Bahçeli’nin İmralı mesajları neden değişti?

Abone Ol

Çok değil, bir on gün önce, ülkedeki gündem bugünkünden bambaşka idi. Pahalılık, mülteci sorunu, Narin Cinayeti, Sinan Ateş suikastı..vs Ama Kürt meselesi yoktu bunlar arasında. Yani gündemde bunlar kadar yer işgal etmiyordu.

Erdoğan'ın, 'İsrail'in hedefinde Anadolu da var' açıklaması, Bahçeli'nin DEM yetkililerine el uzatması, ardından Meclis'te gizli oturum yapılması ardından gündem tamamen değişti.

'DEM kapatılsın, maaşları ve hazine yardımına el konulsun, kapatmazsa Anayasa Mahkemesi de kapatılsın' diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir anda bu sürecin baş aktörü oluverdi. Erdoğan yerine kamuoyunu yönlendirmek ve milliyetçi tabanı yatıştırmak görevini üstlendi.

İmralı canisi diye tarif ettiği Öcalan'a, Bahçeli'yi yeni bazı mesajlar vermeye yönelten ne oldu? İsrail tehdidi ve Kürt meselesi neden gündemi tamamen kapladı.

Bu iç ve dış dinamik diye tarif edilen iki değişkenin çakışması anlamına geliyor ve Erdoğan, bir süredir çaba sarf ettiği çıkış arayışını bu sayede yenilemiş gözüküyor. Yani Özgür Özel ve CHP ile başaramadığı yeni Anayasa ittifak arayışında DEM'i dahil etme fırsatı bulmuş gibi.

Erdoğan'ın Anayasa değişikliği ihtiyacı, demokratik bir anayasa talebinden ziyade, iktidarın devamına yönelik bir çaba olduğu malum. İç dinamik ve arayış bu. Peki, dış dinamik ile bunun ne alakası var?

İsrail ve İran'ın ön planda olduğu Ortadoğu Savaşında, bölgenin yeniden şekilleneceği beklentisi çok yüksek. Bu sadece İsrail'in Filistin'e yönelik bir saldırısı değil. Kaldı ki, bu işi İsrail'in ABD desteği ve izni olmadan sürdürmesi olanaksız. Dolayısıyla esas meselenin İsrail aracılığıyla ABD'nin bölgeyi yeniden şekillendirmesi olduğu bilinen bir gerçek.

Çok önce başlayan bu süreçte Irak ve Suriye'de yapı değişmiş, özerk Kürt bölgesi oluşturulmuştu. Ancak bundan sonraki aşamada bu sınır değişiklikleri ile yeni devlet yapılanmalarının İran ve Türkiye'yi de içine alması kaçınılmaz gibi gözüküyor. İran'ın Azeri ve Kürt bölgelerinin yanı sıra Türkiye'nin de bölgesel olarak bu proje kapsamında olduğu anlaşılıyor.

Meclis'teki gizli oturumda muhtemelen bu konu ele alındı.

Türkiye'deki Kürt siyasetinin, devletin etkisi ve kendi aralarındaki sorunlar nedeniyle parçalı bir yapıya sahip olduğu ortada. İmralı, Kandil, Selahattin Demirtaş, Avrupa Kürt Diasporası ve DEM şeklinde beş parçadan söz edebiliriz. Bunlar içinde en etkili aktör, şüphesiz ki İmralı. Bu tür stratejik aşamalarda ise en etkisiz olanı DEM. Çünkü DEM, İmralı ve Kandil'e bağımlı legal siyaset ayağını oluşturuyor.

Legal Kürt siyasetinin parlamentoda en etkili olduğu dönem Demirtaş dönemidir. Çünkü Demirtaş, İmralı ve Kandil'in ötesinde Türk soluyla da bağ kurabilen, onlardan da sempati toplayan biriydi. Nitekim Öcalan, daima hükümet ile işbirliğine yakın dururken, Demirtaş bir anda 'Seni başkan yaptırmayacağız' sözüyle Kürt ve Türk siyasi kamuoyunda etkili olabilmişti.

Şimdi de dikkat ederseniz Erdoğan ve Bahçeli'nin el uzattığı ya da büyük ihtimalle el altından görüşme yaptığı kişi Öcalan'dır. Henüz açıklanmış bir görüşme olmasa da birçok gazeteci ve gözlemcinin kanaati, hükümet ile İmralı arasında ve hatta Kandil arasında kısmi bir anlaşmanın yapıldığı yönünde.

Önümüzdeki günlerde biraz daha detayların ortaya çıkacağı bu süreç, bir anda Erdoğan'a yeni bir oyun kurma şansı doğurmuş gözüküyor. Bu oyunda da ortalığı yatıştırma ve kolaylaştırıcı rolü Bahçeli'ye düşmüş gibi…