Başbakanımıza; “Hesap sorulacak”, Genel Kurmay Başkanımıza; “Onbaşısın”

Abone Ol
Gün geçmesin ki, meclis çatısı altında bulunan BDP'lilerden askerimize, polisimize, Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza bir tehdit gelmesin. Dün genel kurmay başkanımıza 'ONBAŞISIN', bu gün 35 kişinin ölümüyle ilgili Gülten Kışanak'ın Başbakanımıza hesap sorulacak tehdidi. Başbakan oy verse de, vermese de, 74 milyonun başbakanı, asker de bizim askerimiz, bizim milletimizin gözbebeğidir.

Her kurumda olduğu gibi, Ordunun içerisinde de yanlış yapanlar elbet olmuştubundan sonra da olacaktır. Önemli olan şahısların, şahsında kurumların yıpratılmamasıdır. Suçlu olan, yanlış yapan, suçunun yanlışının cezasını çeker. Ancak suçluluğu kesinleşmeden, şahısların yıpratılması da doğru değildir.

Genel Kurmay Başkanımız Orgeneral ÖZEL bir gazeteye demeç vermiş; 'Kürtçe eğitimi uygun görmüyorum.' demiş. Duygularımıza tercüman olmuş. BDP Genel Başkanı Demirtaş'ta, Genel Kurmay Başkanımıza cevap vermiş; 'Senin rütben orgeneral de olsa, bizim gözümüz de onbaşısın' demiş. Bu pervasızca ifadelerin karşısında ne demek gerek bilemiyorum.

Biliyorsun önceden özerklik ilan edenler, Diyarbakır'da meclis toplayanlar, bir iki gün önce Baydemir eliyle eyalet bayrağı için kanun teklifi verenleri, açılım adı altında Haburda krallar gibi karşıladık. Sınırda özel mahkemeler kurduk.

Tam işler tersine döndü, mevcut hükümet terörü bitirecek diye ümitlenmişken, sınırda silahlı kuvvetlerimizin bombardımanıyla 35 kişinin hayatını kaybetmesi, bu güne dek şehit olan binlerce askerimiz için, askerlerimizin annesi, babası, eşi, çocuğu, 'Vatan sağ olsun' derken, gece yarısı saat 10.24'te sınırdan geçen, ne olduğu halen aydınlanmamış olan olayda ölenlerin ailelerine ödeneceği ifade edilen tazminat. Bu milletin vicdanlarında derin yaralar açmaktadır.

Birlik beraberlik mesajları verilmesi gereken yerde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Ne istiyorlarsa vereceğiz, cebimizden mi veriyoruz' ifadesi teröristleri cesaretlendirmiştir.
Genel Kurmay Eski Başkanı İlker BAŞBUĞ ve üst düzey askerlerimizin tutuklanmasının da teröristleri cesaretlendirdiğini düşünüyorum. Neredeyse Tutuklanmayan emekli orgeneral kalmadı. Suçlamalarda ilginç.

Bizim ülkemizin Kanla yazılı bir bayrağı var. Kendilerine bayrak isteyenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sınırları dışında istedikleri yere paçavralarını dikebilirler. Bizim sınırlarımız içerisinde bu girişimde bulunanlar bunun bedelini de göze almalıdırlar.

Bu millet imkansızlıklar içerisinde olduğu dönemlerde dahi Devletine, toprağına sahip çıkmıştır. PKK'ya Terörist diyemeyen bir Milletvekilinin, ya da Partinin TBMM çatısı altında oturmaya hakkı yoktur.

Birileri ortaya bir şey atıyor, ilgili gruplar, ardından talepleri sıralıyor. Verilen tavizler her zaman yeni tavizleri getiriyor. Bundan dolayıdır ki; herkese hak ettiği kadar değer verilmelidir. Üç kuruşluk adama, beş kuruşluk değer verirsen, aradaki iki kuruşa sizi satarmış.