Biri Köroğlu diğeri körün oğlu!

Abone Ol
Ne menem şey bu siyaset? Herkes birbirini yemenin derdinde… Aynı ideoloji için savaş veren insanlar bir adım öne geçmek adına herkesi kolayca harcıyor. Bunun adına 'siyaset' diyorlar. El, omuz verip fikri mücadeleyi yüceltmek çoğu insana zor geliyor. O nedenle kimileri daha kolay bir yöntem olan adam harcama tekniği ile davasını ve dava arkadaşlarını ayaklar altına alarak çirkin bir mücadele sergiliyor. Ve maalesef bunun adına da 'siyaset' diyorlar.
Baykal zamanında şartsız koşulsuz önseçim ve çarşaf liste isteyenler maalesef yine muradına eremedi. Üye kayıt aracı ile sokak sokak gezip mazot harcarken sözüm ona 'kolay üyelik' naraları atanlar daha geçen hafta baro başkanlığı ve DSP il başkanlığı yapmış bir isim olan Özdemir Sökmen'in 'Ben partiye on aydır üye olamıyorum!' serzenişini acaba duymadılar mı? Kimse kusura bakmasın ama bu Yeni CHP'de görüntü var, ses yok! Varsa yoksa; laf, laf, laf! Ama herkes biliyor ki; lafla peynir gemisi yürümüyor. İşi de gücü de laf olanlar; 'Oy patlaması yapacağız', 'İşte şu kadar vekil çıkaracağız' diyerek örgütün üstüne kürek kürek ölü toprağı serptiler. Kasa desen; tam takır, kuru bakır! Partinin varını yoğunu reklama yatırıp Baykal'ı iki puan geçtik diye sevinenler bilmem gelen ihtar mektuplarının farkındalar mı? Elektriği, telefonu kesik örgütler var, haciz kapıda diye yazılıyor. E ekranlarda 'Ben Kemal Kılıçdaroğlu' diye başlayan reklamlar bedavaya dönmedi. O kadar reklamı Osman Pamukoğlu yapsa inanın bana HEPAR barajı geçerdi.
Deniz Baykal için hizipçinin Allah'ı, anti demokratik uygulamaların kral'ı diyorlardı. Deniz Baykal gitti. Hem de çok çirkin bir tezgahla… Peki, o gitti de ön seçim mi geldi? Çarşaf liste mi var? Evet, yeni tüzükte önseçim ve çarşaf liste var. Ama son karar yani son söz yine MYK'nın… Üstelik yeni tüzükle birlikte MYK denilen o çok önemli kurulun üye sayısı da azaltılıyor. İşte tam da bu noktada aklıma o meşhur hikaye geliyor. Hani ağa ve marabası arasındaki iddialar sonrasında gelen tuhaf ama bir o kadarda anlamlı 'Biz bu b*ku niye yedik?' sorusu ile biten o bilindik hikaye…
Şimdi soruyorum sizlere Yeni CHP için demokrasi; Ankara il delegelerinin topladığı kongre imzalarına direnmek mi demek? Sağa sola tehditler yağdıran bir il başkanına sahip çıkmanın adı mı demokratlık? 'Gerekirse dört yıl mecliste yemin etmeyeceğiz' diyen bir genel başkan dört günde tuşa geliyorsa; acaba istikrar bunun neresinde? Aklınca Ergenekon tutuklamalarına tepki gösterdiğini sanıp; 'Bir gün bizi de alacaklar!' diyerek ümit yerine ümitsizlik saçan bir lider olabilir mi? Referandum'da dağdan taştan, uçan kuştan 'hayır' oyu isteyip 'hayır' dememek veya diyememek çok mu normal?
Atatürk'ü önce kitaplardan, sonra gönüllerden silmeye çalışan insanlarla benim işim zaten olmaz. Ben sarı saçlı, mavi gözlü Mustafa Kemal'i özlüyorum. Onun bize miras bıraktığı Cumhuriyet için endişeleniyorum. Cumhuriyet sevdalısı Türk Gençliği'ne umut olup ışık saçan partimi yeniden görmek istiyorum! Yeni CHP değil Yeniden CHP için herkes biraz kendine gelmeli! Ne olup bittiğini görebilmeli! Körün oğlu olmak kolaydır! Asıl mesele 'Köroğlu' olmaktır.