Bayraklı Haberleri

Bayraklı'da belediye önü eylem alanı!

Bayraklı Belediyesi ile memurların örgütlü olduğu Tüm Bel Sen İzmir 2 No’lu Şube arasında yürütülen Toplu İş Sözleşmelerinde uzlaşma sağlanamadı. Dört kez müzakere masasına oturduklarını ve hiçbir maddede uzlaşmazlık yaşamadıklarını belirten Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, bordrolar açıklanmadan iki gün önce sözleşmenin yeniden sınırlandırılarak geri gönderildiğini ifade etti.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- Bayraklı Belediyesi emekçileri, Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube ile belediye arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı. Belediye yönetiminin son teklifinin mevcut toplu iş sözleşmesinin altında kalmasına karşı memurlar eylem yapıyor.

DAYATMA DEVAM EDERSE İMZA ATMAYACAĞIZ!
Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, açıklamasında, “Bayraklı Belediyesi’nde, dört kez toplu sözleşme masasında müzakereler yürüttük. Hiçbir maddede takılmadık. Bazı maddeleri daha sonra görüşmek üzere bırakmış olsak da onları da aştık. Geldiğimiz noktada Başkan’la görüşmeler yaptık. Hukukçular görüştü, süreci sonuçlandırarak belediye başkanımızla da bir araya geldiler. Sayın Önal bize son olarak, “Hukukçular konuşsunlar, eğer onlar ikna olursa ben de özgür toplu pazarlık yolunda adım atarım” demişti. Ancak geldiğimiz son noktada, bordrolar çıkmadan iki gün önce bir haber aldık ve toplu sözleşmeler yeniden sınırlandırılarak geri gönderildi. Bunu kabul etmediğimizi her yerde ifade etmeye devam edeceğiz; orada da söyledik. Biz bu hakları bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin bahşetmesiyle, iki dudağının arasından çıkacak sözlerle bunların belirlenmesini asla kabul etmeyiz. Bu toplu sözleşme bu haliyle dayatılmaya devam edilirse, imza atmayacağımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.



BAŞKANLAR KOLTUKLARINDA YALNIZ KALIR
Belediyelerde memurlarla işçilerin karşı karşıya getirildiğini dile getiren Nihat Filiz, “Neredeyse tüm belediyelerde memur ile işçiyi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Biz bunu reddediyoruz. Bayraklı’da, Buca’da, Karabağlar’da, Karşıyaka’da, Çiğli’de tüm emekçiler bir bütündür. İşçisiyle, memuruyla herkes bu kente hizmet ediyor ve haklarını sonuna kadar almak zorundadır. Bakın, hepiniz buradasınız. Karşınızda Bayraklı Belediyesi var ama siz hizmet üretmediğinizde bu yapı sadece boş bir binadan ibaret kalır. Siz üretmediğinizde belediye başkanları koltuklarında yalnız kalır. Bu kentte hizmet üretilecekse, estetik bir görünüm sağlanacaksa ve çağdaş bir yaşam sürdürülecekse bunun gerçek üreticisi sizlersiniz. Belediye başkanları gelir, hizmet eder ve gider. Ama sizler kalıcısınız; onlar geçicidir. Biz yıllar içinde birçok belediye başkanı gördük. Belediye başkanlarına tavsiyemiz şudur: Bu görevden iyi anılarla ayrılın, çalışanların gönlünde yer edinerek ayrılın. İnsanlar arkanızdan “Çok iyi bir belediye başkanıydı, hiçbir zaman haklarımıza zarar vermedi, her zaman emekçiyi korudu” desin. Kötü anılmayın. Bizim size tavsiyemiz budur” ifadelerine yer verdi.

YASAL ZIMBIRTILAR
Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak ise açıklamasında, “İzmir’in çeşitli ilçelerinde ortak bir sorun haline gelen bu yasal düzenleme… Ben buna artık “zımbırtı” diyorum; bu yasal zımbırtıdan kurtulmamız gerekiyor. Bu nedenle belediye başkanlarımıza sesleniyorum: Bizleri, emekçileri artık geçiştirici, pansuman niteliğindeki çözümlerle oyalamayın. Bakınız; konu Genel Merkez ise Genel Merkez, belediye yönetimi ise belediye yönetimi sorumluluğunu almalıdır. Ancak az önce de ifade ettiğim gibi, burada arkadaşlarımızla konuşuyoruz ama bir meclis üyesini dahi rahatsız edememişiz. Bu da bizim eksikliğimizdir. Eğer bu belediyelerin sorunlarını dile getirirken ilgili kişileri rahatsız edemiyorsak, bu da bizim ayıbımızdır. O yüzden arkadaşlar; işimize sahip çıkarken, emeğimize sahip çıkarken, hakkımıza da sahip çıkacağız. Cebimizdeki bir liranın bile hesabını sorarız. Unutulmamalıdır ki sözleşmeler, tutulmak için verilen sözlerdir. Yetkili sendikalar masaya oturuyor, aylarca görüşmeler yapılıyor. Yapılması gereken çok basit: Sözleşmeyi imzalamak ve burada çalışan emekçilerin hakkını teslim etmek. Biz emek üretiyoruz, ticaret yapmıyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz. İnsanla, yaşamla ve onurla ilişki kuruyoruz. Ancak siz bizi ötekileştiriyorsunuz. Bakınız, hizmet hiyerarşisi ortadan kaldırıldı. Bugün belediyede memur, bırakın üretim süreçlerini, adeta sistemin dışına itilmiş durumda. Bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.



YASAL SINIR BAHANESİ
Tüm Yerel-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ ise, “Bayraklı Belediyesi’nde yürütülen Toplu İş Sözleşmesi sürecinde emekçiler kazanım beklerken, karşılarına 5 bin TL’lik sosyal denge tazminatı kesintisi çıkarılmıştır. Bu, açıkça emeğe müdahaledir, hak gaspıdır! Aynı İzmir’de, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde imzalanan toplu iş sözleşmesi emekçiler adına kazanımlar üretirken; Bayraklı’da emekçinin cebine uzanan bu anlayış bir tercih meselesidir.
İsteyince oluyor, istemeyince emekçi kaybediyor. Ancak bu tabloyu sadece yerel bir karar olarak görmek de eksik olacaktır. Türkiye’de emekçinin alım gücünü her geçen gün eriten, ücretleri enflasyon karşısında değersizleştiren ekonomi politikaları; belediyeleri de daraltan, emekçiyi ise doğrudan yoksullaştıran bir zemini yaratmıştır.
Bugün Bayraklı’da kesilen 5 bin TL’nin arkasında, emeği değil mali disiplini önceleyen anlayış vardır. “Yasal sınır” bahanesiyle yapılan bu kesinti; hukukun arkasına saklanarak emeğin geriye götürülmesidir.
Bu karar hukuki olabilir ama ne vicdanidir ne de kabul edilebilir. Bugün kesilen sadece bir ücret değildir;
Bu, emekçinin sofrasından eksilen lokma, çocuğunun geleceğinden çalınan imkândır. İzmir’de kazanım mümkünken Bayraklı’da kayıp dayatmasını kabul etmiyoruz.
Emeği yoksullaştıran politikalara da, bu politikaları uygulayan anlayışlara da boyun eğmeyeceğiz. Bayraklı Belediyesi yönetimini uyarıyoruz:
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin emekten yana yaklaşımını örnek alın, bu yanlıştan derhal dönün ve emekçinin kaybını telafi edin. Aynı zamanda iktidara da sesleniyoruz:
Emekçiyi enflasyon karşısında ezen, kamu çalışanını yoksulluğa mahkûm eden politikalarınızın bedelini biz ödemek zorunda değiliz” dedi.