Bu günlerde sokak hayvanlarını yalnız bırakmayın

Abone Ol
Üzerimde eşofmanlarım kazağım ve battaniye… Odam sıcacık… Rıfkı'm, bitanecik kedoşum, sepetine kıvrılmış elektrikli sobanın önünde uyukluyor… Yünlü battaniyesini de örtüyorum üzerine, olur ya uyurken üşür diye, hiç itiraz etmiyor, kıpırdamıyor bile…
Aniden bir görüntü geliyor gözlerimin önüne, dün öğle saatlerinde gördüğümden beri aklımdan çıkmayan… Unutamadığım bu görüntü yüzünden sıcacık odamda üşüyorum…
Dün öğle saatlerinde aniden bastıran ve deli gibi yağan yağmurun altında, bir eczanenin kapısı önünde sırılsıklam ıslanmış bir kedi yavrusu, en fazla 3-4 haftalık…
Kapıdan içeriye bakıyor ''Islandım çok üşüyorum, beni içeri alın'' dercesine… Ama içeride oturanlar görmüyor bile onu… Kalbimi acıtıyor, yüreğimi burkuyor bu görüntü… Yağmura rağmen boynu bükük, öylece oturuyor eczanenin kapısı önünde, yağan yağmurdan arabaların altına kaçmasını bile öğrenememiş daha... Belli ki anneciğini de kaybetmiş… İçim acıyor, onun o boynu bükük çaresiz bakışlarına…
O yağmura aldırmadan, şemsiyemi kenara koyup yanına eğiliyorum, bu kez bakışlarını bana çeviriyor, ''Sesimi insanlara duyuramadım'' der gibi bakıyor yüzüme… Kucağıma alıp, gördüğüm en kuytu köşeye koyuyorum onu… Önüne de çantamdaki Rıfkı'm için aldığım konserve mamalardan birini açıyorum, nasıl yiyor yağmura soğuğa aldırmadan, belli ki uzun süredir aç… O mamasını yerken hemen ilk gördüğüm marketten küçük bir koli istiyorum… O kuytu köşeye koyuyorum o koliyi, karnı doymuş yavru kediyi de itinayla içine yerleştiriyor ve çocuklar gibi neşeli ofise dönüyorum, biliyorum ki karnı doydu ve artık ıslanmayacak…
Ama işte şimdi şu saatte, o yavru kedinin gözlerindeki ifade yeniden aklıma geldiğinde, bu kez ben üşüyorum, çok üşüyorum hem de…
* * *
İnsan olarak bile sıcacık evimizde bizlere kış zor geliyorken sokaklarda yaşayan hayvan dostlarımız ne yapsın...
Onlar sokakların sahipsiz sahipleri…
İnsanların ezip geçtiği, zevk için işkence yaptığı canlılar…
Havalar soğudu, çoğu bölgede de kar ve yağmur var…
Normalde de zaten her daim yaşam savaşı veren bu hayvancıkların, soğuklarda yiyecek bulma şansları iyice sıfıra düşüyor…
Bu nedenle onları özellikle de soğuk ve yağışlı kış günlerinde bizlerin beslemesi gerekiyor…
Ben mesela özellikle de kışın kuşlar için pencerelerimin önlerine ya ufalanmış ekmek veya haşlanmış bulgur koyup, hiç değilse birkaç tane kuşu kurtarmaya çalışıyorum…
Yine aynı şekilde çöp konteynerlarının yanlarına kediler için kuru mama ve taze su koymayı ihmal etmiyorum… Çünkü dikkat ettim, kış geldi, kapı önlerine konulan su kapları birer birer eksilmeye başladı… Sakın ola, ''yağmur yağıyor zaten, ne gerek var diye'' düşünmeyin… Yağmur suyu asla ve asla hayvanların su ihtiyacını karşılamaz… Onlar da tıpkı insanlar gibi temiz ve taze suya ihtiyaç duyarlar…
Temiz su ve mama gibi, kullanılmayan karton kutularının yağış görmeyen kuytu köşelere konulması, içlerine de eski kıyafetlerin döşenmesi de hayat kurtarır… Bunlar çok basit ve yapılmayacak şeyler değil…
Geçenlerde bir haber okudum, hayvan dostları ''Ekmek Ağacı'' yapmışlar kuşlar için… Benim aklıma ağaçlara ekmek bağlamak hiç gelmemişti, çok beğendim, çok takdir ettim… Ben bundan sonra bayat ekmeklerimi, evimin karşısındaki parkın ağaçlarına bağlamayı düşünüyorum… Neden siz de yapmayasınız ki?
Dipnot: Ne olur, bu soğuk ve yağışlı günlerde sokak hayvanlarını yalnız bırakmayın… Kapınızın önüne koyacağınız bir kap yemek, bir kap su, ya da ağaca bağlayacağınız bayat bir ekmek, bir canı donmaktan ve açlıktan ölmekten kurtarabilir, unutmayın… Onlar da birer canlı ve onların da yiyecek götürmek zorunda oldukları birer yavruları olabilir…