29 Mart 2009 yerel seçimleri sonuçlarının kesinleştiği gece, CHP İzmir İl binasına gitmiştim.
Başkan Aziz Kocaoğlu 2.105.632 seçmenden 1.043.053 İzmirlinin oyunu almanın sevinciyle önüne konulan pastayı kesiyordu.
Saat gecenin yarısıydı.
Sağında ve solunda 20-25'li yaşlarda iki genç oturuyordu.
Çevrede kopan zafer çığlıklarına rağmen, sessizliklerini bozmayan gençlerin kim olduğunu sordum.
Aziz başkan 'oğullarım' diye tanıttı.
İzmir'de yüzde 50 dolayında oy almanın sırrının bu çocuklarda yattığını düşündüm.
Neden?
Çünkü onlar, ' Aziz başkanın değil' Kocaoğlu'nun çocukları gibi kalmayı başarmışlardı.
Kocaoğlu bu yüzden çok rahattır.
Türk siyasi tarihini incelediğinizde, liderlerin 'siyaseten öldürülmeleri' hep yakınlarının elinden olmuştur.
Örneğin Demirel'i, hayali ihracatçı yeğeni Yahya Demirel bitirmiştir.
Rahmetli Özal'ı yıpratan Oğlu Efe, Kızı Zeynep'in çevre ilişkileri olmuştur.
Mesut Yılmaz'ı ünlü kardeşi siyaseten tüketmiştir.
Tansu Çiller'i kocası Özer Çilerin bitmek tükenmek bilmeyen hırsı ve skandalları yok etmiştir.
Sayısız bakan, belediye başkanı ve onların tarihten silinmesine, yargılanmasına neden olan aile fertlerini sıralayabilirim. Bu konuda ciltler dolusu kitaplar yazılabilir.
Bu meselede, siyasi sicilimiz, Pakistan, Irak, Suriye kadar kabarıktır.
Muhabirlik yıllarımda ödül aldığım bir fotoğraf vardı:
Şeref tribününe sokulmayan il başkanının oğlunun, İl emniyet müdürünü döverken çektiğim kareler..
Şeref tribününe sokulmayan il başkanının oğlunun, İl emniyet müdürünü döverken çektiğim kareler..
İktidar olmak, bazen onun sosyal ve siyasal ortaklarını sadece şımartmakla kalmaz, zafer sarhoşluğu içinde sınırsız hatalar yaptırır.
Ve çürüme böylece başlar.
Çürüyen her iktidara, adaletsizlik ve yolsuzluk virüsü bulaştığını görürsünüz.
.
Ortadoğu orijinli toplumlardaki İktidar hırsının temelinde o siyasi rantın sağladığı 'kısa ve kirli yoldan çok şeye sahip olma' beklentisi vardır.
İlk hedef hazineden geçinmektir. Bu halk tarafından fark edildiği anda iktidarlar toz-duman olurlar.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin Ak Partili Başkan Vekili Yusuf Kenan Çakar, 'İnönü Caddesinde kaldırımlara döşenen taşların Aziz Kocaoğlu'nun oğluna ait firmalardan temin edildiğini ve yüksek fiyat ödendiğini' iddia etmesi durumu beni o geceye götürdü.
Hayatında kibir, gurur ve kendini beğenmişlik duygusunu asla görmediğim tevazu sahibi Aziz başkan ve oğullarını düşündüm.
Daha sonra yapılan açıklama ve tarafıma da ulaşan belgelerde bu iddianın asılsız olduğunu öğrendim. Yinede iddia sahibine soruyorum..
Sayın Çakar, ya söylediklerinizi ispat edin ya da Aziz beyden özür dileyin. Yüzde elli oy almış bir iktidar partisi adına yapılan her açıklama mutlaka doğru belgelere dayanmak zorundadır. 'çamur at izi kalsın' anlayışı Ak Parti siyasetiyle asla örtüşmüyor.
Aziz Kocaoğlu'nu en çok eleştiren bir gazeteci olarak, bugün en çok savunan konumuna düşürüldüm. Çünkü ben o açıklamanızı siyaseten de olsa sindiremedim.
Son sözümadaletin temsilcisi Hz Ömer'in şu temennisi:
'Bana hatalarımı gösterenden Allah razı olsun. '