Politika

Belediyelere operasyon iddialarına CHP'den tepki!

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir’de CHP’li ilçe belediyelerine yönelik operasyon yapılacağı iddialarına yanıt verdi. Güç, haberlerin belediye bürokrasisini yavaşlatmak için ortaya atıldığını dile getirdi.

Abone Ol

Berivan KAYA/EGEDESONSÖZ- CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İzmir’de CHP’li ilçe belediyelerine yönelik operasyon yapılacağı iddiaları kamuoyunda geniş yer bulmuştu. Operasyon iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, haberlerin belediye bürokrasisini yavaşlatmak için ortaya atıldığını dile getirdi.

Güç açıklamasında, “Bu iddialar bizim de kulağımıza geliyor. Böyle bir şey şu an söz konusu değil. Belediyelerde sürekli bir baskı var. Haberlerin çıkmasının sebebi, belediye bürokrasisini sıkıştırmak. Devlet memurlarını korku ve baskı altına almaya çalışıyorlar. Bu haberler bilerek yapıldı. Belediyenin işleyişini yavaşlatmaya çalışıyorlar. Bürokrasi yavaşlasın ki belediyeler çalışamaz hale gelsin anlayışıyla çalışıyorlar. Belediye içerisinde sıkıntıya neden olduğuna eminiz” dedi.

SİYASİ OLARAK TOPLUMA ANLATMAK GEREKİYOR
Dün gerçekleşen ilçe başkanları toplantısında İZSU ve İZDENİZ’in çalışmaları üzerine yapılan sunumun sebebini anlatan Çağatay Güç, “Ben kamuoyuna kendim açıklıyorum. Siyasi olarak da ilçe başkanlarımıza ve yöneticilerimize açıklamamız gerekiyor. Körfez kirliliğiyle ilgili teknik anlamda İZDENİZ’in ve İZSU’nun bir açıklaması var. Bunu bizim siyasi anlamda topluma anlatmamız gerekiyor” dedi.



AK PARTİLİ SİYASİLERE SESLENDİ: İZMİRLİ OLARAK BAKIN
İZSU ve İZDENİZ tarafından ciddi bir emek harcandığını dile getiren CHP’li Güç, “Merkezi hükümet tarafından bununla ilgili bir adım göremiyoruz. Sadece ‘yapamıyorsunuz’ algısını yaratmak için kendilerinin üzerine düşen görevleri kesinlikle yapmıyorlar. Gediz Nehri 3. dereceden kirlilik seviyesinde. Menemen Ovası’na ve ara derelerle İzmir Körfezi’ne bulaşan bir durum var. 3. seviye demek artık kirlenmiş su demek. Kirlenmiş suyun ne İzmir’e ne Menemen Ovası’na ne de Körfez’e faydası var. Gediz Nehri’nin denetlenmesi gerekiyor. Buraya organize sanayiler denetimsiz bir şekilde arıtma olmadan deşarj yapıyorlar. İzmir dışında birçok köyde bu Gediz Nehri’ne deşarj yapıldığını biliyoruz. Bununla ilgili teknik ve akademik raporlar var. Ama şöyle bir olgu oluşuyor; ‘Körfez’i kirli tutalım da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve ilçe belediyelerini eleştirelim.’ Bu olgudan uzaklaşılması gerekiyor. Burada siz de yaşıyorsunuz. Yarın öbür gün bunun hesabını veremezsiniz. Bundan 5 yıl ya da 10 yıl sonra İZSU bu çalışmaları yapmış, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ne yapmış dendiği zaman utanacaksınız. Çocuklarınıza verecek yanıtınız olmayacak. İzmir kentine siyasi anlayıştan uzaklaşarak İzmirli olarak bakın. Körfez, çöp tesisiyle, Karayollarının ikinci çevre yolunu yapmasıyla ve raylı sistemlerle alakalı katkıda bulunun. 2026 bütçesinde yine yoklar, 2027 bütçesinde bari seçim bütçesinde bu konuyu ele alın. Bir İzmir milletvekili gibi davranarak İzmir’e katkı sunacak çözüm önerileri getirin ve bütçe ayrılmasını sağlayın. Sadece İzmir’de oturup eleştiri üzerinden yapılan siyasetin İzmirliye hiçbir faydası yok. Amacımız örgütte bilgilendirmeyi sağlamak. Biz teknik anlamda örgütümüzü bilgilendiriyoruz. İleriye dönük neler yapacağımızla ilgili üç ayda bir toplantı yaparak bilgilendirme yapmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

SURİYE, IRAK GİBİ AİLE DEVLETİ DEĞİLİZ!
Güç açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Genel başkanımız, ‘iktidara hazırlanıyoruz’ brifingini verdi bize. Bununla ilgili parti politikasının sahada anlatılması yönünde çalışmalar yaptı. Genel merkezde inanılmaz bir motivasyonumuz var. Bu olguyu yaratan genel başkanımız ve genel merkez yöneticilerimiz. Aşırı derecede umutluyuz ve halkta bu umudu görüyoruz. Halkın bize karşı çok ciddi bir beklentisi var. Bu beklenti bize ağır bir sorumluluk veriyor. Bu sorumluluğu inşallah yerine getireceğiz ve iktidarla birlikte ülkemizi daha iyi bir konuma getireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti çok güçlü bir devlettir. Öyle Suriye, Irak gibi aile devleti değildir burası. Yüzyıllardır devlet yapısına sahip bir cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti dağılır, ekonomi toparlanamaz gibi olgulara milletimizin kapılmaması gerekiyor. Burada devlet yapısı ve devlet aklı vardır. Seçim yapılacak ve bitecek, ekonomi de hızlı bir şekilde düzelecektir. Vatandaşlarımız asla böyle bir kaygıya düşmesin.”