Bu evlilik İzmir'i fena yıprattı

Abone Ol

AK Parti-CHP ortaklığında yürütülen ve bu yönüyle tüm Türkiye'ye 'Örnek' olarak gösterilen İZBAN'daki grev, 23 günü geride bıraktı.

Oysa ne güzel başlamıştı.

Farklı dünyaların insanlarıydı.

Biri muhafazakar, diğeri sosyal demokrattı.

Yaşam tarzları, dünyaya bakışları, gelecek hayallari adeta güney ve kuzey kutbu kadar birbirine uzaktı.

Ancak 'Söz konusu İzmir ise, farklılıklar sorun değil' dediler.

Oturdular, anlaştılar, bir evlilik akti imzaladılar.

İZBAN işte böyle doğdu.

Hak geçmesin diye şirketin yüzde 50'si AK Parti'de yani hükümette kaldı.

Diğer yüzde 50'si de Büyükşehir Belediyesi'nde yani CHP'de.

Her ikisi de şirketin yönetimine kendi istedikleri isimleri atadılar.

Bu sayede, her evlilikte olduğu gibi bu evlilikte de tüm kararlar ortaklaşa alındı.

Ancak, dışardan yapılan müdahalaler bu güzelim evliliği her geçen yıl biraz daha yıprattı.

Dinmeyen tartışmalar, krizler, derken sarsıntılı geçen grev süreçleri başladı.

2 yıl içinde ikinci grev yine sahnede.

Önerilen yüzde 30'luk zam teklifi de sendika tarafından kabul görmedi.

4 milyon İzmirli ulaşımda çektiği çilenin sona ermesini dört gözle beklerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tv ekranlarından CHP'ye şöyle seslendi:

'İzmir'de İZBAN'da grev var. Hadi buyur neden çözmüyorsunuz? CHP mantığında grev var. Onunla övünüyor ya. Onunla yaşamak kendisi için gurur. Tamam da...O insanlar için çile. CHP çiledir'.

Bu sözlerin ardından diğer ortak Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun yanıtı da şöyle oldu:

'70 yıllık Demiryol-İş Sendikası tarihi boyunca sadece bir kere greve gitmiş. Son 2 yıl içinde de İzmir'de 2 defa grev yapıyor. Aynı sendikanın başka kentlerde toplu sözleşmeleri var biliyoruz. Oradaki rakamların bizim verdiğimiz rakamla uzaktan yakından alakası yok. Bu ayrı bir oyun. Eğer ben popülist davransam 'Ben bir kuruş ödemeyeceğim, gelecek başkan ödesin' derim. Ama bu doğru değil'.

Yani, taraflar anlaşmak yerine çatırdamış evliliğin üzerine bir de tuz biber serptiler.

Madem anlaşamıyorsunuz 'Boşanın' diyeceğim.

Ancak boşanmak çözüm mü?

Çünkü, bu boşanmadan etkilenecek 4 milyon İzmirli var.

En iyisi mi siz boşanmayı ve kavgayı aklınızdan çıkarıp, olması gerekeni yapın.

Sağduyuyla, İzmir ve İzmirliler için ilk günlerdeki gibi, mahalle baskına direnerek, örnek olmaya devam edin.

Ayrıca, İzmir'de çok yaygın bir söz vardır.

'Kavgalı eve kız vermezler'.

31 Mart'ta herkes sandık başında olacak.

İzmirli kavgada kimi haksız görürse, faturayı da ona kesebilir.