Metehan UD/ EGEDESONSÖZ – Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED sürecini başlattığı, oyuncu Erkan Petekkaya’ya ait Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından Karaburun’da yapılması planlanan “Karaburun DGES (24 MWm / 16 MWe – 24,46 hektar) ve Elektrik Depolama Tesisi (16 MWe / 16 MWh)” projesine yönelik açılan davada kritik bir aşamaya gelindi.
Bakanlıktan daha önce “ÇED Olumlu” kararı alan projeye karşı Karaburun halkı, yerel yönetim ve sivil toplum örgütleri uzun süredir itiraz ediyordu. ÇED toplantısının yapılmak istendiği gün köylüler, bakanlık ve şirket yetkililerinin köye girişine izin vermemiş, toplantının araç içinde yapılmış gibi gösterilmesi kamuoyunda büyük tepki çekmişti.
Karaburun Belediyesi projenin iptali için dava açarken, Karaburun Kent Konseyi Başkanı Mustafa Özer de davaya müdahil oldu. Dava kapsamında geçtiğimiz günlerde bilirkişi heyeti bölgede keşif ve inceleme yaptı. İncelemenin ardından hazırlanan bilirkişi raporu, projenin geleceğini doğrudan etkileyecek nitelikte tespitler içeriyor.
“PLANLAMA İLKELERİNE AYKIRI”
Bilirkişi raporunda, projenin İzmir–Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yer almadığı, ayrıca planlama alanının Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde bulunduğu vurgulandı. Raporda, farklı koruma statülerine sahip alanlar ile “mera” vasfındaki parsellerin, kadim kullanım amaçları dışında değerlendirilmesinin planlama ilke ve esaslarıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
Proje alanının yerleşim alanlarına çok yakın olduğuna dikkat çekilen raporda, tesisin hayata geçirilmesi halinde geri dönülmesi mümkün olmayan çevresel zararların ortaya çıkabileceği belirtildi.
‘MERA ALANLARI YOK OLMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA’
Biyoloji ve flora değerlendirmesinde, proje alanının “Çayır–Mera ve Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünde olduğu hatırlatıldı. GES panellerinin kurulumu sırasında doğal bitki örtüsünün sıyrılacağı, kök sistemlerinin zarar göreceği ve bunun floristik çeşitlilikte geri dönüşsüz kayıplara yol açacağı belirtildi.
Raporda özellikle mera verimliliği açısından kritik öneme sahip baklagil türleri ile endemik bitkilerin yok olma riski altında olduğu vurgulandı. GES sahalarının çitlerle kapatılması nedeniyle hayvan girişinin engelleneceği, bunun da mera fonksiyonunun tamamen kaybolması anlamına geldiği ifade edildi.
Ayrıca panellerin oluşturacağı gölgeleme etkisinin, güneşi seven mera türlerini baskılayacağı; istilacı ve ruderal türlerin yayılımını artırabileceği kaydedildi.
‘FAUNA DEĞERLENDİRMESİ YETERSİZ’
Bilirkişi raporunda, nihai ÇED raporunda yalnızca omurgalı hayvanların ele alındığı, omurgasız canlıların tamamen göz ardı edildiği tespitine yer verildi. Güneş panellerinin neden olduğu ısıl yansımanın böcekler ve kuşlar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmediği ifade edildi.
Karaburun Yarımadası’nın hâlihazırda rüzgâr enerji santralleri nedeniyle ciddi bir antropojenik baskı altında olduğuna dikkat çekilen raporda, bu projenin ekosistem bütünlüğünü daha da zayıflatacağı vurgulandı.
Proje alanının kuş göç yolları üzerinde yer aldığı, ayrıca endemik Anatololacerta anatolica türünün yayılış alanında bulunduğu, ancak bu tür için herhangi bir koruma eylem planının hazırlanmadığı da raporda yer aldı.
YERALTI SULARI VE TARIM TEHDİT ALTINDA
Ziraat mühendisliği değerlendirmesinde, ÇED dosyasında tarım ve mera alanlarına yönelik etkilerin bilimsel verilerle ortaya konulmadığı, alınacak önlemlerin somut şekilde açıklanmadığı belirtildi.
Kazı, dolgu ve tesviye çalışmaları sonucunda doğal çatlak yapıların ortadan kalkacağı, bunun da yeraltı suyu beslenmesini ciddi biçimde azaltacağı ifade edildi. Zaten su kıtlığı yaşayan Karaburun’da, bu durumun tarımsal sulamayı olumsuz etkileyeceği vurgulandı.
Raporda ayrıca GES’lerin yarattığı ısıl etkinin, tarımsal tozlaşmada hayati rol oynayan arılar ve böcekler üzerindeki etkilerinin ÇED raporunda hiç ele alınmadığına dikkat çekildi.
“ÇED DOSYASI EKSİK VE YETERSİZ”
Bilirkişi heyeti, çevre mühendisliği açısından da özellikle lityum-iyon elektrik depolama tesisine ilişkin risklerin ve önleyici mühendislik önlemlerinin ÇED raporunda yeterince ortaya konulmadığını belirtti.
Raporda, ÇED dosyasının genel ifadeler ve taahhütlerle hazırlandığı, somut, bilimsel ve araştırmaya dayalı verilerin bulunmadığı açıkça ifade edildi.
ORTAK KANAAT: PROJE UYGUN DEĞİL
Bilirkişi kurulu, tüm bu değerlendirmeler ışığında projenin çevreye ciddi olumsuz etkiler yaratacağı, ÇED dosyasının eksik ve yetersiz olduğu ve bu haliyle projenin belirtilen alanda yapılmasının uygun olmadığı yönünde ortak kanaate vardıklarını rapora geçirdi.
Yakın zamanda mahkemenin vereceği karar bekleniyor.
PROJE HAKKINDA
Projenin gerçekleştirileceği Güneş Enerji Santrali Alanı'nda 24 MWm/16 MWe Kurulu gücünde santral kurulacak. Yine bölgede 545 Wp gücünde 44 bin 37 adet Bifacial Çift Cam Modülü panel ve 333,340 kWe gücünde 48 adet inverter kullanılacak.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması'na göre 518 ada 100 ve 101 parsel Mera ve 518 ada 102 parsel ham toprak niteliği taşıyor. Proje alanı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında İzmir K-16 paftasında kalmakta olup tesis alanı Çayır-Mera ve Özel Çevre Koruma Bölgesi niteliği taşıyor.
Toplam 32.000.000 kWh/yıl elektrik üretilmesi ve üretilecek olan enerjinin, Karaburun TM OG (TR-1) barası (90 MVA)'' na girdi-çıktı şeklinde bağlanması planlanıyor.