Politika

Araştırmacı Yaldız'dan 'mutlak butlan' yorumu: Sulh olmazsa 1-2 ay içinde CHP eriyebilir!

İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parti içinde yaşanan ayrışmanın mutlak butlan kararı ile keskinleştiğine dikkat çeken Yaldız, “CHP, kurultay sonrası oluşan değişim kredisini hızla bitirmiştir. Süreç yanlış yönetilmeye devam edilirse, 1-2 ay içinde sulh olmazsa CHP hızla eriyebilir. CHP’de süreç direnenler ve butlancılar olarak devam ettirilirse bölünme olabilir” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Programın gündeminde CHP'nin 38. Kurultayı hakkında mahkeme tarafından verilen mutlak butlan kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin başına geri dönüşü vardı.

SÜREÇ SAĞLIKLI YÜRÜMEDİ, ÇATLAK BÜYÜDÜ PATLADI
Araştırmacı Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede, “Kılıçdaroğlu’nun bir sloganı vardı; 'Geliyor gelmekte olan' diye. Kurultay akabinde başlatılan bir çatlaktan su sızdı ve bu su önemsenmedi. Özel ve yönetiminin kabahati çok burada… Süreç sağlıklı yönetilemediği için büyüdü, çatladı ve ikiye bölündü. Tam bölünmedi ama kenarından bölündü diyebiliriz. 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde kurultay öncesinde yaşananlardı konu. İstanbul il kongresi farklı bitmeseydi Kılıçdaroğlu’nun kurultayı kazanma problemi olmayacaktı. İstanbul’u kaybetmenin psikolojik ağırlığının yanında Anadolu’daki değişimcilerin iştahı artmıştı. İzmir’de 10 yerine 20 fire verildi. Özel ve yeni ekip değişim gibi sihirli bir kavramla partide iktidarı ele geçirdi” dedi.

Yaldız şunları söyledi:

Kararın açıklanması sonrası ‘genel merkezden çıkmayız, bizi delege seçti, delege görevden alır’ diyerek direniş sinyali veren yönetim kadrosu, o seçimleri sağlıklı yönetebilmiş olsaydı iş bu noktaya gelmezdi. Şapkaları öne koyup nerede yanlış yaptık demeleri lazımdı. Sormuyorsan bu süreçte problemler çıkacaktı.

ADAYLAR BELİRLENİRKEN DAHİ ATILAN KURULTAYDA İMZALAR HER ŞEYİN ÖNÜNDE GEÇTİ
Gazeteci Fatih Yapar ise “Aday belirleme sürecinde bir kısım başkan adayının ismi açıklanmıştı. Antalya, Adana, Bursa, Aydın gibi illerin adaylarını çok öncesinden açıklamıştı Kılıçdaroğlu. Hem Aydın’daki hem de Antalya'daki süreci görüyoruz. İlçe belediyeleri belirlenirken hiçbir biçimde eskiye dayanan, Kılıçdaroğlu’nun yakınında olan isimler aday gösterilmedi. Aday belirleme sürecinde delege seçimleri ile ilgili döneme hep geri dönüldü. Adaylar belirlenirken dahi atılan kurultayda imzalar her şeyin önüne geçti. Kılıçdaroğlu’nun yakını ile ilgili de bir tane önerisi alınmadı. Kılıçdaroğlu bu yüzden kırgın, mutsuz, devranın dönmesini bekleyen bir durumdaydı” şeklinde konuştu.

ÖZEL, PARTİNİN İKİ YAKASINI BİR ARAYA GETİREMEDİ
Ümit Yaldız, kurultay sürecinde Özgür Özel’in delegelere yaptığı konuşmayı hatırlatarak Özel, kurultayda harikulade konuşma yaptı. İyi düşünülmüş bir konuşmaydı. Parti içi seçim süreçlerinin şeffaflığından bahsetti, halkla ve örgütle siyaset yapacağını söyledi. Sokağın talebi de değişimdi. CHP’de sokağın talebiyle delegenin talebi bir olmaz. Delege profesyoneldir. Farklı dinamiklerle delege dizayn edilir. Sokaktaki tazyiki delege de engelleyemedi. Doğal bir değişim baskısı vardı. Bu değişim baskısı belirli yerlerde İstanbul’un gücüyle manipüle edilmiş olabilir. Hediyeler, para transferi iddialarını bizler de dile getirdik. Başa dönelim; Özel sonra ne yaptı? İzmir’de ilçe belediye başkanlarının hangisi örgütten, sokaktan, anketten, ön seçimden çıkmıştır ona baktı. Özel’in delegeyi ikna eden vaatlerinden biri ön seçimdi. Örgüte, delegeye soracağız, sokağı dinleyeceğiz idi. Mutlak butlan şöyle böyle diyelim ama demeden önce konuşalım bunları. Size inanılmaz bir kredi açıyor örgüt, sokak... Bu krediyi siz hoyratçı kullanıyorsunuz. Ahbap çavuş ilişkisi ile liste yapıyorsunuz. En büyük kıstas kurultayda bana oy verdi mi? Gelecek kurultayda bana oy verir mi? Ana kriter bu. 5 adaydan 4’ü bu şekilde belirlendi. Liyakatin, ankette karşılığı, anlamı olmadı. İzmir, belki diğer illere göre Özel'in ekibinin belirleyici aktör olduğu bir alandı. Seçimin riskli, kayıp olduğu yerlerde Kılıçdaroğlu’na yakın isimler seçildi. Mesela Afyon’da Burcu Hanım ‘yenilmem için aday yapıldım’ demişti. Balıkesir’de Ahmet Akın bir seçim önce adayken çekilmiş, bakiyesi oluşmuş, Ahmet Akınsız seçim pek kazanılacak gibi görünmüyordu. Meşhur kurultayda sonuç neydi; 18 oy. İlk tur 18 oy fazla aldı Özel. 18 oy demek parti kabak gibi bölündü demek. Sen şimdi ortadan ikiye bölünen partinin bir tarafını kucaklayıp diğer tarafını kapı dışında tutarsan kaos olur. Sokakta bıraktığın ekip sahipsizlik hissiyatına kapılır. Bu düşüncede iken il-ilçe kongreleri üzerinden kurultayda karşınızda olanlara işlem yapmışsınız, yerel seçimlerde bırakalım eski isimlere başkanlığı meclis üyesi bile yazmamışsınız. Partinin iki yakasını bir araya getiremeyip süreci yönetememişsiniz. Sokakta kalan partinin yarısı adliyeye, yandaş TV’lere koşar. Transfer olup giden belediye başkanları buna örnek. Gittiler. Koca koca illerin belediye başkanları gitti. Özel, parti içi muhalefeti kara kaplı defterden silmiyor. İmamoğlu meselesi de var. Partinin asıl lideri, Özel’i seçtirdiği düşünülen isim. Hükümetin bu kadar davayı sürüklemesi ve somut verilerle sonuç elde edilmesinin nedeni de davanın İmamoğlu’na bağlanmasıdır. İstanbul il kongresinden başlayan İmamoğlu müdahalesi üzerinden yapılan hukuki işlem var” değerlendirmesini yaptı.

MUTLAK BUTLANIN BİR MİKTAR KAMUOYUNDA KARŞILIĞI OLABİLİR

İzmir’de dün akşam CHP önündeki toplanmaya da değinen Yaldız şunları söyledi:

“Bu hukuki işlem ile bana göre siyasete müdahale edilmiştir. YSK gibi tek söz sahibi olan kurulun görevine müdahaledir. YSK oyun dışına, taca çıkarıldı. Bu bir müdahaledir. Eksiktir, yanlıştır, bunun değerlendirmesini tarih yapacak, CHP’liler yapacak. Yaşanan kırılmalar partinin iki yakasını bir araya getiremedi, ahbap çavuş ilişkisi ile atanan belediye başkanlarının marifetleri de kamuoyunda butlan kavramının karşılığını yükseltti. İzmir’de 3 ay önce yaptığımız araştırmada mutlak butlanın sokakta karşılığı yoktu. Şimdi ise bir miktar olacağı kanaatini taşıyorum. Nereden taşıyoruz? Dün akşam CHP İzmir il binasının önüne geldim. Baktım. Birkaç kez önünden geçtim, gece yarısına kadar sokak dolacak mı diye baktım. Sen bir çağrı yapsan daha fazla kalabalık toplarsın.

İZMİR İLK ANDA NEDEN REFLEKS GÖSTEREMEDİ?
Gazeteci Fatih Yapar, İzmir il binası önünde zayıf bir toplanma olduğunu belirterek “İzmir’de insanları toparlayamadılar. Uzun süredir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile ilçe belediye başkanları arasında uyum sorunu, Aliağa’da belediye başkanlığını kazanamayan ve yerel bir figür olan Çağatay Bey’in doğrudan genel merkez tarafından siyasi figüre dönüştürülerek il başkanı olarak seçilmesi, onun da örgütü yeni yeni tanıması nedenleriyle kentte başı boşluk var. En fazla refleksin CHP’nin güçlü olduğu İzmir’den beklenmesi gerekirdi. Reflekssizlik, başı boşluk, hareketsizlik havası İzmir’de var. Binaya gelen ilçe belediye başkan sayısı 3-4. Tweet atmışlar birçoğu. Diğer yandan il başkanlığının sekretaryası herkesi aramış ve il başkanlığı adına ilçe belediye başkanlarını çağırmışlar. Büyükşehir Belediye başkanı yurtdışına gitmişti. CHP kurumsal kimliği üzerinden, parti örgütü üzerinden çağıracak bir ağırlığı yok. İnsanlar meraktan il başkanlığı önüne gelmiş, koca koca belediye başkanları onu bile düşünmeden gelememiş. İlçe belediye başkanlarından da her ne kadar mevcut yönetim tarafından aday yapılsalar da görevde olan başkanlar arasında Kılıçdaroğlu’na eğilimi olanlar da vardır. Aynı zamanda kurultay süreci ile bir yandan da siyasi yasak davası var. Cemil Tugay’ın da siyasi yasak suçlaması ile yargılandığı dava var ve siyasi yasak geldiği an uygulanıyor. Tugay’ın başkanlık görevi de sona eriyor ve yerine de başkan seçilmesi gerekiyor. Hem Kılıçdaroğlu’nun gelişi hem de Tugay’ın gitme ihtimaliyle de oluşan başı boşluk var. İnsanların sahaya inmeme nedenleri de bu. Belediye başkanlarının iş yapma şekli, yoğurt yiyişi belli. Başkanın başına yargı süreci gelse Çağatay Güç de il başkanlığına belediye başkanlarını çağırsa dün gelen başkan sayısında birkaç fazla isim gelir binaya en fazla. Kentin ruh durumu böyle. Genel hava bu. Suni teneffüsle yaşayan bir siyasi atmosfer var. Bunun nedeni de büyükşehir belediye başkanının fiziki olarak burada olmaması, burada olsa da ruhsal olarak peşinden kimsenin gitmeme gerçekliği var” dedi.

CHP’DE BANT GERİ SARILDI

Ümit Yaldız ise şunları söyledi:

“Kurultay üzerinden 2 sene geçmiş. Bu kadar zamanda toplum ve CHP üyeleri butlan meselesine alıştırıldı. Psikolojik hazırlık süreci içerisinde mutlak butlan kararına hazırlandı bu insanlar. Tek şaşırdıkları Perşembe günü gelmesiydi. Beklenti Cuma günüydü çünkü… Düz seçmen de bir şaşkınlık olmuştur. Nereden çıktı Kemal Bey?

Bir uzlaşı gerekiyor CHP’de. Dünden bugüne yapılan açıklamalara bakıyorum; bu bir müdahaledir. Haklı yada haksız, CHP bunu değerlendirmeli. Sihirli değişim halısının üzerinde uçmaya çalışan CHP, neden ve nasıl çakıldı? Hızlıca değerlendirilmeli. İYİ Parti’nden Zafer Partisi’ne TİP’e muhalefette bulunan herkes mutlak butlan kararına ‘darbe’ dedi. Bu bir mahkeme kararı mı? Evet. Tedbirli karar olması nedeniyle uygulanmasında da mahsur yok. An itibariyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Grup Başkanı da Özgür Özel. Devrim Barış Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı İzmir’i temsilen. Tunç Soyer delege mesela şu an. Olgun Atila kurultay üyesi örneğin. Çağatay Güç hukuken şu an il başkanı değil. Partiden atılanlar da geri döner. Dava açan Hatip Karaaslan da kurultay delegesi. O da döner. Bant geri sarıldı CHP’de.

İKİ YILDA YIPRANMALAR MEYDANA GELDİ
Dün akşam 2-3 kere farklı saat dilimlerinde il binasının önünden geçtim. Birinde 50, birinde 150 kişi vardı. Toplumsal karşılığın istenen ölçüde olmaması iki yıllık yıpranmışlığın bir ürünü… İstanbul dosyasında 40 itirafçı var, Antalya dosyasında insanın midesi bulanıyor, Uşak’a bakıyor dehşete kapılıyor, üzerine Özel’in A Takımı’nda bulunan isimlerle ile ilgili iddialar var. CHP’deki arınma çağrılarının parti içinde karşılık bulduğu görülüyor.

YAVAŞ’IN AÇIKLAMASI MAKUL
Bahçeli’nin çağrısı ilginç. Kılıçdaroğlu feragat etsin hakkından diyor. Mansur Yavaş’ın açıklamasını daha makul ve itidalli buldum. 1-2 ay içinde kongreye gidilmesi, bölünmüşlüğün ortadan kalkması, CHP’nin iki yakasının bir araya getirilip uzlaşı çıkması gerekiyor diyor.

GANDİ KEMAL DİYE GELEN ADAM HAİN KEMAL DURUMUNA DÜŞTÜ
Bu fotoğrafı ortaya çıkaran kimse iktidarsa iktidar, kimin siyaset planı ise şu an çifte bayram yapıyorlar. İktidarı tehdit eden ana muhalefet ikiye bölünmüş durumda, Gandi Kemal diye gelen adam Hain Kemal durumuna düştü. Tam bir koas var. Ana muhalefetin kaosta olmasını kim ister?

HALK, ÖZELCİLER HAKLI, KILIÇDAROĞLUCULAR HAKSIZ DİYE BAKMAZ
“Halk yaşananlara nasıl bakar?” sorusuna yanıt veren Ümit Yaldız, “halkın bakışı konusunda temel, güncel verimiz yok. Halk işin şurasına bakmaz; Özelciler haklı, Kılıçdaroğlucular haksız diye bakmaz. Bakar ama ilgilenmez. CHP ülkeyi ve beni yönetebilir mi? Bankadaki paramı, yastık altındaki paralarımı yönetebilir mi? Çocuğumun işsizlik sorununu çözer mi, tenceremi kaynatabilir mi? İnsanlar araştırmalarda buna yanıt verir ve bir güven notu oluşur. Şu anda kahve köşelerinde, dost ortamlarında, ev sohbetlerinde bunlar konuşuluyor. 77 yaşındasın ne işin var parti başında diyor bu millet. En büyük yargılamayı da CHP’ye yapıyor. 'Siz daha genel başkan seçemiyorsunuz kardeşim, siz mi seçeceksiniz bu ülkenin cumhurbaşkanını' diyor. ‘Kavgalı eve kız verilmez’ diye atasözü var. Kızı çıkar, oyu koy yerine… Bu kadar bölünen, sürekli kavga eden, iç çekişme ile birbirinin gözünü oyan partiye oy vermezler” şeklinde konuştu.

1-2 AY İÇİNDE SULH OLMAZSA CHP HIZLA ERİYEBİLİR

Yaldız son olarak şunları söyledi:

“CHP, kurultay sonrası oluşan değişim kredisini hızla bitirmiştir. Süreç yanlış yönetilmeye devam edilirse, 1-2 ay içinde sulh olmazsa CHP hızla eriyebilir. CHP’de süreç direnenler ve butlancılar olarak devam ettirilirse bölünme olabilir. Kılıçdaroğlu’nun kontrolündeki CHP, daha mütevazi bir alana çekilip Özel ve arkadaşlarının daha farklı bir yol alışı mümkün olabilir.

Kaldı ki Özel iki gün önce yaptığı açıklamada ‘yedek parti var’ dedi. İzmir’de CHP markasını terk etmek kolay değil. İnsanları değişime çekmeye çalışsan da İzmir 25 yıldır CHP diyor. CHP bir marka ve 100 yıllık markadan vazgeçmek kolay değil. Günün sonunda seçmen için marka önemlidir, parti önemlidir, geçmiş önemlidir. Fakat CHP’nin baraj altı kaldığı dönem de olmuştur. CHP, Atatürk’ün partisi diye omuzlarda taşınacak bir parti de olmayabilir.

Türkiye’de iktidarı alabilecek bir alternatif üçüncü yol da çıkabilir. Bu da üçüncü ihtimal. MHP’den ayrılan partiler de var. Yüzde 7’nin hemen altında dolaşan milliyetçi partiler var ve bu zeminden gelecek olan üçüncü yol var. İYİ Parti ile Zafer Partisi’nin ittifakı konuşuluyor. CHP’deki kaos oraya da yarayabilir. Müsavat Dervişoğlu yaşanan gelişmeler sonrası partisini de toplamış. Bu partiler ana muhalefetteki kaostan payına düşeni almak isteyeceklerdir.