Güncel

Araştırmacı Yaldız: İki İzmirliden biri kendini güvende hissetmiyor!

İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, son dönemde artışa geçen asayiş oranlarına dikkat çekerek “araştırmamızda iki İzmirliden biri asayiş yönüyle mahallesinde güvende hissetmiyor. Yüzde 30 ise hiç güvende hissetmiyor. Arka mahalleler dediğimiz bölgeler Vahşi Batı gibi… Belediyelere yapılan talepler arasında parklara güvenlik kamerası ve güvenlik elemanı konulması talebi bile var” dedi.

Abone Ol

EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin konuları yorumladı.

Programda Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okullarda gerçekleştirilen silahlı saldırıların etkileri ele alındı.

KENDİ ÖĞRENCİLERİMİZ TARAFINDAN KATLEDİLEN ŞEHİT ÖĞRETMENLERİMİZ VAR ARTIK
Ümit Yaldız konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “İstanbul’da bir öğretmen öldürüldü. Artık şehit öğretmenlerimiz var. Kendi öğrencilerimiz tarafından katledilen şehit öğretmenlerimiz var artık. Bundan büyük utanç mı olur? Başka bir ülkede olsa Milli Eğitim Bakanı istifa etmiş ya da görevden alınmıştı. Eğitimde tekil olan tek şey Yusuf Tekin. Okullarımızda, İzmir’in göbeğinde bile kapıda güvenlik yok. Silahlı güvenlik okulda olmaz. Silahlı güvenlik tartışılıyorsa durumun vehameti tartışılıyor demektir. Okulların tuvaletlerine sabun koymaktan aciz bir sistemimiz var. Hastanelerdeki gibi içi boşaltılan, özel hastanelere yönlendirilen bir politika yürütülüyor. Bakanın çocuğunun özel okulda olması bunu daha fazla açıklıyor. Bunlar eğitimdeki eşitlik duygusunu yok ediyor. Öğrencilerin bir bölümü güvensiz, her an baskın yiyebilecek alanlarda eğitim görmek durumunda alıyor. Özel okullarda ise öyle değil, kapıda güvenlik var. Okullardaki güvenlik sorunu CHP’li belediyeler yapılan operasyondan da enflasyon da önemli. Türkiye’nin en önemli sorunu. Temel problemlerden biri, suça sürüklenen çocuk kavramı var. Çocuk suçlu sayısındaki artış yükseliyor. 123 yıllık cumhuriyet tarihinde ortaokul çocuğunun 5 silahla okula girip katliam yaptığı görülmüş mü? Çocuklar asayiş olayının merkezine oturdu. Çeteciler iş insanlarını, esnafı tarayıp öldürüyor. Bu çocuk çetelerle ilgili sosyal medyada açılan ihalelere katılıyor. Devlet nerede? Devlet discordu, ihalelerin yapıldığı telegram hesaplarını izlemiyor mu? Sadece CHP’li belediyeleri mi izliyor? Bir bakan alın görevden, bir şey yapın. Ülkenin tek problemi Erdoğan’ı seçtirmek değil. Bir nesil kayboluyor, çetelerin eline düşmüş. 9-10 yaşındaki çocuklar uyuşturucudan ölüyor. Devletin el freni çekip ne oluyor demesi lazım.” dedi.

GÖZLER KARARNAMEDE, DEVLET PASİF ALANDA
Gazeteci Fatih Yapar, İzmir’deki devlet sistematiğinde bir durağanlık olduğunu, bunun nedeninin de kabine değişikliği sonrasında tayin kararnameleri ile alakalı olduğunu belirterek “İçişleri Bakanı değişti, vali bey başta olmak üzere mülki idare kararnameyi bekliyor. Emniyet müdürlerinin değişme ihtimali nedeniyle kararname bekliyor. Adliyede de durum bu. İzmir Adliyesi’nde kadro çalışması yapılıyor, kim, gelecek kim gidecek. Mülki idarenin görevi şu an kararnameyi beklemek, büyük çaplı işleri bekletmek, rutini sürdürmek. Hepsi gece 1’den sonra atanıp atanmadığını öğrenmek için Resmi Gazete’ye bakıyor. Acayip bir boşluk var. Bürokratik yapının tamamlanması lazım, gelen kişi gereğini yapması lazım. Gri bir dönemde ve pasif alanda devlet” şeklinde konuştu.

ALFA KUŞAĞINI TAMAMEN KAÇIRDIK

Yaldız ise şunları söyledi:

“Bu durumun yaşanan olaylara mutlak etkisi var. Meclisin çalışması, sistemin gözden geçirtilmesi lazım. Okullara tarikat göndererek bir şeyler değişmiyormuş. Tarikatlarla protokol yaparak falan bu işler çözülemiyormuş. Sen-ben kavgasını, siyasi kavgayı bırakıp siyaset üstü davranarak meclisin harekete geçmesi gerekiyor. Sistemde boşluklar var, alfa kuşağını tamamen kaçırdık. Oynadıklar ne, oyunlarla çocuklar kimlerin ağına düşüyor, görmüyoruz. Varsa yoksa CHP’li başkanlara operasyon. Bunun dışında asıl sorun gözden kaçıyor.

İKİ İZMİRLİDEN BİRİ KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR
Araştırmacı Yaldız, araştırma şirketlerinin İzmir’de yaptığı ankette asayiş nedenli güvenlik sorunun üst sıralarda yer aldığını belirterek “ortada öğrencilerin kendi okullarına saldırması konusu var. Ortaokul öğrencisi olması daha da önemli. Aileleri mi, sistemi mi yargılamak gerekiyor, siber güvenlik konusunu mu yorumlamak gerekiyor. Yetkililer üzerine düşeni yapmıyorlar, yapamıyorlar, boşluklar var. Bir güvenlik sorunu var ülkede. İntegral olarak İzmir’deki araştırmamızda iki İzmirliden biri asayiş yönüyle mahallesinde güvende hissetmiyor. Yüzde 30 ise hiç güvende hissetmiyor. Arka mahalleler dediğimiz bölgeler Vahşi Batı gibi… İzmir’in önemli bölümü asayiş yönüyle kendini güvenli hissetmiyor. Bu araştırmayı yayınladığımız dönemde bu şehrin sokaklarında 600 torbacı gözaltına alınıp tutuklanmıştı. İzmir’de rutin araştırmalarda görüyoruz ki evlerinde, mahallelerinde, çocuğunu parka götürürken insanlar güvende değil. Park güvenliği önemli konulardan birisi oldu. Belediyelere yapılan talepler arasında parklara güvenlik kamerası ve güvenlik elemanı konulması talebi var. Buranın kriminal alanlara dönüştüğü, uyuşturucu, çeteleşme olaylarının meydana geldiğinden mütevellit yanında bir büyükle bile parka çocuğu götürdüğünde güvende hissetmiyor insanlar” dedi.

Gazeteci Fatih Yapar ise şehir genelinde aydınlatmaların yeterli düzeyde olmadığına yönelik şikayetlerin olduğunu belirterek “Parklarda ışık yok. Ana artellerde, merkezlerde yetersizlikler var. İzmir çok karanlık gibi bir değerlendirme de var toplumda… Manisa’ya, Aydın’a git, başka kentlere git her yer ışıl ışıl. İzmir’in her yanında problem var” dedi.

İZMİR KARANLIKLAŞTIRILAN BİR ŞEHİR

Yaldız ise şu yorumu yaptı:

“Güvenlik duygusu, aydınlık duygusu ile paralel bir konu. İzmir karanlıklaştırılan bir şehir. İzmir sönük hale getirildi. Yerel yönetimler de üzerine düşeni alsınlar. İzmir niye bu kadar sönük, karanlık? Ana caddelerde bile lambaların voltajı düşük, çoğu yanmıyor. Bir salmışlık var. Kordon’da bile gece güvenlikte hissedecek kadar yürüyemiyorsunuz. İzmir’de bir yetkili merci uyuşturucu yaşının 9’a düştüğünü açıkladı. 1 ay önce bu kentte 600 torbacı toplanmışsa, iki İzmirliden biri güvende değilim diyorsa bu ülkenin görevlilerinin birincil işi bu olması lazım”

OKULLARDA SIKINTILAR DAĞ GİBİ
Gazeteci Fatih Yapar ise “Okullarda, özellikle sıkıntılı yerlerde mahalle bekçileri kapıda bekliyor. Okullarda devriyeler var. Okullarda dağ gibi sorunlar var. Hademe ve temizlik görevlilerinin bile maaşlarını ve sigortalarını ödeyemiyorlar. Geçici işçilik de kaldırıldı. Müdür yardımcısı velilere bağış kutusu olarak bakıyor. Kayıt yaptırıyorsun ama okulda nasıl bir eğitim vereceği, lise başarılı ortalamasını anlatmaktan çok, okulun boyasının, elektrik teçhizatının sorunlu olduğunu anlatıp veliden para almanın kılıfını bulmak için takla atıyor okul görevlileri, idarecileri” şeklinde konuştu.

KARŞIYAKA’DA BELEDİYE OKULLARA GÜVENLİK KOYMUŞTU AMA…
Yerel yönetimlerin geçmişte yaptığı desteklerden örnek veren Yapar, “İki gün önce Karşıyaka’nın eski başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, sosyal medyadan bir açıklama yaptı. Belediye başkanlığı yaptığımız dönemde bir kampanya başlattık ve okul kapısında güvenlik görevlisi tesis etmiştik dedi. Orada çalışıyordu, maaş belediyeden alıyordu. MEB, güvenlik sizin işiniz değil denilerek belediyelerin tamamı görevlileri geri almaları istendi. Biz yaptık, geri aldılar diyor” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ, YEREL YÖNETİM İLE OKULLARIN BAĞINI KOPARDI
Yerel yönetimlerin okullara verdiği desteğin kesilmesinde siyasi hesaplaşmanın olduğunu kaydeden Ümit Yaldız, “Aziz Kocaoğlu’nun ilk görev yıllarında büyükşehirin Havagazı Fabrikası, Adnan Saygun Sanat Merkezi dışında açıkladığı en önemli proje 600 okulun tadilatının yapılmasıydı. CHP’li belediye okullara girerek tadilat işlemleri yapıyordu. Bir nevi de politika yapıyordu. İzmir, CHP’nin kalesi yürüyerek olmadı. Sonra bunu AK Parti fark etti, belediyeler ile okulların bağını kopardı. CHP’li yerel yöneticiler okullarla yakın ilişki halindeydi. Okullar tepeden tırnağa elden geçildi. Baktılar bu iş CHP’ye yarıyor önünü kestiler. Bu sorunu doldurmanız lazım. Yapamıyorsanız yapanı engellememeniz lazım” dedi.