Buca Haberleri

Buca Belediyesi önünde operasyon tepkisi... Güç'ten 'hedef CHP’nin iktidar yürüyüşü” mesajı

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Buca Belediyesi önünde yaptığı basın açıklamasında, Buca ve Güzelbahçe’de yapılan operasyonlara tepki gösterdi. Güç, “Ortada suç da delil de yok. Amaç CHP’nin iktidar yürüyüşünü durdurmak ve korku iklimi yaratmak” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanlığı, Güzelbahçe ve Buca Belediyesi’nde yapılan operasyonlar sonrası Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın tutuklanmasına ve Görkem Duman’ın gözaltına alınmasına tepki göstermek için bugün Buca Belediyesi önünde eylem düzenledi.

İl Başkanı Çağatay Güç’ün açıklamasında, “Bugün İzmir’in demokratik kitle örgütü temsilcileriyle bir araya geldik. Sabahtan aldığımız karar ile Buca Belediyesi önünde basın açıklaması yapalım dedik. Güzelbahçe’ye de benzer operasyon gerçekleştirildi. Tutuklanmasını hiç beklemediğimiz bir şekilde örgütten sorumlu tutuklanarak Güzelbahçe Belediye Başkanımız, bürokratımız ve meclis üyemiz tutuklandı. Dosyanın içeriğinin olmadığı, bırakın tutuklu yargılamayı belediyenin standart süreçlerini direkt suçluymuş gibi sabahın köründe alarak süreç yürüttüler. Güzelbahçe’den 1 hafta sonra Buca Belediyemizde neredeyse üst bürokrasinin ve sorumluluk alan memur arkadaşlarının tamamını ailelerinin gözünün önünde sanki adi bir suç işlemiş gibi gözaltına alınarak 2 günden beri herhangi süreci başlatmadan, aileleri Yeşilyurt’un orada perişan ederek süreç yürütüyorlar. Biz İzmir’deki temsilciler olarak bugün buluştuk. Buca Belediyesi’nin bürokratları, işçileri ve memurlarıyla bir arada olmak için buradayız” dedi.



YARGI KİMSENİN OYUNCAĞI DEĞİL
Operasyonların bir siyasi tercih olduğunu dile getiren Çağatay Güç, “Dün Güzelbahçe’mize bugün ise Buca Belediyemize yönelik gerçekleştirilen operasyonlar Türkiye’de hukukun siyasetin emrine verilmesine ve adaletin baskı aracına dönüştürülmesine karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geldik. Bugün demokrasi için, ülkemiz için ve milletimizin iradesi için toplandık. 26 Mayıs’ta Başkanımız Mustafa Günay tutuklandı. 1 Haziran’da Görkem Duman başta olmak üzere meclis üyelerimiz ve Buca’da yaşayan vatandaşlarımız şafak operasyonu ile gözaltına alındı. Devlet mekanizması işletilmesi gereken yerde örgüt kurma algısı yaratılarak bu operasyonu yaptılar. Bu operasyonların tamamen siyasi bir tercih ve hazımsızlığın sonucu olduğu herkes tarafından görülmektedir. Bugün Türkiye’yi yönetenler koskoca devleti kendi siyasi hesaplarının bir parçası haline getirmeye çalışmaktadır. Türk milleti adına karar vermesi gereken adalet mekanizmasını kendi siyasi geleceklerini koruyacak bir araç gibi kullanmaktadırlar. Unutuyorlar, adalet sarayları hiçbir siyasi partinin değildir. Yargı kimsenin oyuncağı değildir. Yargı milletimiz adına karar vermelidir. Bizim mücadelemizi de bunun içindir” ifadelerine yer verdi.

KORKU İKLİMİ VURGUSU
Adaletin siyasetin sopası haline geldiğini ileri süren Güç, “Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi geçim sıkıntısıdır. Bütün bunları konuşmamak için yine hedef CHP’li belediyelerdeki arkadaşlarımızdır. Yine operasyon yapmaktadırlar, algı oluşturmaktadırlar, kayyum sopasını sallamaktadırlar. Ortaya koydukları bir suç, delil, yolsuzluk var mı? Yok, bulamıyorlar. Eğer olsaydı sabah akşam ekranlarda anlatırlardı, günlerdir manşetten düşürmezlerdi. Ama söyleyemiyorlar çünkü ortada bir suç, delil yok. Ortada bir algı yönetimi var. Sadece mahalle dedikodusu var. Tek amaçları CHP’nin iktidar yürüyüşünü engellemek, milletin değişim umudunu kırmak. Bu millet baskıya teslim alınmaz, korkutularak susturulmaz. Milyarca liralık yolsuzluk dosyalarının üstünü örtenler, milletin kaynaklarını kendi çevrelerine aktaranlar bugün belediye başkanlarına suç icat etmeye çalışmaktadır. Tutmaz, tutmadı, tutmayacak. Buradan adaleti siyasetin sopası haline getirenlere sesleniyoruz. Bu millet yıllardır yaşadığı adaletsizlikleri unutmadı. Ankaparkı, 801 milyon dolarlık israfı unutmadı. O dosyalar suçlanmadan, gerçekler ortaya çıkmadan milletin vicdanında adalet duygusunu yeniden tesis edemezsiniz. Eski Adalet Bakanı’nın kendi şirketinden kendi yönettiği bakanlığa satış yaptığı iddialarına neden yargı önünde sorgulama yapmıyorsunuz, aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz? Depremde insanlar can mücadelesi verirken Kızılay’ın çadırlarını satan ve ortaya çıkan kişilere neden kimse hesap sormadı? Neden o kişilerin kapıları sabah çalınmadı, adliye koridorlarında görünmedi? Biz ayrıcalık istemiyoruz, hukuk, adalet, eşitlik istiyoruz. Kim suç işlediyse yargılansın ama hukuk herkes için eşit uygulansın. Talebimiz budur. Bugün yapılan şey hukuk değil siyasi operasyondur. Bugün yapılan şey korku iklimi oluşturmaktır. Bugün yapılan şey konuşursan seni de içeri alırım mesajıdır. Sabahın köründe insanların evleri basılarak, insanları itibarsızlaştırmaya çalışarak sonuç alamazsınız. Bu yapılanlar gücün değil korkunun, cesaretin değil çaresizliğin göstergesidir. Biz korkmuyoruz çünkü biz haklıyız. Boyun eğmeyeceğiz çünkü biz milletimize güveniyoruz geri adım atmayacağız. Biz gücümüzü saraylardan değil milletten alıyoruz” dedi.

“DEMOKRASİ MÜCADELESİ KAVGASI”
Güç açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde demokrasiye, hukuka, halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu ülke kimsenin malı değil, bu ülke milletindir. Bu ülke özgürlüğün ülkesidir ve özgür kalacaktır. Bugün olmazsa yarın milletimiz adaleti mutlaka sağlayacaktır. Siyasi operasyonlarla susturulmak istenen herkes özgürlüğüne kavuşacaktır, demokrasi ve hukuk yeniden kazanacaktır. O günler sandığınızdan çok daha yakındır. Çünkü siz yalnız değilsiniz biz milletimizle beraber ve birlikteyiz. Çünkü onlar korkuyorlar ama biz haklıyız. Çünkü onlar baskıya güveniyor ama biz milletimize güveniyoruz. Bu kavga CHP’nin değil. Bu kavga kitlesel yok oluş isteyenlerle milletin arasındaki mücadeledir. Bu kavga demokrasi mücadelemizin kavgasıdır. Demokrasi mücadelemizde arkadaşlarımızın sabahın köründe ailelerinin gözünün önünde alınmasını kabul etmeyeceğiz.”