Bisküvi – bisküvit – büsküüt – püsküüt – püskevit

Abone Ol
Dediler ki şunun şurasında seçimlere neredeyse sayılı günler kaldı, ortalık toz duman sen kalkmış survivor yazıyorsun…
İyi de birincisi, ben hiç anlamam ki siyasetten… Siyasetle aramdaki tek bağ, seçimden seçime sandığa gidip bana göre çok kıymetli oyumu vermek…
İkincisi de, zaten adaylarla yatıp vaatlerle kalkıyoruz… Herkes bir şeyler yazıyor, bir şeyler söylüyor, bir de ben girmeyeyim araya… Dedim…
Dedim, ama dinletemedim… Yok yok vardır illaki karalayacağın 3-5 cümle dediler… Düşündüm taşındım ne yazabilirim diye, ana haber bültenlerini, gazete başlıklarını getirdim gözümün önüne… Bir de baktım ki, son 15 günde siyasetle ilgili 2 şey kazınmış hafızama…
Birincisi…..
Bir bilmecem var çocuklar
Haydi sor sor
Çayda kahvaltıda yenir
Acaba nedir nedir
Püskevit denince akla
Tamam şimdi buldum
Hemen onun adı gelir
Bahçeli, Bahçeli, Bahçeli…
Öncelikle sayın Bahçeli doğru söylemiş, insanın fena halde canı çekiyor… Mesela şu an yazarken bile çaya püskevit batırıp batırıp yiyorum…
Bisküğütü, bisküviti, püsküüütü çokca duymuştum da püskeviti hiç duymamıştım demiyeceğim, çünkü sanki hayal meyal babaannemden hatırlıyor gibiyim... Zaten bu kelimeyi duyduğum an direkt olarak rahmetli babaannem ile Devlet Bahçeli'nin tanışıyor olabilme ihtimali geldi aklıma ve rahmetle andım…
Neyse, bu püskevit MHP'nin 40. yılı matematiğinden sonra favorim oldu…Hele ki sevgili Cem'in bana izlettiği Southpark versiyonunu tek geçerim…

Bisküvi – bisküvit – büsküüt – püsküüt – püskevit… Ben buna kısaca bisküvinin Türkiye'de çektiği zulümün adı demek istiyorum… Çünkü bu değişimi Darwin görse kesin ağlardı…
Ve yine ben diyorum ki, hatta inanıyorum ki püskevite gülenlerin çoğu ''şemsi paşa pasajı'' ya da ''kırk küp, kırkı da kulbu kırık küp'' diyemez… Var mısınız iddiaya… Ben ne koca koca adamlar gördüm naylona laylon, gardroba gardolap diyen… Uzun lafın kısası, sayın Bahçeli biscolata reklamlarına özenmediği sürece, bence sorun yok, son derece de şirin bir söylem…
Ve en ağır siyasetimi yapıp, diyorum ki, püskevit dedikten sonra sayın Bahçeli de başbakan olmayı hak etmiştir, hatırlatayım halüsinasyon diyemeyen bir başbakanımız vardı…
İkinci siyasi yazımı yarın yazmak üzere bu konuyu Bahçeli'ye bir öneriyle bitirmek istiyorum
Püskevitin yanında ne iyi gider? Kahve… Bir kahvenin kaç yıl hatırı vardır? 40…. MHP'nin 40. Yılı kutlu olsun…
Evinizde çocuklar televizyonun karşısına dizilmiş oturuyorlar, karşılarında sahaya çıkan Real Madrid'in kadrosunda Ronaldo'lar, Kaka'lar, Benzema'lar ayaklarında toplar birbirleriyle paslaşıyorlar, şakalaşıyorlar… o çocuk aklından geçiriyor bizim de bir Ronaldo'muz, bizim de bir Kaka'mız, bizim de bir Benzema'mız olsa diyor, başkan bize neden almıyorsun diyorlar, biz de neden yok diyor….
Dipnot: Ayrıca ben de püsküüüt diyorum nolmuş yani… Bisküvi demeye üşeniyorum, dudağım şekilden şekle giriyor… Bisküvi demek için en güzeli püsküüttür püsküüt, benden söylemesi…