Bornova Belediye Meclisi'ne nazar değdirdiler. Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır'ın, adeta üniversite sıralarında ders anlatır gibi yönettiği mecliste ne olduysa, muhalif protestolar baş gösterdi. Dahası, alınan kararlara tepki olarak grup içinde de çatlaklar oluşmaya başladı. Bunun en önemli örneğini, son meclis toplantısında gördük. Belediye meclisi, iki farklı noktada, elliye yakın dükkanı kapsayacak bir alanı içkili yerler krokisine dahil etti. Elbette ki bu karar alkollü işletmelere ruhsat verileceği anlamına gelmez ancak o sürecin önünü açan bir hamle söz konusu. Başvuruda bulunan işletmelerden birinin meclis üyesi Mustafa Tosunlar'a ait olması, diğerinin ise beşinci denemesinde amacına ulaşması kafaları haliyle karıştırdı. Olayı sıradan bir meclis kararı gibi görmek sizleri yanıltabilir. Kararın siyasi boyutlarını ve Bornova CHP grubu içindeki güç dengelerini de iyi tartmak gerekir.
Diyelim ki; ortakları arasında Tosunlar'ın da bulunduğu işletmeye ruhsat vermek için böyle bir sürecin önünü açtınız. Peki ruhsat talebi dört kez reddedilen Çitlembik Restaurant'ın son girişimine hangi gerekçe ile olur verdiniz? Genelde acil ve yetiştirilmesi gereken konular için başvurulan 'ek gündem' formülü nasıl devreye sokuldu? Komisyonların içkili yer krokisini genişletme kararını içeren ek gündem maddesi, hangi meclis üyesinin cebinden çıkartılarak Başkan Sındır'a iletildi? Meclisin başlamasına on dakika kala grup gündemine gelen konunun yeterince tartışıldığını söyleyemeyiz ancak Başkan Sındır'ın 'İçine sindiremeyen meclise girmesin' çıkışı üzerine söylenecek çok söz olsa gerek!
Bornova kulislerinde konuşulan en önemli konu ise CHP grubu içindeki güç dengelerinin, Başkan Sındır'ı bu kararı almaya zorladığı yönünde. Mustafa Tosunlar'a yakın bir grup meclis üyesi ile 'akşamsefalarını' Çitlembik Restaurant'ta yapan diğer grup meclis üyelerinin ruhsat konusunda başkan Sındır'a baskı yaptıkları konuşuluyor. Dahası, dosya takipleri de dedikodu olarak yayılıyor. Birlik oldukları takdirde gruptaki çoğunluğunu ele geçirecek olan meclis üyeleri ile Başkan Sındır arasında nasıl bir siyasi diyalog yaşandı bilinmez ama eleştiriler, alınan kararın çok da masum olmadığı yönünde. Sındır'ın, Küçükpark'ı düzene sokmak, apartman altı içkili mekanlar ile ilgili radikal kararlar almak için sarf ettiği çabayı geçtiğimiz aylarda bizzat takip ettim. Şöhreti İzmir dışına taşan Küçükpark'a kafa tutan bir belediye başkanının, sadece iki mekan için 'yeni Küçükparklar'ın' önünü açması daha çok tartışılacak gibi duruyor.
KARABAĞ VE İLETİŞİM!
Bir önceki yazıda, Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ ve Ak Partili Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe arasındaki sözlü tartışmayı kaleme almış ve Karabağ'ın 'Kulağına istemiyorsan, başka bir yerine söylesin' sözü nedeniyle özür dilemesi gerektiğini belirtmiştim. Bu satırlara alınanlar, üzülenler hatta kızanlar olmuş. CHP ve Bayraklı siyasetinde sözü geçen bazı büyükler, olayın gelişimini Başkan Karabağ'a da sormamış olmam nedeniyle eleştiride bulundular. Haklı olabilirler ancak Başkan Karabağ'a sormadım değil, soramadım! Abartısız elli kez aramış olmama rağmen Başkan Karabağ'a ulaşmak pek mümkün olmadı. Her iki telefon numarasından da gece- gündüz şansımı denememe rağmen sekreteriyle konuşmaktan öteye gidemedim. Elli aramadan sonra üst düzey ülke yöneticilerine bile ulaşılabilecekken, başkana ulaşamamak düşündürücü! Hata belki bizdedir ancak gazetecilerle iletişim kurmaktan bu denli kaçınan Karabağ'ın, meclis üyeleri ile sağlıklı iletişim kurmasını beklemek zor elbette.
SOLAK'IN BAYRAM TEBRİĞİ
Çiğli Belediye Başkanı Metin Solak da sosyal paylaşım sitelerini etkin kullanan başkanlardan biri. Solak, facebook üzerinden, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a yakınlığı ile bilinen Ak Parti Buca ilçe başkanlığı için de kulislerde adı geçen Aybar Uygur'un bayramını kutlamış. Buraya kadar sorun yok. Çiğli siyasetinde söz sahibi olan bazı isimlerin şikayetleri ulaştı konu ile ilgili. Solak bayram notunun sonuna da şu notu eklemiş: 'Sayın Bakanıma sevgi ve saygılarımı iletin. Onun da bayramını kutluyor, mutluluk ve başarılar diliyorum.' Solak'a yöneltilen iki eleştiri var. Birincisi Uygur ile Bakan Günay'ın arası, seçim ofisine konan bir LCD Televizyon krizi nedeniyle eskisi kadar iyi değil. İkincisi ise binlerce vatandaşın oyunu olarak seçilen bir belediye başkanının, ilçe yönetiminde dahi söz sahibi olmayan bir siyasetçi aracılığı ile bakan'a 'selam' göndermesi pek de doğru karşılanmamış. Eleştirileri de aktarmak bizim görevimiz.