Böbürlenme Padişahım!

Abone Ol
Her insanın kendine göre hayalleri ve kendine has planları vardır. Bu sebeple adımlarımızı bu yönde atarak planlarımız dahilinde hayallerimize ulaşmak için çaba sarf ederiz. Çabalarımızın sonunda eğer hayallerimize ulaşabilmişsek; biz buna 'başarı' deriz. Yani başarmak sonuç almaktır. 'Benim bileğimi bükecek adam yok!' gibi bir düşünce içerisindeyseniz ve dahası böyle bir irade ortaya koymuşsanız da; daha önce benzer zaferler elde etmiş olmalısınız. Yok değil bu söylem sadece bir iddiadan ibaret ise bunun adı 'megalomanlık' olur.



Kimileri hak ederek, hakkıyla ve de hakkını ver vere bir yerlere gelir. Kimileri ise tamamen bir rastlantı sonucu ordadır. Hak edip, hakkıyla ve de hakkını vere vere bir yerlere gelenler için sözüm yok. Onlar bulunduğu makam ve mevkii için karşılaştıkları zorlukları unutmadan hareket eder ve kazandıklarına sahip çıkarlar. Oysa kolay bulan çabuk kaybeder! Nihat Genç'in katıldığı bir programdaki sohbeti çok ilgimi çekmişti: 'Ankara'ya uçakla gidiyorlar. Yani çok kolay gidiyorlar. Oysa yürüyerek, emekleyerek gitseler böyle mi olur?' diyen Genç'in anlatmak istediği şey aslında çok basitti. Tabi anlayana…



Rastlantı dedik ya… İşte bazıları, bazılarının nice emekle geldiği yere birden gelip oturuverir. Aslına bakarsanız kendide nasıl geldiğini anlamaz. O koltuğun adamıymış gibi görünmeye başlar. Hatta böbürlenir de… Ve hatta o koltuğun kendi hakkı olduğunu bile iddia eder. Kimi buna güler geçer. Kimi 'Var ol, büyüksün!' der; aslında o küçük, küçücük adama… 'Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır!' İşte bu atasözü her şeyi açıklar aslında…



Geldik bir yazının daha sonuna… Sanki bütün yazılarımı okurmuş gibi 'Birader sende hep CHP yazıyorsun, birazda AKP yaz!' diyenler bilsin ki; beni en çok ilgilendiren konu AKP karşısında mücadele veren CHP'nin bugün içine düştüğü durumdur. Yani giderek AKP'lileşen bir CHP'den rahatsızlık duyuyorum. Hala şu genel başkan değişimini içime sindiremediğimi düşünen insanlar var. Bu insanlar yazılarımın da bu fikrin gölgesinde üretildiğini düşünüyorlar. Ben bugüne kadar genel başkan değişmesin diye bir irade ortaya koymadım. Aksine her zaman değişim ve gelişimden yana biri oldum. Lakin eğer gelen gideni arattırıyorsa da kimse bunun adına 'değişim' diyemez. Azınlıkta da kalsa yorumların bana göre önemli bir kısmında neden AKP'ye yönelik yazıların kaleme alınmadığına dair yakınmalar okuyorum. Bende bu yorum sahiplerini anlayamıyorum. Bana göre bugün mevcut CHP'yi eleştirmeyen herkes AKP'nin ekmeğine yağ sürüyor. Gittikçe AKP'li olan bir CHP ile karşı karşıyayız. Ben seyirlik değil ömürlük bir CHP istiyorum!
CHP'ye takık olduğumu düşünenler için güzel bir fıkra ile yazımı sonlandırmak istiyorum. Yine yeniden görüşmek üzere…



Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp duruyordu. Aynı trafikçinin önünden beşinci defa geçerken, polis de merak etti ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı da…


Not 1: Bir yorumda Ödemiş'in mevcut belediye başkanı ile aramdaki hakaret davası sorulmuş. 27.10.2011 saat 09.25'de Ödemiş Sulh Ceza Mahkemesi'nde duruşmamız var. Çok merak edenler buyurun gelsin. Değilse bu konuyu bir daha yorumlarınıza taşımazsanız sevinirim.
Not 2: Yine bazı yorumlarda il binasında ağladığım hususu üzerinde ısrarla durulmuş. Bu konuda çok ciddi bir yazı hazırladım. İnanın bana o gün o odada bulunan 5 kişi bu yazının altından kalkamaz. Özellikle de orkestra şefi hiç kalkamaz. Sayın şef, saz arkadaşlarınıza lütfen tembih edin; akıllı olsunlar! Zira; 'Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü' diye bir atasözümüz olduğunu da hatırlatırım. Bir ara Ödemiş'te 'Başkan Şakir Şaşkın' efsanesi yaşandı. Herkes hikayeyi çok sevdiğinden cüzdanında taşıdı. Sizde İzmir'de buna benzer bir kahramanımız olsun istiyorsanız devam edin!
Not 3: Yazılarım için kimseden icazet almadığım gibi kimse de benim neyi yazıp neyi yazmayacağıma karar veremez. Ödemiş'te hastane sorununu yaz diyen arkadaş; hastane yeri tespitinde CHP'li meclis üyelerini beklemeden AKP'li meclis üyeleriyle toplantı yapan başkanı yazarsam bana yine kızarsın. En iyisi mi sen bu işi de karıştırma! Sabret, Ödemiş'le ilgili daha güzel şeyler yazacağım.