse; Süreç yalnızca masa başında değil, sahada da karşılık bulacaktır. Tüm yasal ve demokratik haklarımızı kullanarak bu dayatmanın karşısında duracağız. Tüm çalışma arkadaşlarımıza çağrımızdır: Sessizlik kaybettirir, birlik kazandırır. Yan yana duralım, omuz omuza verelim. Haklarımızı istiyoruz, hakkımız olanı alacağız.”