Bu savaş bizim savaşımız değildir

Abone Ol
Bu güne kadar PKK terörüyle 6 binin üzerinde vatan evladımız öldü. Onlar da Müslüman dı. Bir gün olsun sokağa dökülüp haykırmadık, kınamadık, dünyayı sarsan söylemlerde ve eylemlerde bulunmadık. Sadece gözyaşı döktük. Anaların, bacıların, eşlerin ciğerine ateş düştü. Gıkımız çıkmadı. ABD’’de, Irak’’ta 1,5 milyon insanı bombalarla, kurşunlarla katletti. Kuzey de bir Kürdistan devleti kurdurttu. Irak’’ı üç’’e böldü. Onlarda Müslüman dı.Gıkımız çıkmadı.
KKTC’’i yıllardır ambargo altında. Güneyi tanıyacaksın, AB’’ye alacaksın. Kuzeyi tanımayacaksın, kuzeyi ambargo altında tutacaksın, inleteceksin. Onlar bizim bir parçamız. Onlara yardım gemisi göndermek nedense hiç aklımıza gelmedi. Onlarda Müslüman. Gıkımız çıkmadı.
Irak’’ta Türkmenler yıllardır baskı ve zulüm görmekte, yerlerinden, yurtlarından uzaklaştırılmakta, toprakları işgal edilmekte, evleri ve iş yerleri bombalanmakta. Onlarda Müslüman. Gıkımız çıkmadı.
Evet, Filistin halkına, Gazze’’ye reva görülen bu zulme, insafsızlığa karşı koymamız, onlara yardım etmemiz insani açıdan bir vicdan anlayışıdır ve doğru bir karardır. Aklımız şimdi mi başımıza geldi.
Yoksa, bilmediğimiz şeyler mi var?Yoksa bizden gizlenen yeni argümanlar mı var da haberimiz yok.
Yoksa, bugün yapılan şey Filistin sevdası ve İsrail düşmanlığı üzerinden ’“yerel’” siyaset yapmak mı?
Oysa, Türkiye’’nin iç sorunları bu kadar çokgen, her gün yeni suni gündemler üreterek, Türkiye’’nin gerçek sorunlarını çözmek ve bu sorunlarla yüzleşerek bunlara çözüm üretmemiz varken.
Türkiye’’de 8,5 milyon emekli fakirleşti, kaderine terk edildi, onurları kırıldı. Üniversite mezunu işsizler ordumuz çığ gibi çoğaldı. Gençlerimiz umutsuzluk bulutlarında çaresizlik içinde yüzerken.
İşçilerimiz işlerini kaybediyor, işsizlere yeni işsizler katılıyor, yuvalar paramparça olurken.
Köylü perişan, esnaflar batıyor, fabrikalar kapanıyor, işsizler çoğalıyor. Köylüyü, çiftçiyi toprakla düşman ettik. Köylü ve çiftçi üretimden düşürüldü.Yoksulluk çığ gibi çoğalırken.
Devletin can damarı olan kurumlar, yandaşlara ölü fiyatına satıldı. Bu önemli kurumlar yok edilerek üretimin dışına itildi, çalışanların çoğu işsiz kalırken.
Devletin TRT’’si hükümetin emrine girdi. Bazı medya kuruluşları yandaş medya oldu. Basın yayın özgürlüğü dibe vurdu. İç sorunlarımız çığ gibi büyürken.
Gazze halkına yardım götüren İHH marifetli konvoyun bir felaketle sonuçlanabileceğini hesap etmek kehanet gerektirmiyordu.Gazze için Arap ülkeleri başta, dünya hemen hemen kılını bile kıpırdatmazken yardım için giden 6 geminin üç’’ü, 600 kişinin 400’’ü ki hemen hepsi, şeriatçı ve ne işleri varsa 70’’e yakın dinci gazeteci, çoluk çocuk, çarşaflı Türkler.Yani Müslüman’’ım diyen Türkler. Hamas’’a, bırakın Arapları, Filistin’’liler bile yardım etmezken ve bunca sorunumuz, işsizimiz, aç insanlarımız varken, ne işimiz var oralarda?
Bu Filistin’’e yardım değil; şeriatçı Hamas’’a yardım ve destektir. Öyle değil mi?
Bu bizim savaşımız değil. İsrail’’in uluslararası sularda yaptığı bu saldırı kuşkusuz ki vahim bir olaydır. Ama kesinlikle bu savaş bizim savaşımız değildir.
Türkiye olarak İsrail-Gazze savaşında taraf mıyız, arabulucu muyuz?Türkiye, arabulucu olarak faydamız çok olabilir ama taraf olarak kendimize daha çok zarar verebiliriz. Türkiye Müslüman bir ülke ama savaş bizim savaşımız değildir. İsrail-Gazze savaşı bir din savaşına sürüklenmemeli. Böyle bir gidişat Türkiye’’yi de içine alır ki Ortadoğu’’yu kan gölüne çevirir. Sonuçta savaş olursa hepimizin savaşı olur. Önce kendi ülkemizin ulusal çıkarlarına bakmamız lazım. İsrail-Gazze olaylarını vahim olarak niteleyip, uluslararası camia önüne, o platforma taşımamız lazım.
Devletin Dışişleri, satranç gibidir. Sabır ister, duygusal değildir.
Dünya karışık, İran ya da İsrail yüzünden Ortadoğu’’da patlayacak bir savaş, Türkiye’’nin kilit noktası olduğu bölgeyi içine çekmekle kalmaz, çok vahim olaylar ve yeni durumlar olur. Uluslararası yeni bir çatışmaya dönüşebilir. Çünkü, İran’’ın hedefinde İsrail vardır. İsrail kendini korumak için gözü kapalı her türlü çılgınlığı göze alabilir. Onun için bu savaş bizim savaşımız değildir.
Türkiye, ulusal çıkarlarına uygun dış siyaset geliştirmede, uluslararası dengeleri gözetmede aklıselim olmalıdır.
Türkiye, savaştan yana değil, barıştan yana olanlarla birlikte, barışın dünyada simgesi olmalıdır.