EGEDESONSÖZ – Buca Onat Tüneli çalışmaları sırasında Konak’ın Atamer Mahallesi'nde bulunan evler ağır hasar almıştı. Bölge halkının eylemleri sonrası Büyükşehir Belediyesi harekete geçerek bölgede bulunan vatandaşların tahliyesi için görüşmeler sağlanmıştı. Son olarak Dokuz Eylül Üniversitesi ile yapılan protokolle birlikte bölgenin röntgeninin çekileceği duyuruldu.
Yaşanan gelişmelerin ardından Atamer Mahallesi Muhtarı Şenay Korkmaz, açıklamalarda bulundu.
Yapılan açıklama şu şekilde:
Atamer Mahallesi sakinleri olarak bugün kamuoyuna sesleniyoruz. Kentin merkezinde yer almamıza rağmen yıllardır temel hizmetlere erişimde yaşadığımız eşitsizlikler, riskli yapı sorunu ve belirsiz kentsel dönüşüm süreçleri nedeniyle mahallemizde yaşam, adeta bir var olma mücadelesine dönüşmüştür.
Evlerimiz, resmî kurumlar açısından “riskli yapı” olabilir; ancak bizler için bu yapılar yalnızca beton değil, hayatlarımızın birikimi, anılarımız ve güvencemizdir. Tahliye baskısı altında, alternatif çözüm sunulmadan yaşam alanlarımızdan koparılma ihtimali, mahalle halkını derin bir sosyal ve ekonomik krizin eşiğine getirmektedir.
Bugün Atamer’de yaşanan sorun yalnızca bir mahalle sorunu değildir. Bu durum, kentlerdeki kenar mahallelerin karşı karşıya kaldığı mekânsal adaletsizlik ve sosyal dışlanma probleminin açık bir örneğidir. Aynı şehirde yaşadığımız halde eşit hizmetlere erişememek, karar süreçlerine katılamamak ve geleceğimiz hakkında söz sahibi olamamak kabul edilemez.
Buradan başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz:
Mahalle sakinlerinin mağduriyetini artıracak zorlayıcı uygulamalar yerine insan odaklı çözümler geliştirilmelidir.
Hasar gören evlerin yerine, imar planı değiştirilerek aynı tapu üzerinde uzun ömürlü depreme dayanıklı hafif/sağlam/ekonomik çelik evler yapılarak somut alternatifler acilen sunulmalıdır.
Mahalle halkı karar süreçlerine dahil edilmeli, şeffaf ve katılımcı bir dönüşüm modeli oluşturulmalıdır.
Sosyal devlet ilkesi gereği, hiçbir vatandaş belirsizlik içinde yaşamaya mahkûm edilmemelidir.
Bizler bu kentin yükü değil, parçasıyız. Talebimiz ayrıcalık değil, eşit yurttaşlık hakkıdır.
Atamer’de verilen mücadele, yalnızca barınma mücadelesi değil; insan onuru, kent hakkı ve gelecek mücadelesidir.
Atamer sakinleri ise şu açıklamayı yaptı:
Atamer Mahallesi sakinleri olarak yetkili kurumları açık şekilde uyarıyoruz:
Mahallemizde mevcut yapı riski, deprem tehlikesi ve barınma belirsizliği uzun süredir bilinmesine rağmen vatandaşların güvenliğini sağlayacak somut, planlı ve yazılı bir çözüm ortaya konmamıştır. Risk tespitinin geç yapılması,zemin etüdünün henüz yapılmaması ve net bir barınma planı oluşturulmaması, vatandaşların belirsizlik içinde bırakılması ciddi bir idari sorumluluk doğurmaktadır.
Hukuken bilinmelidir ki:
Vatandaşın can güvenliğini sağlamak kamu otoritelerinin asli görevidir.
Tahliye kararı verilip alternatif net bir barınma planı sağlanmaması, mağduriyet doğurursa idari sorumluluk oluşturur.
Olası bir can kaybı veya zarar durumunda “ihmal” ve “görevi gereği önlem almama” kapsamında hukuki süreçler doğabilir.
Sosyal devlet ilkesi gereği barınma hakkının korunması anayasal yükümlülüktür.
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Atamer’de yaşanabilecek herhangi bir can kaybı, yaralanma, evsizlik, sosyal mağduriyet veya ekonomik zarar durumunda sorumluluğu bulunan kurumlar hakkında hukuki ve cezai süreçlerin başlatılması için gerekli girişimler yapılacaktır.
Talebimiz açık ve hukuka uygundur:
Tahliye öncesi ve yazılı ve bağlayıcı barınma planının açıklanması
Zarar gören evlerin yerine Çelik prefabrik talebimizin yerine getirilmesi
Yerinde dönüşüm hakkının resmi güvenceye alınması
Süreçte vatandaş temsilcilerinin yer alması
Tüm işlemlerin şeffaf şekilde kamuoyuna duyurulması
Vatandaş güvenlik talep ettiği için mağdur edilemez.
Haklarımızı biliyoruz ve sonuna kadar kullanacağız.