Bornova Haberleri

Bornova'nın canına okuyacak plana bilirkişi vetosu... Gözler mahkeme kararında!

Bilirkişi raporu, Bornova Erzene’deki 234 hektarlık imar planının kamu yararı ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu ortaya koydu. Ekolojik denge ve üst ölçekli planlarla çelişen düzenlemelere dikkat çekilirken, gözler İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin vereceği karara çevrildi.

Abone Ol

Metehan UD/ EGEDESONSÖZ – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Bornova Erzene Mahallesi’nde 234 hektarlık alanı kapsayan imar planına karşı Bornova Belediyesi tarafından açılan davada bilirkişi raporu geldi. Bilirkişi heyeti, söz konusu planın kamu yararı ve şehircilik ilkeleri açısından uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.

Bilirkişi heyeti, planların 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planlarında yer alan orman, tarım ve doğal karakteri korunacak alan kararlarıyla çeliştiğini, bu nedenle kademeli planlama hiyerarşisine uygun hazırlanmadığını değerlendirdi. Raporda, üst ölçekli planlarda yer alan koruma ilkelerinin dikkate alınmadığı, çevresel değerlerin korunması gerekirken yerleşime açıldığı vurgulandı.

Raporda ayrıca planlama alanındaki zeytinliklerin yalnızca tarımsal üretim alanı değil, aynı zamanda ekolojik sistem açısından kritik bir yapı oluşturduğu belirtildi. Bu alanların mikroklima etkisi yarattığı, su döngüsüne katkı sağladığı, yeraltı su kaynaklarını beslediği, yaban hayatı için ekolojik koridor işlevi gördüğü ve ormanlık alanlarla kentsel yerleşimler arasında yangın yayılımını yavaşlatan tampon bölge niteliği taşıdığı ifade edildi. Bu nedenle yapılaşmanın ekolojik dengeyi bozabileceği ve telafisi güç çevresel etkiler doğurabileceği kaydedildi.

Planlarda yaklaşık 5 bin kişilik nüfus öngörülmesine ve düşük katlı yapılaşma kararlarına rağmen, bilirkişi heyeti özellikle eğimli topoğrafyada öngörülen yoğunluk kararlarının ciddi kazı ve dolgu gerektireceğini, bunun da doğal arazi yapısını ve silueti bozacağını belirtti. Bu durumun ulaşım, zemin stabilitesi ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da risk oluşturduğu ifade edildi.

Bilirkişi raporunda plan açıklama raporlarının da yetersiz olduğu, planın gerekçesi, vizyonu, hedefleri ve stratejisinin açık biçimde ortaya konulmadığı, nüfus hesaplamalarının ve sosyal-teknik altyapı analizlerinin bilimsel ve bütüncül şekilde yapılmadığı tespitine yer verildi. Plan değişikliklerinde ise yapılan değişikliklerin gerekçelendirilmediği ve altyapı üzerindeki etkilerin analiz edilmediği belirtildi.

PLAN HAKKINDA
Bakanlık tarafından askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’na göre; üst ölçekli planlarda “tarım arazisi” olarak görülen, aynı zamanda “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsündeki bölge yapılaşmaya açıldı. Söz konusu alan, Manisa Çevre Yolu’nun sağında, Evka-3 ile Çiçekliköy arasında, 57’nci Topçu Tugayı’nın karşısında yer alıyor.

MÜLK SAHİPLERİ KİMLER?
Öte yandan planlama alanında bulunan 322 parselin büyük çoğunluğunun şahıs mülkiyetinde olduğu, önemli bir kısmının ise Batıçim, Ergörgülü İnşaat A.Ş. ve GRE İnşaat A.Ş.’ye ait olduğu belirtildi.

Bornova Belediyesi de söz konusu plana olumsuz görüş vererek, alanın engebeli yapısı ve mevcut koruma statüsü nedeniyle yapılaşmaya uygun olmadığını kayıtlara geçirdi. Plan, hem Bornova Belediyesi hem de TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından yargıya taşınırken, bilirkişi raporu da bu itirazları destekler nitelikte oldu.



GÖZLER MAHKEMEDE
Gözler İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin vereceği kararda çevrildi; mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda vereceği hüküm, Bornova Erzene’deki 234 hektarlık alanın geleceğini belirleyecek.

Plan açıklama raporundan kesitler:

- 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Orman Alanı, Ağaçlandırılacak Alan ve Tarım Arazileri olarak gösterilmiş alanları yerleşime ve konut kullanımına açmasının, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kullanım kararına uygunluk oluşturmadığı,

- Planlama alanını yerleşime açmasının 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "Koruma İlkeleri"ne ilişkin plan hükümlerinde yer alan "5.1.1. Planlama Bölgesi'nde çevresel değerlerin koruma-kullanma dengesi gözetilecek şekilde korunmasının sağlanması.", "5.1.12. Korunacak alanlarda, kentsel gelişim baskılarını azaltacak tedbirlerin alınması.", "5.1.14. Doğal ve kültürel peyzaj değeri olan alanların korunması." ilkeleri ile çelişmekte olduğu,

- Planlama alanındaki Zeytinlik Arazilerin konut kullanımıyla tanımlanmasının Çevre Düzeni Planının "5.2.2. Tüm gelişme alanlarının doğal eşikler dikkate alınarak, verimli tarım alanlarına, doğal kaynak değerlerine ve yenilenebilir enerji kaynak alanlarına zarar vermeyecek biçimde geliştirilmesi." planlama ilkesi ile çelişmekte olduğu,

- 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında "Doğal ve Ağaçlık Karakteri Korunacak Alanlar"da kalan alanları yerleşime ve konut kullanımına açmasının, 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kullanım kararına uygunluk oluşturmadığı,

- 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının plan hükümlerinde yer alan "Planlama Hedeflerine uygun plan kararları tanımlamamış olması, özellikle "3.4. Tarım alanlarının, orman alanlarının, makilik alanların, mera alanlarının ve tüm çevresel değerlerin korunması, ekolojik dengenin devamlılığının ve bu kaynakların gelecek nesillere aktarılmasının sağlanması," hükmüne uygunluk oluşturmadığı,

- 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "6.5. Bu planın koruma, gelişme ve planlama ilkelerine aykırı nazım ve uygulama imar planları, değişikliği, revizyonu ve ilavesi yapılamaz." plan hükmündeki koşula uygunluk oluşturmadığı,

- Plan yapımı gerekçelerine yer verilmediği, planın vizyonu, amaçları, hedefleri ve stratejilerinin açıklanmadığı,

- Planla getirilen yoğunluk kararları ve yapılaşma koşullarının alanın doğal ve ekolojik değerleri ile zeytinlik alanlar bakımından koruma-kullanma dengesi ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmediği, yapılaşma koşullarının alanın doğal siluetiyle olan ilişkisinin değerlendirilmediği,

- Plan değişikliği ile planlama alanında bazı arazi kullanım türlerinin alansal büyüklüklerinde oluşan değişikliklerin ne yönde değişiklikler olduğunun açıklanmadığı, planlama alanının bütüncül arazi kullanım dengesi, plan nüfusu ve sosyal-teknik altyapı yeterliliği üzerindeki etkilerinin analitik olarak ortaya konulmadığı,

- Plan değişikliği ile getirilen Zeytinlik-Konut kullanımlı alanların oluşturduğu ilave nüfusa ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, bu ilave nüfusun sosyal ve teknik altyapı kapasitesi ile ilişkisinin kurulmadığı,

- Yeşil alanlara (park) ilişkin olarak, plan değişikliği ile ortaya çıkan alansal artış ve azalışların donatı standartları ve eşdeğerlik ilkesi bakımından değerlendirilmediği,

- İzmir Kuzeydoğu Çevre Otoyolu projesi kapsamında oluşan yeni güzergâh ve kamulaştırma sınırlarının plana işlenmesi sonucunda, mevcut 116/21 Sokağın otoyol ile ilişkisinin ve yol sürekliliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin ulaşım kararlarının ve bu kararların ulaşım sistemi üzerindeki etkilerinin ortaya konulmadığı,

- Dava konusu 29.01.2025 onanlı Koruma Amaçlı İmar Planlarında Zeytinlik alanlarda yapılacak yapılara ilişkin kat yüksekliğinin tanımlanmamış olunmasının koruma imar planı yapım esaslarına ve ilkelerine, doğal sit alanlarının koruma-kullanma dengesi uyarınca ele alınarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ilkelerine uygunluk oluşturmadığı,

- Koruma Amaçlı İmar Planlarında Zeytinlik alanlara ilişkin kat yüksekliğinin tanımlanmamış olmasının planlama alanına özgü doğal değerlerin ve ekolojik dengenin korunmasına yönelik gerekli duyarlılığı barındırmadığı, Zeytinlik alanları yapılaşma baskısı altına sokabilecek nitelikte bir yapılaşma koşulu olduğu,

- Koruma Amaçlı İmar Planları Plan Açıklama Raporunda Zeytinlik alanlara ilişkin nüfus hesaplama yönteminde birbiriyle çelişen hesaplama ve kabullerin bulunduğu, böylesi bir hesaplama tekniğinin koruma amaçlı imar planı ve uygulama imar planı hazırlama tekniğine uygunluk göstermediği, Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin rapor hazırlama ilkelerine uygunluk oluşturmadığı,

- Koruma amaçlı imar planları ve plan değişikliklerinde Zeytinlik alanlardaki yapılaşma koşullarının zeytinlik alanlara yönelik analitik ve bilimsel dayanağı olan etüt çalışmalarına dayandırılmadığı,

- Plan değişikliğinde Zeytinliklere yönelik getirilen plan hükümlerinin (33 ve 34 nolu plan hükümleri) zeytinlik parsellerinde konut kullanımını önceleyen bir yapılaşma dokusu önermekte olduğu ve zeytinlik sahalarının olağan bir imar arsası gibi ele alınmasına olanak tanıdığı, dolayısıyla zeytinlik alanlarında tanımlanan bu yapılaşma koşullarının zeytinlik parsellerdeki zeytin ağaçlarının zarar görmesine neden olacak koşulları getirdiği,

- Zeytinliklere yönelik getirilen plan kararlarının zeytinlik sahalarını konut gelişme baskısı altına alacak niteliğe sahip kararlar olduğu,

- Zeytinlik alanlara getirilen yapılaşma koşullarının planlama bölgesinde tarımsal açıdan yüksek ekonomik değere sahip, flora ve fauna bakımından zengin ve nitelikli bir tarımsal ekosistemi barındıran zeytinlik sahalarının tahribine ve zaman içinde yok olmasına sebep olacak koşulları getirdiği,

- Dava konusu imar planlarında zeytinlik alanlara ilişkin getirilmiş olan yapılaşma koşullarının Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 10. maddesi hükümlerine uyumluluk oluşturmadığı, zeytinliklerin korunmasına yönelik mevzuatın temel yaklaşımı ile plan ana kararları, koruma amaçlı imar planlama ilkeleri ve koruma-kullanma dengesi bakımından uygunluk oluşturmadığı,

- Zeytinliklere yönelik getirilen Konut-Zeytinlik kararının ve ilgili plan hükümlerinin zeytinliklerin sahip olduğu ekolojik, tarımsal ve kültürel değerleri açısından telafisi güç zararlar yaratacak etkilerinin olduğu,

- Dava konusu koruma amaçlı imar planları ve plan değişikliğinde getirilen planlama alanının eğimi yüksek olan kuzey kesiminde 200 kişi/ha, E = 0.9 ve Yençok-Z+5 kat yapılaşma koşullarıyla tanımlanan konut gelişme alanı kararının; bölgede yüksek kazı-dolgu gereksinimi ve istinat duvarı uygulamalarını zorunlu kılarak alanın doğal topoğrafyasına ve siluetine zarar verecek nitelikte olduğu,

- Dava konusu imar planlarının "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" statüsündeki doğal sit alanında, doğal yapıyı ve topoğrafik karakteri gözetmeyen yüksek yoğunluklu ve çok katlı yapılaşma kararları getirdiği,

- Dava konusu imar planlarının Zeytinlik alanlarla mekânsal bütünlük oluşturan ve tarımsal peyzajın parçası niteliğinde olan alanlarda, 3573 sayılı Kanun'da öngörülen yapılaşma sınırlamalarının oldukça üzerinde yoğunluk ve kat kararları getirdiği,

- Dava konusu imar planlarında Zeytinlik alanlarla bütünleşik konumda yer alan parsellerin tarımsal kullanım ile bağdaşmayan, zeytinliklerden yüksek yoğunluğa sahip konut alanı olarak tanımlanmasının, zeytinlik alanlar üzerinde dolaylı yapılaşma baskısı oluşturabilecek bir mekânsal kurgu ortaya koyduğu ve zeytinlik alanların bütünlüğünü zedeleyeceği,

- Dava konusu imar planlarında Zeytinlik alanlarla bütünleşik konumda yer alan konut gelişme alanı kullanım kararı getirilmiş parsellerin zeytinliklerden yüksek yoğunluğa sahip alanlar olarak tanımlanmasının planlamada eşitlik ilkesine ve kamu yararına aykırılık teşkil ettiği,

- Dava konusu imar planlarının önceki plan kararlarıyla kamusal yatırım alanı olarak belirlenmiş mezarlık alanlarını yeterli ve güçlü bir kamu yararı gerekçesi ortaya koymaksızın konut ve diğer kullanımlarda tanımlamasının, kamusal yatırım kararlarının kapsam ve bütünlüğü ile sürekliliğini zedeleyen bir planlama yaklaşımı olduğu,

- Dava konusu imar planlarının önceki planlarla getirilmiş olan kamu yatırımlarını (mezarlık) kaldırmasının kamusal kaynakların etkin, verimli ve rasyonel kullanımını engellediği, bunun kamu yararına uygun olmayan bir planlama yaklaşımı olduğu,

- Dava konusu imar planları ile getirilen yoğunluk ve yapılaşma kararlarının çevre yerleşimlerle ve alanın doğal-fiziki özellikleriyle uyumlu olmadığı,

- Dava konusu imar planları ve plan değişikliklerinin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesi uyarınca henüz bir arazi ve arsa düzenlemesine konu edilmemiş olunması nedeniyle planlama alanındaki Zeytinliklerde Düzenleme Ortaklık Payında yasal sınır olan %45'lik üst sınırın aşılıp aşılamayacağına yönelik bir değerlendirmenin yapılamayacağı,

*- Ancak; planlama alanında 18. Madde uygulama yapılması halinde zeytinlik alanlarından 3573 sayılı Kanun'da öngörülen %10'luk sınırın üzerinde DOP alınmasının gerekeceği sonucunun doğabileceği yönünde kuvvetli bir olasılığın bulunduğu, ne var ki, böyle bir DOP alımının 3573 sayılı Kanun hükmüne aykırılık oluşturduğu,

- Dava konusu imar planlarının 18. Madde uygulaması ile uygulama görmesi halinde, teknik ve sosyal altyapı alanlarının planlama alanındaki konumu ve dağılımından dolayı, uygulama alanlarındaki DOP oranlarında dengeli olarak dağılımın mümkün olamayacağı, bunun ise planlamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu,