Bu köşenin sürekli okuyucuları hatırlar. ’“Sayın Yılmaz’” şiirimi yayınlamıştım. Şiirde şöyle bir bölüm var. Boysa boy/soysa soy/yani tamamdır şekil/koy adaylığını olursun vekil/olmadı müsteşarlık/altı üstü şakşakçılık’….
Biraz hiciv biraz espiri katmıştım. Fakat o, soysa soy dizesi sonradan bayağı rahatsız etti beni. Hani ırkçılık çağrıştırıyor falan gibi. Amacım asla bu olmasa da.. kafiye yapmıştım işte..
Şiiri mi duydular nedir meydanlarda bir boy soy atışmasıdır gidiyor.
Aslında olay biraz espiri ile başladı. Arınç başlattı boy meselesini. Kılıçdaroğlu cevap verdi ve aldı başbakan. Ne boy bıraktı ne soy.
Boyunu açıkladı neye lazımsa. Bu yetmedi boy önemli değil soy önemli soy diye bağırdı meydanda. Aklı sıra bu şekilde Kılıçdaroğlu’’nun Alevi, Kürt kimliğine vurgu yaptı. Kılıçdaroğlu, tam da Hababam Sınıfı’’nın bilmem kaçıncı bölümünde ki öğretmen İlyas Salman vari bir savunmayla, ben anamdan babamdan hiç utanmadım, istiyorsan müftülük kanalıyla araştır dedi. Pergel cetvel falanda dedi ama önemli olan birisinin soy sop tan bahsetmesi diğerinin soyunu temize çıkarmak gayretidir.
Önce Kılıçdaroğlu’’ndan başlayalım. İster Alevi ol ister sünni, ister Kürt ol, ister Türk, İster Hırıstiyan, İster Ermeni, İster Yahudi, ister Uganda’’lı insan soyundan utanmaz. Dahası hiçbir soy hiçbir inanış diğerinden aşağıda değildir.
İnandığın şey doğrudur. Kendi doğrun en doğru olandır. Neden savunmak zorunda hissediyorsunuz anlamakta zorlanıyoruz. Sizi anlayan zaten anlıyordur. Anlamayanlara ise anlatmaya çalışmak en az soy soptan bahsedenler kadar hatalı, uygunsuz densiz davranıştır.
Obama, Afrikalı, Zenci ve belki de Müslüman kimliği ile siyasete soyundu ve kazandı. Siz bakmayın üç beş kendini bilmeze. Türk Halkı’’da en az Amerikan Halkı kadar, ırkçılıktan uzak ve hoşgörülüdür.
Başbakan’’a gelince: Yani oldu mu?Yakıştı mı?. .
Irkçılık, yüce divanlık bir suçtur. Ergun Poyraz’’ın sizin hakkınızda yazdıkları ne kadar çirkin ise, sizin bu söylediğiniz de o kadar çirkin.
Demokrasinin tam oturduğu toplumlarda bu söylediğiniz ile allemicihan olsanız barajı geçemezsiniz. Adaletin çalıştığı toplumlarda bu söylediğiniz ile derhal Anayasal suç işlendi diye hakkınızda davalar açılırdı.
Fakat ve maalesef ülkemizde gücü elinde bulunduranlar suç işleme özgürlüğüne de sahip olduklarından sizde bundan cesaret alıyorsunuz sanıyorum.
Referandumun gerçek amacıda zaten mahkemeleri elde ederek yargılanmama hakkını elde etmek değil mi?
Beni şaşırtacak ama o kadarda mutlu edecek olan tek şey var, başbakanın çıkıp özür dilemesi.
Demokrasi, insan hakları ve adalet adına bundan daha güzel bir şey olamaz.
Ve okuyucularımdan bir rica: Lütfen 5. dedenizin adını öğrenin ve bu yazıyı öyle değerlendirin.