Bilmem ne zaman öğreneceğim boşver demeyi

Abone Ol
Yıllardır AKP'nin yaptığı tahribatla yatıp kalkıyoruz. Ödümüz patlıyor, ülke elden çıkıyor diye…
Geceleri, eyvah ülke bölünüyor diye uyuyamıyoruz…
Gündüzleri, 'bunlar Atatürk'ün adını siliyorlar her şeyden' diye hayıflanıyor, kahroluyoruz…
Tek soluk aldığımız şey, AKP'nin de değiştiremeyeceği bazı şeylerin olduğunu bilmek…
Doğa, hava, su, yeşilin rengi, denizin tuzu ne bileyin kedi yavrularının sevimliliği vs.
Elbette dilden dile dolaşan fıkralar…
İşte size onlardan biri:
Üç zengin Yahudi kardeş, annelerine doğum gününde birer armağan vermeye karar vermişler.
Biri kocaman bir ev almış.
Diğeri, bir limuzin almış ve bir şöför tutmuş.
Üçüncüsü ise çok farklı bir şey armağan etmiş. Annesinin gözleri iyi görmediği ve Tevrat'ı rahat okuyamadığı için ona Tevrat'ı ezbere bilen bir papağan armağan etmiş. Tam 12 yıl boyunca, 12 haham uğraşmış papağanı eğitmek için.
Başka kentte oturan anneleri kısa süre sonra çocuklarına birer teşekkür mektubu yazmış.
Birinciye; 'Abraham, ev için çok teşekkür, ama bana çok büyük geliyor' demiş.
İkinciye; 'Mişon oğlum, gönderdiğin araba için çok teşekkür ederim. Ama arabayı hiç kullanamıyorum. Çünkü yolculuk için çok yaşlıyım' demiş.
Üçüncüye; 'Sevgili Solomoncuğum. Annesini mutlu etmeyi sadece sen biliyorsun. Sevginin büyük armağanlar vermek olmadığını gösterdin. Gönderdiğin tavuğu dolma yaptım. Çok lezzetliydi. Seni çok seviyorum' diye yazmış…
***
İşte size bir yaşam dersi. Hoşunuza gitsin gitmesin, böyleleri de var çevremizde…
Her kesimde, yaşamı basite indirgeyerek umursamaz bir yaşam sürdürenlerin sayısı almış başını gidiyor…

Ülkemize bir toprak parçası basitliği ile bakıp, onun yüceliğini ve kutsallığını düşünmeden yaşamak nasıl bir şey acaba?