İlk'ler karışık birçok duyguyu barındırır insanda. İlk'ler heyecan vericidir ama aynı zamanda bir o kadar da zordur. Sevinci de içerir endişeyi de.
İlk çocuk mesela.
İlk kez anne baba olmanın heyecanı, endişesi, korkusu, mutluluğunu hepsini bir arada yaşarsınız. 'İlk yazı' da öyledir bana göre.
Ne kadar uzun zamandan beri yazarsanız yazın, hatta hayatınızı bu zamana kadar sadece yazarak kazanmış olsanız bile yeni bir yer, yeni bir yazı size işte tüm bu duyguları yeniden yaşatır size.
Tüm bu duygularla bugün, 'Egedesonsöz' ailesindeki 'İlk Yazı'mı kaleme alıyorum. İlk'in getirdiği heyecan, endişe, sevinç yine hepsi bir arada. Bu imkanı sunan Egedesonsöz Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Karabel ve İmtiyaz Sahibi Sevgili Fatih Yapar'a bu kapsamda teşekkürlerimi iletiyorum.
Bundan sonra bu köşede, siyaset, kent ve ülke gündemi ile İzmir'e dair her şeyi bulacaksınız. Kalemim döndüğünce bu platformda sizlerle sık sık buluşacağız.
Madem bu köşede 'Siyaset olacak' olacak dedik, öyleyse İzmir'in fokur fokur kaynayan siyaset gündemiyle başlayalım ilk yazıya. Zira bu pazar gerçekleştirilecek olan kongreyle CHP örgütü, İzmir'deki yeni patronunu seçecek.
Bu patron, 2019 yılında yapılacak 3 seçimi birden yönetecek. Bu yüzden büyük önem taşıyor. Ve yine bu yüzden ortalık bir hayli biraz karışık.
Daha 3-4 gün öncesine kadar tek bir adayın bile olmadığı il başkanlığı koltuğu için, bir anda aday enflasyonu yaşanmaya başlandı. 6 kişi birden peş peşe adaylıklarını açıkladı.
Kim bilir ben bu yazıyı yazarken aday sayısı 7, hatta 8'e de çıkabilir. Ancak aslolan aday sayısı değil, bu adayları kimlerin desteklediği.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kongreye karışmayacağı mesajını net bir dille İzmir'e ulaştırdı. Önce 'Belediye başkanları kongrede örgütü dizayna karışmasınlar' dedi, ama ardından örgütten 'Başkanlar seçime karışıyor' şeklinde gelen tepkiye set çekti. İzmir milletvekilleriyle yaptığı özel toplantıda özetle şunu dedi:
'İzmir il kongresine karışmam. Karıştığım anda 'Genel Başkan'ın adayı' yakıştırmaları olur. O nedenle ben bu topa girmeyeceğim'.
Gerçekten de o topa girmedi. Kılıçdaroğlu desteğiyle aday olmayı planlayan bazı önemli isimler de Ankara'dan geri döndü, onlar da il başkanlığı topuna girmeyerek kenara çekildi.
Hali hazırdaki mevcut durumda bu topa tüm gövdesiyle giren adaylar ve onları destekleyen önemli isimler söz konusu.
Parti tabanın pek tanımadığı, bazı kesimin 'Daha siyaset tozunu yeterince yutmadı' eleştirisinde bulunduğu Deniz Yücel, tüm bu söylemlere karşın kongrenin güçlü adaylarından. Çünkü arkasında kapı gibi Aziz Kocaoğlu var.
Diğer yanda, Çiğli İlçe Başkanı Selim Utku Gümrükçü de partiye yıllarca emek vermiş, il yönetiminde çeşitli kademelerde görev almış bir isim. 3-4 yıldır da il başkanlığına hazırlandığını herkes biliyor.
Ancak Kocaoğlu cephesinde, Gümrükçü ile ilgili bir endişe söz konusu. Zira, Utku Gümrükçü Tuncay Özkan ile Cumhuriyet mitinglerinde beraber dava arkadaşlığı yapmış, birlikte cezaevine girmiş bir isim aynı zamanda.
Tuncay Özkan'ın 2019'da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olacağı konuşuluyor. Durum böyle olunca, il kongresinde Deniz Yüksel ve Utku Gümrükçü yarışını izleyenler, perde arkasında Aziz Kocaoğlu ile Tuncay Özkan arasındaki güç savaşını görebilirler.
Hatırlayın, Bundan tam 2 yıl önce, 2016 Ocak ayındaki CHP il kongresinde 'Benim tek oyum var o da Nevzat Kavalar'ın' diyen Aziz Kocaoğlu, kongre salonuna diğer aday Alaattin Yüksel ile girmiş ve bilmeyenler için şaşkınlığa yol açmıştı. Kavalar'ın listesindeki Tuncay Özkan ağırlığını görenler Kocaoğlu'nun neden böyle yaptığını sonradan anlamıştı.
O nedenle, pazar günkü kongrenin, Kocaoğlu ile Özkan arasındaki ikinci raund olması büyük bir olasılık.
Deniz Yücel'i bu yarışta yalnız bırakmamaya niyetli görünen Kocaoğlu'nun pazar günü kolunda hangi adayla kongre salonuna gireceğini hep birlikte göreceğiz.
Bu kongreyi sadece bir il başkanlığı yarışı olarak görenler de büyük ölçüde hayal kırıklığına uğrayacaktır. Çünkü, seçime sadece ağırlığını değil, tüm gövdesini koyan Aziz Kocaoğlu 'Ben buradayım, bir yere gitmiyorum ve 2019'da yine adayım' demektedir aslında.
Bu güç savaşından kim galip çıkacak 3 gün sonra hep birlikte göreceğiz.