EGEDESONSÖZ – Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde faaliyet gösteren ve Çay Holding bünyesinde yer alan Hanzade Seracılık’ta çalışan işçiler, haklarının gasp edildiği iddiasıyla basın açıklaması yaptı. Tarım İşçileri Sendikası (TARIM-SEN) öncülüğünde yapılan açıklamada, işçilerin yıllarca psikolojik baskı, hakaret ve ücret sorunlarıyla çalıştırıldığı öne sürüldü.
İşçiler adına yapılan açıklamada, maaşların geç ödendiği, fazla mesai ücretlerinin verilmediği, su ve yemek gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığı iddia edildi. Bu koşulların ardından işçilerin 2025 yılının Haziran ayında toplu şekilde işten çıkarıldığı belirtildi.
Açıklamada, işten çıkarılma sürecinde işçilere hak aramamaları için sahte olduğu öne sürülen bir arabuluculuk tutanağı imzalatıldığı iddia edildi.
Tarım İşçileri Sendikası, sera işçilerinin emeklerinin karşılığını alamadığını belirterek, “Alın terimizin karşılığını ve adalet istiyoruz. Gasp edilen haklarımız verilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.
Açıklama şu şekilde:
Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde bulunan ve Çay Holding bünyesinde faaliyet gösteren Hanzade Seracılık şirketinde yıllardır çalışan işçiler olarak bugün burada gasp edilen haklarımızla ilgili toplandık. Yıllardır çalıştığımız süre boyunca psikolojik şiddet ve hakaretlere maruz kaldık. Maaşlarımızın geç ödenmesi, mesai paralarımızın verilmemesi, su ve yemeklerimizin verilmemesi gibi sorunlar karşısında, 2025 Haziran ayında toplu bir şekilde işten çıkışımız verilmiştir.
Çay Holding patronları bizi işten çıkarırken haklarımızın peşine düşmememiz için önümüze sahte bir arabuluculuk tutanağı koydu, imzalamamız halinde alacaklarımızı Ağustos ayı itibariyle 4 taksitle tahsil edeceğimizin garantisini verdi. Karşımızda koskoca holding sahibi Ersin Çay ve kendisini hacı olarak tanıtan, zamanında Bursa’da milletvekilliği adaylığına soyunmuş abisi Kıyasettin Çay olunca, sözlerinin güvenilir olacağı yanılgısına kapıldık. Ancak sonrasında bizlere imzalatılan arabuluculuk tutanağından, tutanakta adı geçen arabulucunun dahi haberinin olmadığını, tutanakta imzasının da bulunmadığını öğrenmemizle birlikte dolandırıldığımızı anladık. Hukuki bir süreç başlatılmış gibi gösterilerek önümüze resmi bir belgeymiş gibi konulan bu düzmece tutanak haklarımızı arama mücadelemizi baltalamak ve bizi oyalamak amacıyla önümüze konulmuştur. Arabuluculuk sürecinin düzmece olduğunu ve dolandırıldığımızı anlamamızla birlikte hukuki mücadelemizi de başlattık. Bu doğrultuda görülen her duruşmayı yakinen takip ettiğimizi, haklarımızın peşinde olduğumuzu yineliyoruz.
Yıllardır biz sera işçilerine kendini hacı olarak tanıtarak her cümlesinde malvarlığı ile bizlere övünen Kıyasettin Çay ile kardeşi Ersin Çay’ın, verdiğimiz emeklerimizin karşılığı etmeyecek meblağları bizden kaçırmak için girdikleri türlü oyunları halkın bilmesini istiyoruz. Bizler zor durumlarda yaşayan ve çalışan insanlar olarak, bu kirli ilişkinin bilinmesini ve hesap sorulmasını istiyoruz. Alınterimizin karşılığını ve adalet istiyoruz!
Biz Hanzade seracılık işçileri olarak hepimiz çocuk yetiştirmek, ev geçindirmek, hasta bakmak yani hayatta kalmak için emeğimizle hak ederek kazandığımız maaşlarımızın ve tazminatlarımızın Çay Holding tarafından gasp edilmesini kabul etmiyoruz!
Kararlıyız! Gasp edilen haklarımız bizlere verilene kadar durmayacağız.
Haklarımızı almak için başlattığımız hukuki mücadelemizin yanı sıra sesimizi yetkililere duyurmak adına gösterdiğimiz mücadelemize devam edeceğimizi buradan kamuoyuna bildiriyoruz.