EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın gündemin İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönem başkanı Tunç Soyer’in tutuklu yargılandığı kooperatif davası vardı.
Gazeteci Fatih Yapar “Özel’in yargılama süreci ile ilgili İzmir’deki adli yapıya övgüleri var. ‘Adli mekanizma İstanbul gibi değil’ diyor, İstanbul savcısına yaptığı eleştiriler gibi eleştirileri yok. Olumlu değerlendirmeleri var. Mahkeme heyetinin, mahkeme başkanlarının tutumunu gündeme getiriyor. Kooperatif davası bilindiği üzere üç kere reddi hakimden sonra bu heyete geldi. Yine 2-3 günce önce HSK kararnamesi ile mahkeme üyelerinden biri değişti” şeklinde konuştu.
HER DOĞRU HER YERDE SÖYLENMEZ
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İzmir’de kooperatif davasını yürüten savcıları ele alış şeklinin sorunlu olduğunu düşündüğünü belirten Araştırmacı Yaldız, “Özel’in İzmir davası sürecine zarar verdiğin düşünüyorum. Yaptığı açıklamalarla İzmir’deki savcılara, hakimleri överek iyi bir şey yaptığını düşünebilir ancak HSK’nın bu sefer ‘hayırdır kardeşim ne yapıyor İzmir’ denmesine yol açabilir. Bunları herhalde düşünüyordur. Çok bilinen bir doğru vardır, her doğru her yerde söylenmez. Özel’in bulunduğu makam itibariyle bunu en iyi bilenlerden olması lazım. CHP genel başkanı olarak bugünkü adli atmosferde mahkemeyi översem yargılanan sanıkların hayrına mıdır? İstanbul’da 10 ay beklendi iddianame için, İzmir’de iddianame hızlı çıktı dedi” ifadelerini kullandı.
ÖZEL, İSTANBUL’DAKİ DAVAYI İZMİR İLE BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNE YOL AÇIYOR
Gazeteci Fatih Yapar ise İzmir’deki kooperatif yargılaması ile İstanbul, Adana, Antalya’da yapılan yargılamaların içerik yönünden bir tutulamayacağını söyledi. Yapar, “İstanbul iddianamesini Beşiktaş iddianamesi ile karşılaştırabilirsiniz. Antalya, Adana iddianamesi ile karşılaştırabilirsiniz. İzmir’deki iddianame ise kooperatif iddianamesi. Bunun Aziz İhsan Aktaş ile alakası yok. Etkinlik pişmanlıktan yaralanan da bu davada yok. İkisi de alakasız davalar. İstanbul Cumhuriyet Başsavıcısı Akın Gürlek’in Antalya Başsavcılığı’nın dışında İstanbul’daki ekibe talimat veriyor. Belediye başkanı alındı, getirildi, operasyonla cezaevine konuldu. İzmir’de böyle bir süreç yok. Bu birbiriyle ilişkili bir süreç değil. Özel, İstanbul’daki davayı İzmir ile birlikte değerlendirilmesine yol açıyor. Bu durum hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı hem de yargının belli kesimlerini strese, tribe sokar. Ankara zaten bakıyor. HSK, Adalet Bakanlığı hepsi İzmir’e bakıyor. Ankara’dan bakan gözlerin dışında İstanbul’un projeksiyonlarını çevirmesine yol açıyorsunuz” dedi.
ERDOĞAN DAVAYI DİLİNE DOLAMASA SOYER DE KARCI DA 1 SAAT HAPİSTE OLMAZDI
Ümit Yaldız ise şunları söyledi:
“Buna yüzde 100 katılıyorum. Büyük bir strateji hatası var. Destek mi veriyor, köstek mi oluyor belli değil. İzmir’deki davanın iddianamesi var. İddianamenin hiçbir yerinde Soyer, Aslanoğlu, Karcı şu kadar parayı hesabına geçirmiştir, yemiştir, yok etmiştir böyle bir şey yok. Antalya’da baklava kutusu var, rüşvet konuşuluyor. İstanbul’da itirafçılar var, yurt dışına kaçanlar var. İzmir’de gecikmiş inşaat davası bu… Sayın cumhurbaşkanı hasbelkader TOKİ’ye rakip olacaklardı, inşaatları yapamadılar modu sebebiyle İzmir’i diline doladı. Yoksa ne Tunç Soyer ne İzmir’in en dürüst bürokratlarından birisi olan Barış Karcı 1 saat bile hapiste kalırdı. Mevcut başkanın burada konumlanması var. Adalet Bakanı algıda Büyükşehir Belediye Başkanı şikayet ediyor diyor. Erdoğan da vay efendim benim TOKİ’me nasıl rakip olursunuz şeklindeki duruşu var. Bunun dışında Antalya, İstanbul, Adana ile alakası yok buranın… Burada bir itirafçı yok.
Eleştirdiklerimiz var, yapılırken de eleştirdim. CHP bu işin içine bu kadar sokulmamalıydı dedim. Kooperatif başkanı olan birinin il başkanı olması buralarda olmamalıydı dedim”
ASLANOĞLU DA HATA YAPTIK DİYORDUR
Gazeteci Fatih Yapar, kooperatif işleyişinde CHP’li isimlerin olduğunun altını çizerek “CHP’nin siyasi olarak kooperatif sürecinde olması ayrı kooperatif işleyişinde il başkanlarının oğlunun, kızının, akrabalarının olması ayrı. Aslanoğlu’nun girmemesi lazım. Kendisi de hata yaptık diyordur. Benim eşimin olduğu avukatlık bürosuna bu kooperatifleri doldurmasaydım keşke diyordur. Kooperatif adreslerini buraya vermeseydim, herkesi aynı anda toplamasaydım, akrabalarımı kooperatif başkanı yapmasaydım diye düşünüyordur. Düşünmesi lazım da” şeklinde konuştu.
ÖZEL BİRAZ DAHA AÇIKLAMA YAPARSA İNSANLAR BİRAZ DAHA FAZLA İÇERDE KALMAK ZORUNDA KALABİLİR
Ümit Yaldız ise şunları söyledi:
“Bunlar etik açısında sorunlu mu, evet... CHP bu yüzden dayak yiyor. Erdoğan’ın da en sevdiği şey… Deprem konutlarını 2 haftadır bir açıyor ve İzmir’i iline doladı. Bunun üstüne Özel’in İzmir Adliyesi’ni ikide bir gündeme getirmesi süreci zorda bırakabilir. Özel biraz daha açıklama yaparsa insanlar biraz daha fazla içerde kalmak zorunda kalabilir. Biraz susmak süreci sağlıklı yürümesi açısından önemli… Gecikmiş inşaatlar var, mağdurlar var. Mağduriyetleri kooperatifler, büyükşehir kabul ediyor. Bütün hikaye belediyenin ödediği kiralar üzerinden bir kamu zararına dayandırıyor. Hepsi bu. Bu memlekette TOKİ’nin, başka devlet kurumlarının kentsel dönüşüm hamleleri gecikmiyor mu? Kimsenin, kamunun parasını alıp yediği gibi bir durum iddianamenin hiçbir yerinde yazmıyor.