Daha sonra silkelemenin dozu arttı. Mali operasyonlara ek olarak çok güçlü bir yargı hamleleri geldi. Bu hamle bir yandan CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmaları ile ilerlerken, diğer yandan “Mutlak Butlan” kılıcı sallanmaya başladı.
Belediye başkanı ve yöneticilerine yönelik tutuklama ve tehdit çalışmaları belli ölçüde sonuç verdi. Bazıları direnmeyi tercih etse de çok sayıda belediye başkanı AKP rozeti takmayı tercih ederek, paçayı kurtarma yolunu seçti.
Çünkü hakkınızda ne kadar ciddi iddialar olursa olsun, AKP rozeti takılınca dokunulmazlık kazandığınız gibi, teşvik de görüyorsunuz. Bu, Özlem Çerçioğlu örneğinden beri çok açık ortada. Hatta Çerçioğlu ve Burcu Köksal örneklerinde olduğu gibi, bu dokunulmazlık ve teşvik eşleri de kapsamaktadır.
Ayrıca mal mülk kaybına uğrama ve hapis yatma ihtimali olanların bir bölümü de bu pazarlıkta, itirafçı olmayı tercih ettiler. Bunların sayısının hiç de istisna olmadığı ortada. Silkeledikçe ortalığa dökülenlere bakınca, siyasette ne kadar çürük elma olduğunu görmeye başladık.
Tabi CHP’ye yönelik kuşatma sadece belediyeler üzerinden yürümüyor. Kurultay ve parti kapatmaya kadar giden diğer yargı sopaları da sallanmaya devam ediyor. Kılıçdaroğlu ve etrafında oluşan grup, böyle bir yargı kararı ile CHP’de yaşanma ihtimali yüzde yüz olan kaosu göze alarak, Saraya yeşil ışık yakıyorlar.
Her ne kadar Kılıçdaroğlu ve yakınındaki profesyoneller, “Mutlak Butlan” kararını, CHP’yi arındırma fırsatı ile meşrulaştırmaya çalışsalar da, aslında işin aslı hiç de öyle değil. Bunun birçok göstergesi ortada. Bu etrafa saçılan çürük elmaların çoğu, zaten Kılıçdaroğlu’nun dizinin dibindeydi. Ayrıca şu anda görevde olmayan ve Kılıçdaroğlu’nun etrafında kümelenenlerin çoğunun da matah siyasetçiler olduğunu düşünmek ya çıkarla olur ya da duygusal bakış ile.
Ama öte yandan İmamoğlu ve Özgür Özel’in de aday belirlerken eski tas eski hamam hareket ettikleri çok açık. Bu olaylar daha hiç ortada yokken ve adaylar açıklanır açıklanmaz, bunu defalarca yazdık. Eş dost kapitalizmi Kılıçdaroğlu zamanında da Özel zamanında da devam etti.
Şu anda kamuoyuna saçılan rezilliklerin daha fazlası tabi ki iktidar partisinde de yaşanmaktadır. Ama daha önce de ifade ettiğimiz gibi, AKP rozeti, bu rezillikleri örtmeye yaramaktadır.
CHP’nin bütün bu olup bitenlerden etkilenmemesi mümkün değil. Her ne kadar süreç hukuksuz bir şekilde yürütülse de. Ancak CHP’ye yönelik kuşatmanın AKP’li çevreler ve Kılıçdaroğlu etrafında kümelenen profesyonel siyasi ve basın ekiplerinin istediği sonucu vermeyebilir. Yani CHP’yi yerle bir edip, iktidarın yelkenlerini doldurmaz.
Çünkü hem operasyonların sadece ana muhalefete yönelik olması ve aslında AKP’li belediyeler ve bakanlıklarda da benzer yozlukların yaşanması, Saray iktidarının kamuoyundaki desteğini artırmaz ama aynı zamanda geniş kitlelerin her geçen gün artan derin yoksulluğu buna izin vermez.
CHP’nin oy desteğindeki artışı sürdürmesi, Özel’in olağanüstü performansına rağmen kolay değil. Ancak yine de Mansur Yavaş gibi bir aday karşısında Erdoğan’ın şansı son derece zayıf kalacaktır. Bunu gören Saray ekibinin bundan sonraki stratejisi, CHP’yi silkelemeye devam etmenin yanı sıra, Mansur Yavaş’a yönelik hamleler olması, sürpriz olmayacaktır.