CHP İzmir İl Başkanı Tacettin Bayır'ın, sorun yaşadığı ilçeler ile ilgili görevden alma tartışmaları tam bir yılan hikayesine döndü. Gelinen nokta itibariyle, aradan geçen zaman dilimi göstermektedir ki Bayır bu değişimleri yapamayacak! Sürecin en sıcak döneminde patlak veren Büyükşehir Operasyonu, genel başkanın İzmir mitingi, eriyen buzlar ve kongre takviminin kapıya dayanması ilçe operasyonlarını tıkanma noktasına getirdi. Yönetim içinden beklediği desteği de göremeyen Bayır, son çare olarak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile birebir görüşmeyi denedi ancak bu kez de istediğini elde ettiği söylenemez. Konak'ın kendi ipini kendisi çekmesinin ardından, Karabağlar, Ödemiş ve Buca ilçe başkanları için değişim talebini cebine koyan Bayır, Aytekin Tunus'tan yediği golü de Ankara ziyareti sırasında aradan çıkarmayı düşünürken 'üstü kapalı veto' ile beklenmedik bir hamle ile daha karşılaştı.
İzmir ziyareti sırasında, kongre sürecinde gerçekleştirilecek ilçe operasyonlarının kenetlenme ruhunu bozacağını söyleyen Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, Bayır'a 'bekle' sinyali verdi. İddiaları dillendirmek gerekirse 'Bu tür değişimler için, örgütlerden talep gelmesini beklemek lazım. Yönetimde bir boşluk oluşursa yada yönetim düşerse bu tür değişimler gündeme getirilmeli. Kongre sürecine girilmişken, durulan suları bulandırmanın alemi yok' denildi. Konak İlçe Yönetimi'nde, kendisinden habersiz yapılan değişiklikleri de 'şikayet defterine' kaydeden Bayır, -açık açık söylenmese de- değişim şartı olarak Konak İlçe örneğinin gösterilmesi karşısında gardını düşürdü.
Bayır'ın gazetecilere söylediği gibi 'Sen İzmir için bir şanssın. Çalışmalarından çok memnunuz' şeklinde destek alması da durumu kurtarmaya yetmez. Değiştirilmesi düşünülen ilçe örgütlerindeki parti tabanı, İl Yönetiminin önemli bir kısmı ve Genel Merkez operasyon istemiyor, ciddiye alınması gereken nokta bu. Gerekli sinyalleri alan Bayır'ın, Ankara'nın mesajları karşısında nasıl bir adım atacağı da merak konusu oldu. Durumu kişisel bir hırs haline getirip değişimde ısrar etmek mümkün. 'Tüzük yer' ama önce il yönetimini ikna etmek gerekir! Genel Merkez'in, 'Konak'ı örnek al' önerisini yanlış anlama ihtimali de bulunan Bayır'ın, yönetimdeki muhalifleri temizleme yolunu seçip seçmeyeceği de ihtimaller arasında bence! Ya da siyasette her zaman savunduğu 'dik duruş' formülü ile istifa eder mi bilinmez. Bilinen tek şey; görevden alıp almama konusunun partililere bıkkınlık verdiğidir. İşi bu kadar sulandırmanın, dillendirip budaklandırmanın kimseye bir faydası olmaz. Bugün yarın askıya çıkacak olan üye listelerinin de örgütü kongre havasına sokacağı düşünülürse, ilçelerdeki olası yeni yönetim krizlerinin partiyi zora sokacağı görüşündeyim.