Araf’ta bekleyiş son bulurken

Abone Ol

Sistemde destabilizasyonun önüne geçilemiyor. Kıyamete an be an yaklaşıyoruz. Ok yaydan çıktı. İnsanlık, yıkılıştan yeniden kuruluşa giden yola çıkmış bulunuyor.

Uluslararası hukuku geçersiz kılan koşullarda, Trump’ın ahlakı bu boşluğu dolduruyorsa; Araf’ta bekleyişin sonu gelmiş demektir.

Kapitalist sistemde çöküş alametlerinin ortaya çıkışıyla başlayan tartışmalarda, doksanlı yıllardan itibaren, insanlığı bekleyen geleceğe dair endişeler daha sık dile getirildi. Ve o gün bu gündür, belli çevrelerde, bu mesele konuşuluyor.

Ne ki, ikibinli yılların başından beri bu mesele üzerine yazıyorum; gördüğüm kadarıyla, sonlanan Aydınlanma ve tükenen aydınlarla yol almak mümkün değil.

Muhtemelen, o bildiğimiz Dünyanın sonu yaklaşıyor. Fakat bunu ifade etmek için oluşması gereken dil henüz ortada yok. Kavramların, terimlerin, olguların ya içi boşalıyor ya da anlam kaymaları oluşuyor.

Ve her şeye rağmen, yeni bir çağın eşiğinde, değişim ve dönüşüm üzerine yazıyoruz, konuşuyoruz. İyi ama yazıyoruz, konuşuyoruz da ne oluyor?

Endüstri çağı sona ererken ortaya çıkan sorunları yönetemeyen muktedirlerin çaptan düşmesi, vasatlaşma sonucudur.

Determinist yaklaşımın süreç yönetimine dönüştüğü koşullarda Trump, Netanyahu, Putin, Macron, Erdoğan, Hamaney, Maduro, Şara, Zelenski gibi liderlerin akşamdan sabaha oraya buraya savrularak yarattığı hengamede, umutlar an be an tükeniyor.

Muktedirlerin yeryüzünü yeniden paylaşım telaşı, yeni Dünya düzeninde insanlığı nelerin beklediğine dair bir fikir veriyor. Ağır bedeller ödenecek.

Vicdan ve ahlak yitimiyle malul bir çağdayız. Siyasette, iş aleminde, bürokraside, akademik kariyerde, sanatta, sporda öne çıkmanın yolu değerli olandan değil, piyasa koşullarında, ucuz ve sığ olandan geçiyor. Bayağılık en geçerli kriter.

İnsanın yeryüzü sınavının sonuçları kötü. Yeni bir kovuluş hikayesi yakın ihtimal.

Tükeniş sürüyor. Yıkılış günleri yaklaşıyor. Araf’ta bekleyiş son demlerinde.