ÖSYM son beş yıldır, devamlı ’‘yanlışlar, ihmaller ve unutkanlıklar’’ın kol gezdiği bir kurum oldu çıktı. ’¶
Bu kadar sorumsuz davranan bir kurum hakkında yapılacak çok işlem var ama, ah şu memurin kanunu!
’“YÖK’’e bağlı olan ÖSYM, denetlenmiyor mu?’” diye sorasım geldi.
Öyle ya, bir milyondan fazla kişi sınava giriyor. Yürekleri ağızlarında, yine sansasyonel bir haber olacak mı?
Daha geçenlerde bir TUS (doktorların uzmanlık yapabilmeleri için yapılan) sınavında, puanlar yanlış hesap edildi, yapılan yerleştirmeler yanlış oldu, çözüm yapılan tercihler yok sayıldı, yeniden puan hesapları yapıldı, adaylar yeniden yerleştirildi.
On binden fazla doktor ter döktü, bir de ne görsünler?’“Aaa yanlış hesapladık, yanlış yerleştirdik!’”
Bugün ne oldu?
ÖSYM, 49 programda yanlış yaptığını açıkladı ve ’“küçük bir unutkanlık eseri!’” olduğunun altını çizdi.
Milyondan fazla sınava giren gençler diken üzerinde, bu yanlış nasıl düzeltilecek?
’“Yanlış olan soruyu değerlendirme dışında bırakırız’” anlayışı ile çözüm fevkalade yanlış.
O yanlış soruya takılıp zaman kaybeden insanların genel başarısızlığını nasıl telafi edeceğiz?
Yapılan tercihler nasıl yok sayılarak çözüme ulaşılabilir?
Böyle bir hata, o kurumun en başındaki kişiyi götürmesi lazım. Tabii bizde değil Avrupa’’da!
ÖSYM hemen her yıl, önemli bir hata ile karşımıza çıkıyor, müeyyidesi yok.
Bu laçkalık değil mi?Umursamazlık değil mi?Sorular niye tekrar tekrar sınavdan evvel çözülmüyor?
Yazılan basılı metinler, niye değişik insanlar tarafından okunup onaylanmıyor?
Birçok kere sorular çalınıyor, sınavlar iptal ediliyor. Sınava girenlerin bütün yaşantıları allak bullak oluyor.
1957 yılı Haziran ayında lise bitirme sorularında Ankara’’dan getirilirken çalma hadisesi olmuştu. Biz sınava girdik, ter döktük akşam radyodan sınavların iptal edildiğini öğrendik. Bütün programlar allak bulak oldu. O yıl ’“her lise soruları kendi hazırlasın’” denildi; yeni kurulmuş liseler çok zorda kaldı. Sayısız adaletsizlikler ortaya çıktı.
YÖK, yukarıda sorduğumuz soruları bu kuruma sorarsa, o kurum da ’“unutkanlık’” arkasına saklanmayı ortadan kaldırır.