EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programda Adalet Bakanlığı’ndaki ve İçişleri Bakanlığı’ndaki görev değişiklikleri ele alındı.
İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Çiftçi’nin, Adalet Bakanlığı’na ise Akın Gürlek’in atandığını hatırlatan Gazeteci Fatih Yapar, “iki bakanlık ülkenin en önemli noktaları. Yargı meselesi ile ilgili hukuki değerlendirmeler ölçeğinde değişim gündemdeydi. İçişleri’nin bünyesinde emniyet, jandarma, idari birimler var. İçişleri Bakanı’nın görevden alınması sonrası Erzurum Valisi bakan oldu. Biraz sürpriz olarak yorumlayanlar var. Karakterini, hafız olmasını, mülki amir olmasını değerlendiriyorlar. Kendisi aynı zamanda hukuk öğrencisi. Ağırlık olarak referansının İsmail Kahraman olduğu değerlendiriliyor. Kahraman’ın özel kalemi görevinde bulunmuştu. Numan Kurtulmuş’un da desteği olduğu söyleniyor” dedi.
İZMİR YOK SAYILIYOR, KİMSE KABİNEYE ALINMIYOR
Araştırmacı Ümit Yaldız ise kabinede İzmir temsiliyetinin uzun bir süredir olmamasını gündeme taşıdı. Yaldız, “Çok önceleri İzmir, birinci ligdeyken İzmir valileri İstanbul’a atanırdı, oradan da müsteşar, bakan olurlardı. Artık rejim değişti, başkanlık sistemi var. Sistem dahilinde uygun görülenler görev alıyor. 4 Mart 2022’den bu yana İzmir’in kabinede herhangi bir temsilcisi yok. 4 koca yıldır İzmir, hükümet kabinesinde yok. Herhangi bir bakanı yok. İzmir yok sayılıyor, kimse alınmıyor. Bazı problemleri, en temel konuları dahi aşamıyoruz. Belediye başkanları basit konularda bile bakanlıklardan vesaire randevularda dahi zorlanıyor. İzmir daha da sönükleşen uzakta bir şehir hüviyetine gidiyor. Bakan önemlidir, hep önemli olmuştur” değerlendirmesini yaptı.
GÜRLEK’İN KONUŞMASINDA NEVŞEHİR VURGUSU
Yapar ise Akın Gürlek’in devir teslim töreninde yaptığı konuşmayı hatırlatarak “Konuşması esnasında ‘Nevşehir’in 27 yıldır bir bakanı yoktu’ dedi. Program esnasında memleketten gelenler var deyince bir hareketlenme de oldu. Kendisi bürokrat olmasına rağmen bölgesel konuda da vurgu yapıyor. İYİ Partili Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı da Akın’ın adını vererek ‘Nevşehir adına gururluyuz’ açıklaması yaptı” şeklinde konuştu.
SANAYİ BAKANININ İZMİR’DEN OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN
Ümit Yaldız şunları söyledi:
“Deniyor ki yeni sistemde bölgesel bakanlıkların anlamı yok, kabine profesyonellerden oluşuyor falan. Yeri geldiğinde bakanları büyükşehirlere aday yapıyor. Onu nereye koyacağız? Murat Kurum’u İstanbul’a aday yaptılar.
Bakanlar icraatçıdır, yürütmedir, yürütmenin bir şehirle bağı önemlidir. O şehrin sorunları hızlı çözülür. Ne bakanı olduğunun önemi yok. Bir bakanlık başka bakanlığın işini yapar, yol açar, sorunları Ankara’da hızlı çözer. O da diğer bakanlığın işini yapar. Her şey karşılıklıdır. Binali Yıldırım döneminde önemli projeler İzmir’e geldi. Altyapı projeleri, marinalar, tüp geçit projesi… İzmir’e katkı sağlayan projelerdi. Bekir Pakdemirli, İzmir için istenen performansı veremedi. Tarım Bakanı olarak da veremedi.
Bu şehirde son 1 yıldır katı atık tesisi yeri bulunmuyor, ruhsatı çıkmıyor, bir yerde takılıyor. Körfez kirliliği denetimi konusunda bakanlık yetkisini büyükşehirle paylaşmıyor. Bir yandan gemiler pisliklerini güzel körfezimize dökebiliyor. Sanayi bakanının İzmir’den olduğunu düşünün, uluslararası yatırımcıyı İzmir’e yönlendirir, yeni OSB’ler için yol açar. Bunlar oldu. Ama sadece biz konuşuyoruz, 4 yıldır İzmir’in bakanı yok”
İZMİR BU İŞTEN ETKİLENİR
Gazeteci Fatih Yapar, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve gelmesi ile bazı görev değişimlerinin yaşanabileceğini belirterek “Belediyelerle ilgili operasyonun merkezinde. Mecliste kavga oldu. Kabine değişikliği sonrası bakanlık bünyesinde değişim olacak. Bakanlık bünyesi sonrası taşralar da gelecek. İzmir de bunlardan etkilenecek. İzmir bu işten etkilenecek kentlerden biri olarak görünüyor. İzmir’i de yakından takip ediyor. Annesi ve babası İzmir’de yaşıyor. İzmir Adliyesi’nde hareketlilik olabilir diye düşünüyorum. Yeni kabine değişikliği ile bakanın hukuk sistemini kontrol altına almasıyla sürecin başka belediyelere yayılabileceği yorumları yapılıyor” dedi.
ŞAHİN BİR BAKAN OLURSA OPERASYONLAR OLUR VE ERKEN SEÇİM OLABİLİR DİYENLER VAR
Ümit Yaldız şunları söyledi:
"Gürlek tercihi tabi ki her türlü yoruma açık. Bir yargı mensubunun yürütmenin başına getirilmesi, yargının başına getirilmesi muhalefetin eleştirilerine sebep verdi. Gürlek ile ilgili iddiaları, suç duyuruları oldu. HSK’ya şikayetleri oldu. HSK’nın başına da artık Gürlek geldi.
Türkiye’de adaletin sağlanması konusunda bu tercih sorgulanabilir. Çok şahin bir bakış açısı var. Evet, ortaya koyduğu iddiaların çoğunluğu süreç içinde iddialara yönelik bakışı değiştirdi. İstanbul iddianamesini, Antalya, Beşiktaş iddianamelerini kastediyorum. Yöntem tartışılıyor. İstanbul seçimlerinde denildiği gibi hiçbir şey olmadıysa bir şey olmuş gibi görünüyor bakıldığında. Bu da ona ister istemez hukuki tartışmaların dışında bir başarı sağladı ve sistem tarafından ödüllendirildi. Türkiye’ye ödül mü olur, ceza mı? Onu tutumu belirler. Olacakları izleyeceğiz, kaygılar arttı. Şahin bir bakan olursa operasyonlar olur ve erken seçim olabilir diyenler var. Yerel seçim ya da yerel-genelin birleşeceği bir seçim olabilir diyenler var. İzleyip göreceğiz.
Yargıya güven konusunda geçmiş olsun, büyük sıkıntı var. Tekrar toparlanır yargı-siyaset bağı normalleşir mi, bilemem. Bugün itibariyle yargı kararlarında siyasetin etkisinin olduğu düşüncesi yaygın. Çoğu hakim savcıyı tenzih ediyorum. Böyle bir bakış var toplumda. Batı Anadolu çevresinde yaptığımız çalışmalarda böyle bir algı var.
Şöyle bir tez vardı, bir süredir Ankara’daki temaslarımızı yoğunlaştırdığımızda erken seçim konusunda Mart 2028 dillendiriliyor. Normal şartlarda Mayıs’ta olacak seçimi iki ay öne alıp erken seçim yapalım iddiası var. Bu iddia AK Parti’nin üst düzeyince değerlendiriliyor. 2 ay erkene çekmek hukuken erken seçim olur. Kamu vicdanında adil olur mu tartışmaları var. 2027 Kasım’ı savunan gruplar var. Ama Mart 2028 olursa yerel-genel bir olur."