EGEDESONSÖZ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Halk TV’de katıldığı programda hem ekonomik krizlerin belediyelere etkisini hem de İzmir’in kamu yatırımlarındaki payına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Tugay, Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar, pandemi, 6 Şubat depremleri ve 2020 İzmir depreminin belediyelerin mali yapısını ciddi biçimde zorladığını belirterek şunları söyledi:
“Bütün belediyelerin ekonomik sıkıntıları var. Bu sıkıntıların arka planında Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizler var. Bu ekonomik krizleri derinleştiren olaylar var. 2020 yılında pandemi oldu. Ben o dönem Karşıyaka Belediye Başkanıydım ve personelin yarısını eve gönderdik. İller Bankası’ndan bize gelen hak ediş 16 milyondan 4,5 milyona düştü. İşletmeleri kapattık ama personelimin maaşını ödemeye devam ettik. O günkü şartlarda ekonomik açıdan dibe vurduk. Arkasından İzmir’de bir deprem yaşandı. O deprem öyle sarstı ki denge bozuldu. 2021 yılında korkunç kriz yaşadık. Bir anda her şeyin maliyeti 5 katına çıktı. Personel giderleri, alım giderleri arttı. 6 Şubat depremi oldu. Bunları yaşadık. Bunlar hazırlıksız yaşanan şeylerdi. Pandemiye de, depreme de, ekonomik krize de kimse hazır değildi. O ekonomik krizlerin kimlerin kötü kararları yüzünden olduğunu da hatırlamak lazım. Ben mi ekonomik krizi yarattım? CHP’li bir siyasetçi mi sebep oldu? Biz mi iktidardaydık ve ekonomiyi yönetiyorduk? Neden bunu unutuyoruz? Belediyeleri de, şirketleri de bu hale getiren şey ülkenin kötü yönetimi. Bunu neden unutuyoruz? Sanki durup dururken kurumlar kötü duruma düştü. Bir sürü AKP’li ve MHP’li belediye de kötü durumda. Onların bir dedikleri iki edilmiyor. Yapılan yatırımlara bakın, hükümet eliyle yapılıyor. Hibeler veriliyor. İstedikleri krediler sağlanıyor. Yurtdışı kredileri onaylanıyor. Onlara her türlü kolaylık sağlanıyor. Çünkü bunlar Türkiye Cumhuriyeti şehirleri. Biz kimin şehriyiz? Biz hangi ülkenin şehriyiz? O vergileri sadece AK Partili belediyelerin olduğu şehirlerden mi topluyorsunuz? İzmir’den 2025 yılında 951 milyar lira vergi toplanmış. Yapılan yatırım 32 milyar. Bu rakamları arkadaşlarımız verileri çıkararak buldular. Yüzde 3,75. Biz yatırımda neredeyiz diye soruyoruz. İzmir, 81 ilde yatırım miktarında 77. sırada. Bunları söylerken muhteşem bazı siyasetçilerimiz, ‘burayı bize verseydiniz, biz yönetseydik böyle olmazdı’ diyor. Güçlü olan her türlü haksızlığı ve adaletsizliği yapsın ve gücün yetmiyorsa her türlü zulmü kabul et. Bu zulüm bugün banadır, yarın ona, öbür gün sizedir. Bu zulmün sonu gelmez. Bu milletin aklını en fazla burada başına toplaması lazım. Zannetmesinler kendilerini vurmaz. Bu zulmün sonunun gelmediğini 24 senedir görüyoruz. Birileri kendini güçlü hissettikçe Türkiye benim çiftliğim diye bakmaya başladı. Öyle ki ben 951 milyar toplar, canımın istediği kadar veririm. Varsın onların bin tane sorunu olsun.”
İzmir’in ciddi altyapı sorunları bulunduğunu vurgulayan Tugay şunları söyledi:
“Biz Büyükşehir Belediyesi’yiz. İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyükşehri. Bir sürü sorunu var. Süsü püsü göstermelik mesele değil bu. Bizim altyapı sorunumuz var, arıtma, yağmur suyu ayrıştırma, çöp tesisleri, çamur bertarafı yapmamız lazım. Dikili, Aliağa’nın Şakran bölgesinde kanalizasyon sistemi bir an önce kurulması lazım. Metro, ulaşım projelerimiz var. Tramvay projelerimiz var. Elektrikli otobüs almak için çalışıyoruz. Bu saydığım başlıklarda gidiyoruz Uluslararası yatırım bankasına. Kalkınma bankaları dünyada kâr için çalışmayan kurumlar. Bu tür projelere kredi veriyorlar, 3-4-5 sene geri ödemesiz, sonra da uzun vadeyle alıyorlar. Gidip özel bankadan böyle bir kredi alma şansınız yok. Biz kredi istediğimizde bize veriyorlar, ön anlaşmaları yapıyoruz. Yurtdışındaki bankalar krediyi vermeye hazır. Türkiye’deki bankalar değil. Birileri gibi Halk Bankası’ndan, Vakıf’tan almıyoruz. Zaten vermiyorlar. Yurtdışı bankalarına gidiyoruz. Kanun gereği de bunu Maliye Bakanlığı’na onaylatmanız lazım. Maliye onaylamadan o krediyi kullanamıyorsunuz. Maliyenin onaylaması demek kefil olması demek değil. Biz kefil istemiyoruz, kendimiz zaten ödüyoruz. Mevzuat gereği bir imza atacaklar. 2 senedir toplamda 1 milyar doları bulan kredimiz var ve hepsi altyapı ve ulaşım projeleri. Buca Metrosu, Üçyol’dan Buca’ya ve Gaziemir’e uzanan Türkiye’nin en uzun tüneli. İzmir tarihinde yapılan en büyük proje. Ben geldiğimde 13,5 kilometrelik bir hat olarak planlanmıştı. Şu an 17.800 metre. 18 km uzunluğunda bir hatta çevirdik. Bu metro hattı, Türkiye’nin gurur duyması gereken bir proje. 2 yıl önce yüzde 2 seviyesindeydi, şu anda yüzde 50’yi bulduk, iki yılda yarısını bulduk. Problemler yaşadık. Yeraltından akan bir nehre denk geldik. TBM arızalandı ve bakıma alındı. O arada metro durdu diye kıyametler kopardılar. Zorluklara rağmen hızlı bir şekilde gitti ve gidecek. Buna kredi kullanmayalım mı? Kredi anlaşması yapıldı ama arkasından ek anlaşmalar yapılması gerekiyor. Araçlar için kredi gerekiyor. Yurtdışı bankaları, ‘çok acınası, üzücü biz vereceğiz ama siz alamıyorsunuz ki’ diyorlar.
Çiğli arıtma tesisimiz var. 4. Faz eksikti. İnanılmaz bir hızla yaptırdık. 4. Faz için kredi anlaşması yapılmıştı, para hazırdı ve sadece imza atacaklardı. Vermediler krediyi. Biz o arıtmayı yapmak zorundaydık. Körfezde sorun olacak diye endişeliydik. Biz arıtmayı kendi imkanlarımızla yaptık, bitirdik. O krediyi bize vermeyenler utanmıyorlar. Arıtmanın kapasitesini aşan durum oluyordu. Arıtma artık kapasiteyi aşmıyor ve kirliliğe yol açmıyor. İşi yaptık, bitirdik ama kredi hala orada duruyor. Bu yurtdışından Türkiye’ye gelen bir katkı. Gidip fellik fellik bir yerlerden para aradıklarını duyuyoruz. Banka belediyeye güvenmiş ve uygun kredi veriyor neden imza vermiyorsunuz? Bu İzmir’e değil sadece Türkiye’ye yapılan bir kötülük.
Bizim Yeşildere’den Bornova’ya giden yolda trafik askımız sıkışıyor. Onu rahatlatmak için çalışmalar yapıyoruz. Aziz Başkan döneminde yapılan bir proje. Bazı sorunlar yaşandığı için istenilen hıza erişememiş. Ben göreve geldiğimden beri burayı en hızlı şekilde yapmak için ne gerekiyorsa yapalım dedik ve öne aldık. Buca Metrosu ve Onat Tüneli bittiğinde İzmir trafiği yüzde 75 iyileşecek. O iki proje bunun için çok önemli. Tünelin açılması için sadece bağlantı yolu ve iç mekaniğin yapılması gerekiyor. İhalesini yapacağız. Orada bir aksilik yaşadık. Tünelin üstündeki toprak kaydı. Üstünde evler vardı, eski ve daha önceden insanların kendi yaptıkları evlerin bazıları zemin kayması nedeniyle hasarlandı. Orada durmak zorunda kaldık. O problemi çözmek için çalıştık. Kaymanın nedenini anlamak ve tünelde sıkıntı yaratmaması için kapsamlı araştırmaya ve önlem alma sürecine girdik. Ondan dolayı biraz yavaşladı ama tünel yapılıyor, bitecek. Hem metroyu hem tüneli devreye alacağız."