Ayalon’’un ’“alçak’” şakası

Abone Ol
İsrail ile Türkiye arasında krize neden olan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon’’dan son bomba’… ’“Alçak koltuk, şakaydı’”’¶
Üst düzey bir bürokratın bir dansöz edasıyla nasıl kıvırdığının bariz bir örneğidir aslında bu durum’… Önce Türk Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’’u ’‘Kurtlar Vadisi Pusu’’ dizisi nedeniyle ayağına çağırıp, kapıda dakikalarca bekleteceksin, yetmiyormuş gibi kameralar önünde fırçalar gibi hesap soracaksın, akabinde haftalar sonra hiçbir şey olmamışçasına ’“Aslında o gün ben büyükelçiye şaka yapmıştım. Her şeyi basın abarttı’” diye savunmaya geçeceksin.
Çevir kazı yanmasın durumu.
Ama kaz yandı bir kere’… Artık çevirsen de çare olmaz. Pes doğrusu!
İsrail ile Türkiye arasındaki bu kriz, her ne kadar Kurtlar Vadisi’’ne bağlı bir sorun gibi gözükse de, iki ülkenin karşı karşıya gelmesi çok öncelere dayanıyor.
Peki, neydi yıllarca dost-müttefik olarak aynı saflarda yer almış bu iki ülkeyi karşı karşıya getiren asıl nedenler?
Öncelikle, ’“Davos krizi’” gelinen noktanın başlangıcıydı. Başbakan Erdoğan ve İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’’in Davos’’taki Dünya Ekonomik Forumu çerçevesinde gerçekleştirilen bir oturumda Erdoğan’’ın Peres’’i Filistin konusunda eleştirerek, ’“Öldürmeye gelince siz bunu çok iyi bilirsiniz’” diyerek oturumu terk etmesi’…
*Davos krizi sonrası İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Avi Mizrahi, Erdoğan’’ın ’“Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz’” ifadesine ’“Erdoğan aynaya baksın’” sözleri ile karşılık vermiş, hatta Türkiye’’nin uzun yıllar önce Ermenilere dünyanın en büyük katliamlarından birini yaptığını ileri sürerek aynı politikanın bugün de Kürtler üzerinde sürdürüldüğünü ifade etmişti. Bu açıklamaya yanıt gecikmedi, Genelkurmay Başkanlığı ise, "gerçekleri saptıran, maksadını aşan, talihsiz, hiçbir şekilde kabul edilemez’” olarak değerlendirdi.
*Türkiye, teslimatı geciktiği için İsrail’’den Heron insansız uydu aracını satın alma planından vazgeçebileceğinin sinyallerini verirken, üretici firma ise gecikmeden Türk ortağını sorumlu tuttu. Yaşanan bu sorunla ilgili uzlaşmanın sağlanması biraz gecikti. 200 milyon dolarlık projede, iki taraf arasında yürütülen görüşmeler neticesinde ihalenin devamı konusunda mutabakata varılırken, İsrail'in gecikmeden dolayı tazminat ödemesine karar verildi.
*Yıl boyunca yaşanan gerilimde soğuma işaretlerinin geldiği bir dönemde, bu kez de ’“tatbikat krizi’” patlak verdi. Konya’’da Ekim ayında yapılması planlanan ’“Anadolu Kartalı Tatbikatı’”nın İsrail’’in de katılacağı uluslararası bölümü iptal edildi. Bu durum, akıllara İsrail’’in protesto edilip edilmediği sorusunu getirirken, Türkiye bu iddiaları yalanladı. Ancak İsrail ve ABD bu iptale sert tepki gösterdi.
*Tatbikat kriziyle eş zamanlı olarak bir de dizi krizi yaşandı. TRT, Ekim ayında Gazze'deki Dökme Kurşun operasyonu sırasında geçen olayları anlatan bir diziyi yayınlamaya başladı. Bu dizinin devlet televizyonunda yayınlanmasına İsrail basını ve dışişleri sert tepki gösterdi. Daha sonra diziden tartışmalı sahneler çıkartıldı.
*Türk ve İsrailli yetkililerin, karşılıklı sert açıklamaları yılın son dönemlerine kadar devam etti. İki ülke arasındaki gerilim, zaman zaman gündemden düşse de cılız yumuşama çabaları da mevcuttu. Bunlardan belki de en göze çarpanı İsrail Sanayi Bakanı Binyamin Ben Eliezer’’in Kasım ayındaki Türkiye ziyareti oldu. Eliezer, Türkiye ziyareti boyunca sıcak mesajlar vermiş ve bu da tansiyonun bir miktar düşmesine neden olmuştu.
*İki ülke arasında gerilimden bu yana gerçekleştirilen en üst düzey görüşme ise Kopenhag’’da Aralık ayında yapılan iklim konferansı sırasında yapıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres bir saati aşan baş başa bir görüşme gerçekleştirdi. Gül, Peres’’e Ortadoğu’’da yaşananların Türk kamuoyunda yarattığı hassasiyeti aktarırken, görüşme sonrası yapılan yazılı açıklamada, liderlerin ’“ilişkileri normalleştirmekte anlaştığı’” belirtildi.
Görüldüğü gibi Danny Ayalon, yukarıda sıralanan tüm bu gelişmeler ışığında İsrail adına bir kahramanlık girişiminde bulunmak istemiş ve bunu da alçak koltuk krizine sebep olan olay ile icraata geçirmişti’…Ancak asıl merak edilen, ’”One minute’” çıkışının rövanşı olarak görülen bu edepten yoksun davranış, Ayalon’’un arkasında duramaması yüzünden ’‘şakayla karışık, kıvırma’’ halini aldı.
Başbakan Erdoğan ’‘One Minute’’ çıkışıyla sadece Türkiye’’de değil, Arap ülkelerinde de ’‘kahraman’’ olurken, Ayalon ’‘dansöz gibi’’ kıvırarak koltuğunu kurtarmanın derdine düştü.