EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV programında iş dünyasında yaşanan son gelişmeleri ele aldı.
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener ile İZSİAD (İzmir Sanayici İş Adamları Derneği) Başkanı Aladdin Yüksel arasındaki gerilimin nedenlerinin ele alındığı programda Yüksel’in İZTO seçimlerine yönelik hazırlık yaptığı iddiaları ve Özgener’in yaptığı hamleler ele alındı.
YÜKSEL’İN DÖNÜŞÜNÜ İZTO YÖNETİMİNİ ELE GEÇİRMEK OLARAK KODLAYANLAR OLDU
Araştırmacı Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede “İZSİAD’da kooperatif davası kaynaklı olarak başkan Hüseyin Cengiz hakkında adli süreç işledi ve başkanlıktan ayrıldı. Kendisi başkanlığı Münir Sinan Özen’e devretti ancak İZSİAD’da kaynama bitmedi. Özen’in eski yönetim ile aynı anlayışı devam ettirdiği düşüncesi ile danışma kurulları, akiller harekete geçerek Aladdin Yüksel’i işin başına getirdiler. Meslek odalarında belirleyici olan Yüksel, derneğin başına geçti. İZSİAD’ın kuruluşunda da Yüksel önemli kilometre taşlarından biridir. O dönem başkan ve yönetimlerin belirlenmesinde arka planda etkili olmuştur. Dernekte görevler de almıştır. Yüksel’in dönüşü iş çevrelerinde ve siyasi çevrelerde anlamlandırılmaya çalışıldı. Basit bir İZSİAD’ı geri alma operasyonu mu yoksa bir sonraki seçim sürecine dönük adım mı diye konuşulurken bunu İZTO’nun yönetimini ele geçirmeye dönük bir hamle olarak kodlayanlar oldu. Bir anda İZSİAD üzerinden İZTO yönetiminin ele geçirilmek istenmesi iddiası ortaya atıldı. Bu iddia birkaç küçük görüşme ile somutlaştırıldı anladığım kadarıyla. Yüksel son 10 yıl için söylüyorum; yanında yöresindeki figürler belli. Salih Özçiftçi var, İrfan İnanç Yıldız var. Bu isimler İZSİAD yönetiminde var. Bu isimlerden Salih Bey, İZTO meclis üyesi. Yıldız, bir önceki dönemde İZTO’daki komite seçimlerinde kura ile kaybetmiş bir isim. Kendi komitesinde iddialı bir figür. Meselenin nereden çıktığını doğru teşhis etmek lazım” dedi.
ÖZGENER’İ HAREKETE GEÇİREN ASIL ŞEY…
Fatih Yapar’in “Özgener’in refleksi biraz abartı olarak yorumlanıyor. Mahmut Bey, yangın büyümeden söndürülelim, mayınlı araziyi erken temizleyelim gibi bir düşünce hasıl oldu galiba” demesi üzerine Yaldız, “Benim gördüğüm Özgener, orman yangınlarında erken önlem sistemleri oluyor ya drone uçuruyorlar falan. Bir yerde duman yükseldiğinde helikopterle suyu boca ediyorsunuz. Yangının duman halindeyken sönüyor. Özgener, duman görmüş orman söndürme ekibi gibi bütün ekipmanı sevk etti ve Yüksel’in üstüne suyu boşalttı. Öyle helikopter falan da değil. Ağır bir racon koydu ortaya. Yer altı dünyasındakine benzer bir racon koydu ortaya. Dedi ki ‘İZSİAD’a görevli olan meclis üyeleri tercih yapsın. Ya İZSİAD, ya İZTO. İkisinin bir arada olmasını istemiyorum’ Bu tavır demokratiktir değildir, doğrudur değildir ayrı. Aladdin Yüksel, İZTO için harekete geçti mi, geçmedi mi? ‘Geçmedik. Bu söylentiden ibaret. Niyetimiz yoktu. Sanal bir savaş arzusu var ve bir algı operasyonu var’ diyorlar. İrfan İnanç Yıldız’ın olduğu komite ilgili harekete geçildiği, birkaç telefon açıldığı iddiası Özgener’i harekete geçiren şey asıl. Öyle bir racon koyuyor ki meclis üyelerinin büyük bölümü İZTO’dan yana tavır alıyorlar. İZSİAD’ı terk ediyorlar, terk etmeyenle ilgili de Özgener devam ediyor” şeklinde konuştu.
YÜKSEL İLE ÖZGENER’İ GÖRÜŞTÜRDÜĞÜ İÇİN KÜÇÜKKURT AĞIR FATURA ÖDEDİ
Yaldız şunları söyledi:
“İşin bir de EGEV kısmı var. Hasan Küçükkurt, İzmir’in tanıdığı bir isim, dönem dönem tartışmalı imar planları ile ilgili de ismi anılıyor. İZSİAD’ın eski başkanı ve şu an EGEV’in başkanı. EGEV, yıllara dayanan bir kuruluştur. EGEV’in başkanlar kurulu vardır ve kurulda İzmir’deki meslek odaları, sanayi odası, ticaret odası başkanlarının toplanarak İzmir ve Ege’deki ekonomik gelişmeleri ele aldığı aylık toplantıları olur. Başkan ise Küçükkurt’tu. Küçükkurt da Yüksel gibi hedefe alınmış hatta daha ağır fatura ödemiştir. Bu raconda Küçükkurt’un payına neden bu düştü? Onu da araştırdım. Küçükkurt, Yüksel’in İZSİAD’a başkan olmadan önce Özgener’e götüren isim oldu. Özgener, Yüksel ile görüşüyor. Görüşmeyi sağlayan Küçükkurt. Bu görüşmeyi ayarladı için üzeri çizilmiş bir isim. Özgener’in yanında duran İTB, EBSO, diğer sanayi dernekleri ve meclis başkanları toplantıya katılmıyor ve Küçükkurrt başkanlığı bırakma kararı aldı. Uzun yıllardır ilk defa bu kadar ağır bir fatura ödetildiğini ilk kez gördüm. Özgener, bu kadar topa ağır girmesi başka bir konu.
Yüksel cephesi ‘hazırlık yok’ diyor ama zihni hazırlık vardı. Bu hazırlık bazı masalarda konuşuldu. Özgener’in kendisi açısından aldığı önlem doğrudur diyenler var. Demokratikti, demokratik değildi diyenler var. Burada İzmir kamuoyu bölünmüş durumda.
CHP’LİLER ÖZGENER’İN HAMLELERİ SONRASI HAREKETE GEÇEBİLİR
Fatih Yapar’ın “Özgener şu an mayınlı araziyi temizliyor” demesi üzerine Yaldız, “Kesinlikle. Özgener’in ufukta rakibi yoktu. Tüm bu hamleler bir rakibe de sebebiyet verebilir. Temizlik yapıyorken iyice köşeye sıkışmış olan CHP’liler hiç akıllarında yokken belki de yola çıkacaklar. Bunu da bilmiyoruz ama böyle bir iddia da var. İddia şu; bazı masalarda ‘Özgener’i iktidar destekliyor, Cumhur İttifakı ile hareket ediyor, Bahçeli’yi, Erdoğan’ı ziyaret ediyor. Burayı alalım’ gibi konuşmaların olması üzerine Özgener’in hamlesi var. Diğer taraftan bakalım, İzmir’e CHP’nin kalesi olarak bakılıyor. Alaattin Yüksel, İzmir’in kale olma sürecinin en önemli figürlerinden birisi. Yüksel aslında İzmir’in 25 yılında CHP’nin yerel politikasını tanzim eden isimlerden birisidir. Gelinen noktada İZSİAD başkanlığında bile tartışılır hale gelmesi ve Özgener’in böyle bir harekatı yönetebiliyor olması da kendi kendine İzmir siyasetinin nereden nereye geldiğini anlamlandırmak için bir hayli önemli” şeklinde konuştu.
KENTİN KILCAL DAMARLARINDA CHP SİLİNDİ
Fatih Yapar’ın “Esnaf odası seçimleri, kredi kooperatif birliği neredeyse merkezi sisteme doğru geldi. AK Parti Milletvekili Atilla Kaya öncülünde esnaf odası seçimleri kazanıldı. Yalçın Ata önderliğinde bir süreç işledi. Esnaf gitti, sanayici zaten orada. İş dünyasının yeri belli. CHP’nin belediye başkanları dışında nerede kaldı kale?” demesi üzerine Yaldız şunları söyledi:
“İzmir’de 130 esnaf odası var. Esnaf Odası 30 ilçede kılcal damar vazifesi görüyor. Bu kılcal damarlardan CHP’yi sildiler. CHP tamamen bu alanlardan çekilmek durumunda kaldı. Mehmet Ali Susam döneminde esnaf odalarının sağ orjinli başkanları ve yöneticileri CHP’ye üye yapıldı, meclis üyesi oldular. CHP bu alandan çekildi ve bu alan iktidar tarafından konsolide edilmiş görünüyor. Özgener’i Cumhur İttifakı ile ilişkileri bakımından AK Parti ile ilişkilendirebilirsiniz ama kendisi partiler üstü bir durumda duruyor. Yalçın Ata gibi iktidar ile ilişkilendiremiyorum Özgener’i kendi dünyamda. Erdoğan ile ilişkisi, Bahçeli ve Akın Gürlek ile verdiği pozlara bakıldığında Özgener’in devlet kanadında onaylandığını görüyoruz.
CHP, esnaf odasında iddia sahibi olabilir mi? Çok zor görünüyor. Ama ticaret odasının geçmişine baktığımızda Cumhur İttifakı ile bu kadar yakın ilişki içinde olmak seçim kaybetme meselesiydi. Necip Nasır neden kaybetti seçimi Demirtaş’a karşı? İktidara yakın olduğu için kaybetti. Meslek odasında hatta Gazeteciler Cemiyeti’nde bile iktidara yakın kim varsa seçim kaybederdi. Şu an tüm alanlarda adım adım kazana kazana geliniyor. Bu gelişler bir siyasi iktidara dönüşür mü? Halk başka düşünüyor. Ancak İzmir siyasetine yön veren alanlarda iktidarın bu kadar hakim olması CHP açısından S.O.S. veren bir durum”