EGEDESONSÖZ- İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız ile Gazeteci Fatih Yapar, SonSöz TV yayınında ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Programın gündeminde mutlak butlan kararı sonrası CHP’de yaşanan gelişmeler ve İzmir siyasetine yansımaları ele alındı.
ÖZGÜR ÖZEL’İN YAKIN ÇEVRESİNE ÖZEL BİR YOĞUNLAŞMA VAR
Gazeteci Fatih Yapar yaptığı değerlendirmede “Yaşanan gelişmeler CHP arasında kavga olarak yorumlandı. Kavga önce milletvekilleri, belediye başkanları, sonra belediye çalışanları ve bürokratları arasında takip ediliyor derken kitle büyüdü ve etrafımız artık bu süreci takip ediyor. Normal vatandaş da takipte… Disipline gönderildi bazı vekiller, ihraçla ilgili süreçler var. Özel’in dar çevresinin yanı sıra kurultay sürecinde rüşvetle delege satın alındığına ilişkin iddialar üzerine bir yoğunlaşma var. Manisa’dan yakın ekibiyle ilgili dün tutuklama yapıldı. Her geçen gün ek ifade, etkin pişmanlıktan yararlanan insanlar var. Dar kadro yapısı içinde kiminin özel kalemi, kiminin şoförü bilgi veriyor kurultay süreci ile ilgili. Para alışverişlerinden bahsediyorlar” dedi.
CHP ŞU AN 3’E BÖLÜNMÜŞ DURUMDA
CHP’de yaşananlar “fetret devri”ne benzeten Ümit Yaldız ise “Hesaplaşma, bölünmüşlük yaşıyor CHP. Zira mutlak butlancılar var, genel merkeze hukuken teşekkül edildi. Özel ekibi var ve her geçen gün onlar için çember daralıyor. Gözaltılar, tutuklamalar var. İzmir’de Veli Ağbaba’ya yakın isimlere operasyon oldu. Güzelbahçe, Egeşehir vs. CHP’de bu iki yapının da uzağında kalan, yeni bir yol arayan üçüncü yol ekibi var. CHP şu an 3’e bölünmüş durumda. Üçüncü yolu genel çerçevede tanımlarsak; Türk siyasetinde üçüncü yol arayıışı zaten var. Şu an kutuplaşmış siyasete alternatif bir üçüncü yol arayışında olan İzmirlilerin sayısı yüzde 50. Yeni ve kapsayıcı, iktidarı hedefleyen parti kurulsun diyen seçmen bir hayli fazla. CHP’deki üçüncü yol henüz beklenen oranda değil. CHP’deki ekseriyette sokak üstünlüğü Özel’de. CHP’nin 19 Mart’tan bu yana abluka altına alındı. Burada siyasi figür Özel. Butlan kararında doğrudan Erdoğan’ın etkisi olduğunu yorumlayan önemi bir kitle var. Bu nedenle CHP seçmeni Özel ekibinin yanından daha yoğun toplanıyor. Genel merkezde de birileri var, oradaki isimlerin kim olduğu, nereden geldiği tartışmalı. Butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir sokak dolaşması, esnaf ziyareti olamadı. Salonlarda kapalı alanlarda yürüyor süreç… Butlancıların önünün açılmasına yönelik hem yargı üzerinden kararlar alınıyor hem de başka idari kararlar alınıyor. Grup başkanvekilleri görevden alınmış an itibariyle. PM toplandı 30 küsur kişi ile. Bazı belediye başkanlarının butlan ekibine yakınlaştığı söyleniyor. Bunun toplumsal karşılığı ne kadar olur, örgütlerde nasıl karşılık bulacaklar? Meçhul. Şu an beklenen destekler yok” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DE SİYASET KURUMU AÇIK BİR LABORATUAR HALİNE GELDİ
Yaldız şunları söyledi:
“Mesele CHP meselesi olmaktan çıktı. Türk siyasetinin temel meselesi oldu. CHP’li olsun, olmasın herkes fikir yürütüyor. Türkiye’de artık siyaset kurumu açık bir laboratuar haline geldi. Buradan doçentlik, profesörlük tezi yazılır. Her iktidar dişine göre muhalefet tanzim etmek ister. Bugün olan biteni çok yönlü, profesyonel olarak değerlendirmek lazım. Buradan düzinelerce kitap, tez çıkar. “Butlancılar mı, Özelciler mi, üçüncü yolcular mı haklı?”dan ziyade ben meseleyi Türk siyasetinin laboratuar haline gelemsi üzerinden bakıyorum. Araştırmacı kimliğimle söyleyebilirim ki; sokak bir araştırmadır. Karşılaştığınız insanlar, haberlerin altına yapılan yorumlar, sosyal medya etkileşimleri toplumsal destek konusunda açık fikir veriyor. Bu nerede durur, taşlar ne zaman oturur bilinmiyor. CHP’de belli bir kitle endişeli. ‘Tam iktidara gidiyorduk, ne oluyor?’ diyor insanlar… Kısmen hak vermekle birlikte suyun bu kadar bulanmasının Türk siyaseti açısından hayra vesile olabilir. Yepyeni daha güçlü bir şey de çıkabilir”
BAŞKAN TUGAY İKİ TARAFLI KUŞATMADA
Parti içinde yaşanan krizli durumun İzmir’e yansımaları ile ilgili değerlendirme yapan Gazeteci Fatih Yapar, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın süreç içerisindeki pozisyon alışının önemine dikkat çekti. Yapar, “Başkan Tugay’ın ve Çağatay Güç’ün tavrı ve yeri belli. İzmir’de iki başlı süreç var. Çağatay Güç görevden alınabilir. Belediye başkanlarının ihracı gündemde, acaba Tugay ihraç listesinde var mı? Bazı belediye başkanları listeye dahil mi? Cemil Tugay istifa mı edecek? Bir de 1 Temmuz’da kurultay davası var ve ceza çıkması durumunda davada yargılanan Tugay hakkında siyasi yasak durumu var. Orada da ismi var ve cezadan kaynaklı siyasi yasak çıkma durumu var. Başkan Tugay iki taraflı kuşatmada. Tugay’ın durumunu değerlendiren ilçe belediye başkanları da var. ‘Ben yeniden aday olur muyum, Tugay’ın yerine geçer miyim?’ düşüncesi var. Başkan Tugay da çevresine ‘istifa edersem tek başıma etmem, arkadaşlarımla değerlendiririm’ diyor” dedi.
CEMİL TUGAY’LA İLGİLİ 4 İHTİMAL VAR!
Ümit Yaldız, Cemil Tugay ile ilgili 4 ayrı ihtimalin olduğunu belirterek “Tugay, CHP’nin 25 yıllık iktidar olduğu İzmir’in belediye başkanı olmuş bir isim. Karşıyaka’da dahil iki defa seçim kazanmış bir isim. Bana ‘butlancılar, Özelciler, üçüncü yolcular burada, kimin yerinde olmak istemezsin’ deseler ben Cemil Tugay’ın yerinde olmak istemem derim. Cemil Tugay ne yapacak? İstifa mı edecek, ihraç mı edilecek, siyasi yasak mı gelecek, operasyon mu gelecek? Tugay dönemine ait çok sayıda dosya savcılıklara gönderildi, İstanbul’a da gönderildi. Bilirkişi raporları yazılıyor ve bu raporlar bugün yarın çıkar. Bir şafakta kapıya polis dayanmayacağının garantisi yok. İl Başkanı Çağatay Güç, geçmişte belediyede Tugay’ın yakın çalışma ekibindeydi. ‘Beni de alabilirler’ demişti. Cemil Tugay’la ilgili 4 ihtimal var. Her ihtimal birbirine yakın, belki de hiçbiri olmayabilir” şeklinde konuştu.
KILIÇDAROĞLU, TUGAY İÇİN “5’Lİ ÇETE”NİN ADAMI DEMİŞTİ, BİR ŞEY YAPABİLİRLER
Gazeteci Yapar, Egeşehir, İZBETON, Buca ve Güzelbahçe operasyonlarında Başkan Tugay’ın sessiz kaldığını belirtmesi üzerine Yaldız şunları söyledi:
“Gerçekten kendisi zor durumda ve yerinde olmak istemem. Kendi dönemini kapsayan İZBETON ve Egeşehir operasyonları yapılmış. Kapıyı tıklamış polis. Çok sayıda ihtimal var. Başını yastığa koyduğunda ne yapsam diye uyuyamıyordur. Kılıçdaroğlu’nun Tugay’a nasıl baktığını da biliyoruz. Seçim döneminde Tugay için 5’li çetenin adamı diyerek Özel’e aday yapmama yönünde ricası oldu. 5’li çetenin adamı dedikleri Tugay ile ilgili butlan ekibi bir şey yapar mı? İstifa etmek istediğine dair yoğun bilgiler dolaşıyor. Kendisi bu durumu belediye başkanlarının olduğu whatsapp grubunda yalanlamış” dedi.
BAŞKANI GÖZDEN ÇIKARMIŞLAR DEMEYELİM AMA GÖRÜNEN KÖY NOKTASINA GELİNMİŞ
Ümit Yaldız ise “Bir yandan istifa etsek mi, edersek birlikte edelim gibi ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ile yoğun bir çalışma içinde olduğunu duyuyoruz. Bu bilinen bir vaka artık. Az önce sayılan ihtimal üzerinden İzmir’de iki konu var, Tugay sonrası başkanvekili kim olur, siyasi yasak olursa belediye başkanı kim olacak? Başkanı gözden çıkarmışlar demeyelim ama görünen köy noktasına gelinmiş” dedi.
BAŞKANVEKİLLİĞİ İÇİN İLÇE BELEDİYE BAŞKANLIĞINI GÖZDEN ÇIKARANLAR BİLE VAR
Fatih Yapar’ın “Nabız yoklaması, dar ekibiyle toplanması işini başkan da bunu kabul etti, bunun alıcısı çok oluyor. Herkes belediye başkanı biz olabilir miyiz diye çalışıyor” demesi üzerine Yaldız şunları söyledi:
“İzmir şu noktaya gelmiş durumda; Geliyor gelmekte olan. Bu Kılıçdaroğlu’nun da sloganıydı. Geliyor gelmekte olan duygusu başkanının adımlarını daha da güçlendirmiş. İlçe belediye başkanları arasında başkanvekili olayım, istifa edeyim’ diyenler var. İlçe belediye başkanlığını bile gözden çıkaranlar var. Ancak halen bir başkan var, görev başında.
Tugay hamleler de yapıyor ancak kafası karışık. Bunun en büyük göstergelerinden biri Ferdi Zeyrek anmasında yoktu. Mansur Yavaş’ın 500 kilometre öteden geldiği anmaya Tugay, 20 kilometreden anmaya gitmedi. Gitmeyi tercih de etmedi. Kılıçdaroğlu ile ilgili söylenenler ortada, ihanet gibi kavramları ortaya attı. Duygusal iniş çıkışları var, acaba butlancılarla da ilişki kurabilir miyim diye de düşünüyordur kendi içinde. Tren orada çoktan kaçmış olabilir. Kendisiyle ilgili muhtelif durumlar var ve kendi duygu dünyası da çok karışık. Zeyrek’in anmasına gitmemesi bu karmaşaya netleştiriyor. Attığı adımlar siyaset kulislerindeki olası sona ilişkin senaryoları kuvvetlendiriyor. Her ilçe başkanın etrafında, her ilçe örgütünün etrafında bizim şu anlattığımız senaryolar, Tugay sonrası döneme ilişkin hesaplar yapılıyor. İzmir kamuoyu bunu artık satın aldı. Belediye başkanlarının gizli birinci gündemi bu”
YAPILAN İŞLERE KİMSE İMZA ATMAZ, BELEDİYE BAŞKANINA GÜVENMEZ
Gazeteci Fatih Yapar, yaşanan tartışmaların belediye bürokrasisini etkilediğini de kaydetti. Yapar, “belediye bürokrasisi iki yılda tarumar edildi zaten. Başkana operasyon mu olacak, istifa mı edecek düşüncesi var. ‘Evraka imza atarsam başıma iş gelir mi, başkan yanımda durur mu?’ düşüncesi var. Başkan son gözaltılarda ne hamleler yaptı? Yaşanan operasyonlardaki sessizliğe baktıklarında da ‘sahiplenmez bizi başkan’ duygusu oluşuyor ve bürokrasi kendisini kilitliyor. Karşıyaka’da Anadolu Caddesi’nde rögar kapağını düzeltemeyip emniyet şeridi dahi çekmeyip koltuk parçaları ile önlem alınan bir halimiz var. Sahipsiz, altyapıya bakılmayan bir durum var. Kimse imza atmaz, risk almaz, belediye başkanına güvenmez, yanındaki adamlara da güvenmez. Bu durum hizmetsizliği beraberinde getirir” değerlendirmesini yaptı.
TUGAY CANLI CANLI MEZARA KONULUYOR, PİRANA GİBİ ETİ KOPARILIYOR
Ümit Yaldız şunları söyledi:
Şu an fol yok, yumurta yok, dereyi görmeden paçayı sıvayanlar var. Belediye başkanı halen görevde. Parti içi, adli, idari soruşturma yok. Tugay canlı canlı mezara konuluyor, pirana gibi eti koparılıyor. Bu zemini de kendisi hazırlıyor. Kendini piranaların önüne atan da Cemil Tugay. Başkanvekili belirlemeye çalışmalar, toplu istifa edelim mi demeler, belediye başkanlarına kulis atmalar, üç gün sonra beni de alabilirler demeler, yani ne oluyor? İZBETON’a, Egeşehir’e girildi. Bu konu İzmir’de biraz daha erken düştü gündeme. Hazırlayıcıların başında da maalesef Cemil Tugay geliyor. Bu inişli çıkışlı durumda bürokrasi işlemez, imzalar tak tak atılmaz. At sahibine göre kişner. Bugün için tüm bu senaryolar bile İzmir’de büyükşehir gibi devasa organizmayı kilitlemiş durumda. Büyükşehir personelleri, daire başkanları, üst düzey yöneticiler bir sonraki belediye başkanının kim olacağını konuşuyor. Buradan bir yara alıyor belediye başkanı. En çok da İzmir yara alır. Anadolu Caddesi’nde bir şerit bile çizemeyip çukurun içine koltuk koyarlar, iş yapmaktan aciz bir yapı ortaya çıkar. Zaten yerel yönetimlere memnuniyetsizlik tavan durumda… Bütün bu sürece vesile olanların hiç mi suçu yok? Bunları da değerlendiriyoruz. CHP’li belediyelerin bu kadar ablukada olmasını eleştiriyoruz. Bir belediye başkanı daha dereyi görmeden paçayı sıvayıp yerine adam bakmaya başlarsa kendi kuyusunu kazar”
ESKİDEN “İMZAYI BEN ATMADIM, KOMİSYONDA YOKTUM” DENİYORDU, ARTIK BU YOK!
Gazeteci Yapar, yargı sistemindeki hareketliliğe dikkat çekerek “Güzelbahçe, Buca yarın başka ilçeler var. Her belediyede hazırlıklar olabilir. Yargıda hareketlilik var. Her gün HSK kararnamesi yayınlanıyor. Her dosya ile ilgili çalışması, emniyet ile entegrasyon süreçleri var. Operasyonlar şeklen değişiyor. Belediye başkanı imza atmadı, ihale evrakında imzası yok gibi değerlendirmeler vardı. İhale komisyonunda ben yoktum diyorlardı. Artık bu yok. Buca’da gördük, belediye şirketinin neredeyse çaycısı, taşınır kayıt yetkilisi hepsi alınıyor. Şemayı ortaya koyuyor savcılık, en üst idari yönetici belediye başkanıdır, sorumluluk ondadır diyor. Sen niye bakmadın diye hesap soruyorlar. Artık herkesin alınabileceği bir durum yaşanıyor” dedi.
CHP’YE ORANTISIZ YARGI SOPASI KULLANILIYOR
Ümit Yaldız ise şunları söyledi:
Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde AK Partili başkan görevden uzaklaştırıldı. Dava bitmiş, ceza onanmış ve sonrasında uzaklaştırıldı görevden. Tutuksuz yargılandı kendisi. Ne olduğu belli olmayan konularda CHP’li belediyelerle ilgili operasyon yapılıp başkanlar görevden alınıyor. Orantısız bir yargı sopası kullanılıyor. Bunu söylemek durumundayız. Bu yolsuzluk olmadığı anlamına gelmiyor. AK Partili, MHP’li, terör üzerinden DEM’li belediyelere dokunulmuyor. Arada Keskin gibi numunelikler de oluyor. Ama CHP’de kaşın üstünde gözün var dönemi var. Belediye başkanları da kılı kırk yarmak zorundalar. Bu bir vaka. Buca’da olduğu gibi önceki başkan yeni başkan durumu var. Eski başkan döneminde işleyiş başlamış, bir iki tane partilinin ifadesi, yanına da gizli tanık koyuyor, sistem işliyor.
Böyle bir orantısız güç kullanımını hiç görmedim. DEM Partililerle ilgili oluyordu bir şeyler ama bize uzaktı. Terör üst başlığı da olduğu için yorum yapmaktan kaçınıyorduk. İzmir’de buna benzer bir4 süreç de yaşandı. 2009’da dönemin süper savcısı Murat Gök, Güzelbahçe Belediye Başkanı Ertan Arıkan ile Buca Beldiye Başkanı Cemil Şeboy’u almıştı. Güzelbahçe’de sonra Mustafa İnce geldi, iki dönem yaptı. O da gözaltına da alındı. Cemil Şeboy büyükşehiri istedi, olamadı, çekildi. O dönemde olayla ilgili İzmir’in en büyük gazetelerinden birisinde manşetler vardı. Şeboy’un Miami’deki villaları anlatılıyordu. Para alış verişinden bahsediliyordu. İki üç ay sonra cezaevinden çıktı, sonra milletvekili seçildi. Unutuldu gitti. Bu iddialar ne kadar temelli zaman gösterecek.