Başimam neden susuyor?

Abone Ol
Potamya’’daki Başimamlık Resmi Köşkü’’ndeki toplantıya, Başimam Yardımcıları Cemil Papatya, Bülent Kubilaysever, Hayati Silici ile Baş Kadı Sadullah Ali Dibo katıldı.’¶ (Köşke 100 arşın mesafede bir fayton’’da Eski Vezir Hüseyin Teneke, ’“belki beni de çağırırlar’” diye bekledi ama kimse çağırmadı, o da uyuyakaldı zaten)
Başimam; Baş Kadı’’ya dönerek , ’“Sado, neler oluyor evlat?Ne oldu bu kendilerine hakim diyen kıdemli kadılara yahu, de bakalım.’”
Baş Kadı; Ben de henüz anlamadım Sultanım ama, Şehr-i Erzurum’’daki kadıların ellerinden mühürlerini almışlar.
Başimam; Heyyytt, Bre kim bu densizler?Tez vurun kellelerini, anlasınlar benim gücümü!
Başimam Yardımcısı Cemil Papatya Paşa; Aman Sultanım, ferman Sultanım az durun. Devir değişti, geçen Recep(Temmuz) ayında Meşrutiyet ilan etmiştiniz. Artık kullarınızın da laf söyleme hakları var.
Başimam; Peki, şimdi ben Pir’’im Nakşi Efendi Hazretlerine ne cevap vereceğim?Zaten bana ’‘kaldır at şu melun Meşrutiyeti’’ deyip duruyor.
Başimam Yardımcısı Bülent Kubilaysever Paşa; Merak buyurmayın Sultanım. Bendeniz kulunuz, hemen bir ilanat(duyuru) yaparım, hem piriniz hem de kullarınız sakinleşir.
Başimam; Peki, sen o işi yap. Bu arada, Serdar-ı Ekrem Paşa (Genelkurmay Başkanı) ne haldedir?
Hepsi birden; (titreyerek) Homurdanmaktadır, Sultanım.
Başimam; (Hayati Silici Paşa’’nın dışında hepsi huzurdan ayrıldılar) Hayati, Erzurum’’daki kadılar, Eski Van Kadısının yanına, Amerika’’ya gitsinler. Sen de hazineden aldıklarını sandıklara yükle, atları arabaları hazır tut. Ben bu havaları hiç beğenmedim.
Başimam Yardımcısı Hayati Silici Paşa; Emriniz baş üstüne Sultanım. (Bu sırada içeri bir ulak(haberci) girer ve kendilerine HÂKİM diyenlerden bir haber getirir. Haber aynen şöyledir:
RÜŞVET ALAN, DEVLETİ SOYAN PARA-PUL PADİŞAHI DEĞİLİZ BİZ. PARAMPARÇA OLMUŞ GÖNÜL HIRKALARINI DİKER, YAMARIZ BİZ. DEVLETİN BİZE VERDİĞİ İLE YETİNİR, MİLLETİ VE ATATÜRK’’Ü KİMSEYE EZDİRMEYİZ BİZ.
Başimam; Kim bu Atatürk, Hayati?Çabuk ol Hayati, atları hazır tut Hayati.
Yaklaşık bir haftadır, ufak bir rahatsızlığım var. Devamlı ilaç alıyorum. Uyuyakalmışım. Yine rüya görmüşüm.
Karışık bir rüya idi, fakat ATATÜRK o kadar gerçekti ki, Anıttepe’’den gülümseyerek bakıyordu.