Aslında ne oluyor

Abone Ol

Kapitalizmi etkili kılan, kıta ölçeğinde ve koşullarında gelişmesidir. Amerika ve Avrupa böylece sistemin metropolüne yerleşti. 500 yıllık bir hikâye…

Ancak kapitalist sistemin tarihsel sonu yaklaşıyor. Dijital çağın bütün öncülleri zuhur etti.Kurulmakta olan yeni Dünya düzeni bir gerçek. Ve bu gerçek yürüyor. Sistemde değişim, dönüşüm başladı.

Türkiye’nin jeopolitiği, yeni dünya düzeni kuruluşunda belirleyici rol oynayacak. Asya kendini yeniden inşa edecek. Ortadoğu dayatması sonlanıyor, bölge kimliği yeniden tanımlanacak. Bu nedenle, iki yüzyıllık İttihat ve Terakki çizgisi tartışılıyor.

Cumhuriyet’in yüzyıllık varlığını anlamlı kılan kuruluş felsefesi, yeni Dünya düzeninde Türkiye’nin yeri ve durumunu nasıl tarif ediyor?

Batılılaşmanın açılımı, sanayi devriminin getirdikleriyle mütecanisti. Şimdi, dijital dönüşümün getirdikleri söz konusu…

Öte yanda, NATO Asya’ya mı açılıyor? Etki alanı ve misyonu revize edilen NATO, Batı Asya ve Doğu Akdeniz’de daha etkili örgütlenirse hiç şaşırmayacağız.

Dahası, NATO’nun yeni yapılanmasında Türkiye’ye biçilen rol, ülkenin başını ağrıtabilir. 1945 yılında, Yalta Konferansı’nda alınan kararlarla temeli atılan Dünya düzeni değişiyor. Haliyle, Lozan ve Montrö anlaşmalarının ahvali merak konusu.

Sonuç olarak, kaotik bir döneme tanıklık ediyoruz. Paradigma gerçekten çöktü.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında ortaya çıkan gerileme koşullarında yetişen kadrolar, İmparatorluk deneyiminin yanı sıra, değişen dünya düzeni üzerine doğru okumalar yaparakCumhuriyet’in kuruluş yollarını açtılar.MillîMücadele’den Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’in doğuş öyküsü yazıldı. Bu öyküyü, “Millî Mücadele mi, Kurtuluş Savaşı mı” tartışmasıyla sulandırmak çok anlamlı değil. İmparatorluğu kimse yıkmadı, tarihsel ömrü dolduğu için yıkıldı.

Dünya ölçeğinde yaşanmakta olan kriz, kapitalist sistemin sanayi devrimiyle başlayan döneminin sonlanmasıyla ortaya çıktı. Geçiş döneminde, son 200 yılda sanayi devriminin getirdikleri bütün kurum ve kuruluşlarıyla işlevini yitiriyor.Devletler, sınırlar, hukuk, eğitim, güvenlik, finans sistemi, sanayi ve tarım üretimi,istihdam, gündelik hayat;kapitalist sistemde ortaya çıkan kriz sarmalının başlattığı değişim ve dönüşümün güçlü etkisi altında. Kurulmakta olan yeni dünya düzeni ezberleri bozuyor.

Bu koşullarda, Osmanlı coğrafyasında oluşturulmak istenen yeni kimlik üzerine yapılacak tartışmalar, yeni siyasal yapıların kimliğini oluşturacak. Batı Asya ve Doğu Akdeniz dizayn ediliyor; Türkiye doğrudan etkilenecek.

Türkiye’nin yeni Dünya düzeninde yeri ve durumu belirlenirken dış dinamiklere teslimiyetin önüne geçecek politikaların nasıl oluşturulacağı henüz meçhul. Değişim sürecinde meselelerin nasıl ele alınacağı bilinmiyor.

Ve siyaset, bu anlamda hiç güven vermiyor.